Gökhan Güler

Afzal Khan’ın Rum tarafının ilkel ve tahakkümcü baskısıyla istifası demokrasiye kara bir lekedir…





Geçtiğimiz Cuma günü yayımlanan köşe yazımda İngiltere Milletvekili Afzal Khan’ın KKTC’ye yaptığı ziyareti ve yansımalarını ele alarak; Rum tarafının Khan’ın KKTC ziyaretine yönelik olarak yapmış olduğu son derece tahammülsüz ve ölçüsüz saldırıları sonrasında Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın meydana gelen bu durumun kabul edilemez olduğunu ifade ettiğini yazmıştım.
Afzal Khan, İngiltere’de göçmen kökenli bir siyasetçi olup Pakistan’ın Kasmir bölgesinden Manchester’a göç eden işçi bir ailede yetişmiştir. Hukuk eğitimi aldıktan sonra avukat olmasının ardından belediye başkanı ve milletvekili seçilmiş Pakistan kökenli bir siyasetçidir.
Ne yazık ki Cuma gecesi GB News’de yer alan habere göre İngiltere Milletvekili Afzal Khan’ın, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni ziyaret ederek, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ile görüşmesi sonrasında uğradığı baskılar sonucunda “Türkiye Ticaret Elçisi” görevinden istifa etmek durumunda kaldığını kamuoyu öğrendi.
Milletvekili Afzal Khan, Ercan Havaalanı üzerinden KKTC’ye geldiği ve Cumhurbaşkanı Ersin Tatar başta olmak üzere diğer yetkililerimizle görüştüğü gerekçesiyle Rum tarafınca uygulanan vicdansız baskı ile Rum lobisine bağlı “Birleşik Krallık Ulusal Kıbrıs Federasyonu’nun” etkili çabaları sonucunda “Türkiye Ticaret Elçisi” görevinden istifa etmiştir!
İngiltere’nin Türkiye ticaret elçisi Khan’ın KKTC ziyareti, Rumları çileden çıkarmıştır. Khan’ın KKTC ziyaretini hazmedemeyen İngiltere ve GKRY’nin uyguladıkları yoğun baskı milletvekilinin “Türkiye Ticaret Elçisi” görevinden istifa etmesine neden olmuştur!

 

GKRY Dışişleri Bakanlığı konuyla ilgili olarak yaptığı yazılı açıklamada;
-İngiliz Milletvekili Afzal Khan’ın “Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Türkiye tarafından işgal edilen topraklarına yaptığı yasadışı ziyaretin ve Sayın Tatar’la görüşmesinin kabul edilemez ve kışkırtıcı eylemler olduğunu” ifade etmiştir. Açıklamada, ayrıca Rum diaspora liderliği tarafından bir girişim yapıldığını ve söz konusu milletvekilinin, Türkiye Ticaret Elçisi görevinden istifa etmesinin, bu zaman konjonktüründe daha da büyük önem taşıyan önemli bir gelişme olduğu belirtilmiştir.
GKRY’de yayılmaman Sigmalive’de konuyla ilgili olarak çıkan bir haber de ise;
-İngiliz İşçi Partisi Milletvekili Afzal Khan, KKTC’ye “izinsiz bir ziyaret gerçekleştirmesi nedeniyle” İngiltere Başbakanı Sir Keir Starmer’ın yoğun baskısı üzerine Türkiye Ticaret Elçisi görevinden istifa ettiğini,
-Elde edilen bilgilere göre Khan’ın, İşçi Partili milletvekillerinin, Başbakana bu konuda bir duruş sergilemesi yönünde yaptığı baskıların ortaya çıkmasından 24 saat sonra istifasını sunduğunu,
-İngiliz Hükümetinin de Khan’ın geçtiğimiz ocak ayında üstlendiği görevden ayrılma kararını doğruladığını yazmıştır.
***
İngiliz Milletvekili Afzal Khan, istifa akarı sonrasında İngiliz BBC’ye yaptığı açıklamada, ziyaretin masraflarını kendisinin karşıladığını, yeğenini ziyaret ettiğini, aynı zamanda bir akademik kurumdan fahri diploma aldığını ziyaretini “parlamento tatili sırasında kişisel bir sıfatla” yapıldığını ve ticaret elçisi rolüyle “alakasız” olduğu konusunda ısrar etmiştir.
***
Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, İngiltere Milletvekili Afzal Khan’ın, Ercan Havaalanı üzerinden KKTC’ye gelerek kendisiyle görüşmesi ileri sürülerek Rum tarafınca yapılan ağır baskılar sonucunda “Türkiye Ticaret Elçisi” görevinden istifa etmek durumunda kalması üzerine yaptığı yazılı açıklamada şu ifadeleri kullanmıştır:
-Birleşik Krallık Manchester Rusholme Milletvekili Afzal Khan’ın Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni ziyaret etmesinin ardından maruz bırakıldığı baskılar, ilkel ve tahakkümcü Rum zihniyetinin yeni bir yansımasıdır. Seçilmiş bir milletvekilinin sırf Kıbrıs Türk Halkıyla temas kurduğu için Birleşik Krallık’ın Türkiye Ticaret Elçiliği görevinden istifaya zorlanması, demokrasiye ve eşitliğe inanan herkes açısından ibretliktir.
-Rum liderliği yıllardır gasp ettiği statüsünü kullanarak Kıbrıs Türk halkını dünyadan izole etmeye, sesimizi kısmaya çalışmaktadır. Bugün gelinen noktada, bir milletvekilinin KKTC’yi ziyaret etmesi dahi hedef haline getiriliyorsa, alınması gereken mesaj Rum liderliğinin 1963 zihniyetinin hiç değişmeden devam ettiği olmalıdır. Karşımızdaki zihniyet budur ve Kıbrıs sorununu Halkımızın geleceğini Rum’a teslim ederek çözmeyi düşünenler de durumun vahametini hala idrak edememenin acizliği içerisindedirler.
-Kıbrıs Türk halkı bu zihniyetten dolayı 62 yıldır en temel insan haklarından mahrum bırakılmaktadır. Rum liderliğinin haksız ve hukuksuz şekilde sürdürdüğü bu baskıcı izolasyon siyaseti, sessiz bir insanlık suçudur. Uluslararası toplum artık bu gerçeğe gözlerini kapamamalı, Kıbrıs Türk halkının hak ettiği adaleti ve eşitliği teslim etmelidir.
   KKTC Dışişleri Bakanlığı da konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada;
   -Birleşik Krallık Milletvekili Afzal Khan’ın Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne gerçekleştirmiş olduğu ziyaret sonrasında kendisine yöneltilen yoğun baskılar neticesinde Birleşik Krallık Türkiye Ticaret Özel Temsilciliği görevinden istifa etmiş olmasını üzüntü ile karşılandığını,
-Bu konuda yaşananların, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin Kıbrıs Türk Halkına yönelik yürütmekte olduğu hiçbir hukuki ve ahlaki zemini olmayan izolasyon politikasının en son örneğini teşkil etmekte olduğunu ve Kıbrıs Türk Halkının kendisini dünyaya anlatmasına dahi tahammül edemeyen bu çarpık zihniyetin geldiği noktayı gösterdiğini,
-Yaşanan bu tarz gelişmelerin, Kıbrıs Rum tarafının Kıbrıs Türk Halkına yönelik on yıllardır değişmeyen gerçek niyetleri konusunda aydınlatıcı olduğu kadar, bu zihniyet karşısında devlete ve egemenliğe dayalı olarak yürütülen politikanın da ne kadar haklı olduğunu da bir kez daha gösterdiğini ifade etmiştir.
***
Sonuç olarak; Birleşik Krallık Milletvekili ve Avrupa Parlamentosu’nda da görev yapmış, insan hakları ve eşitlik konularında görev yapan Afzal Khan’ın Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne gerçekleştirmiş olduğu ziyareti ve Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ile görüşmesi sonrasında istifaya zorlanmış olması yüz karası utanç verici bir durumdur.
Yaşanan bu durum ayrıca Kıbrıs Türk Halkının nasıl bir kuşatma ve izolasyon altında olduğunun da en son kanıtıdır.
Khan’ın istifa ettirilmiş olması, demokrasiye, hak ve hukuka inanan herkes açısından ibretliktir.
Rum liderliğinde 1963 zihniyetinin hiç değişmeden devam ettiği görülmektedir.
Rum liderliğinin haksız ve hukuksuz şekilde sürdürdüğü bu baskıcı izolasyon siyaseti, sessiz bir insanlık suçudur. Uluslararası toplum artık bu gerçeğe gözlerini kapamamalı, Kıbrıs Türk halkının hak ettiği adaleti ve eşitliği teslim etmelidir.
Kıbrıs Adasının üç garantöründen biri olan İngiltere’nin yaşanan bu durum karşısında Rum diasporasının baskı ve şantajlarına kayıtsız kalmayarak Khan’ın istifa ettirilmesi asla kabul edilemez.

Afzal Khan’ın Rum tarafının ilkel ve tahakkümcü baskısıyla istifası demokrasiye kara bir lekedir…
Yorum Yap

Yorumlar kapalı.