Cemal Aslan

Doğu Akdeniz doğal gaz kaynakları ve jeostratejik önemi





Doğal gaz ticareti günümüzde küresel güçler ile diğer devletler arasında ekonomik bağımlılığın yaşandığı ve dolayısıyla devletlerin güç ilişkilerinde belirleyici olan önemli bir alandır. Yeni keşfedilen doğal gaz kaynakları sayesinde devletler için ekonomik açıdan değer kazanan Doğu Akdeniz, küresel doğal gaz ticaretine önemli bir alternatif olmuştur.
Doğu Akdeniz, jeopolitik olarak dünyanın en değişken bölgelerinden biridir. Bu değişkenliğin temel nedeni, bölgenin uluslararası politikada üstlendiği roldür. Kabaca bakıldığında bile, devletler arası rekabet, değişen koalisyonlar, güvenlik tehditleri, sosyoekonomik eşitsizlikler, sıcak ve soğuk çatışmalar hemen göze çarpıyor. Akdeniz’in, tarih boyunca güç dengelerinin önemli bir ölçeği olduğu aşikâr. Bu nedenle, bölgesel ve uluslararası aktörlerin farklılaşan çıkarlarına aynı anda ev sahipliği yapmış. Bugün Akdeniz’de güç ve enerji kaynaklarının kontrolü için ortaya çıkan yoğun rekabet, yalnızca bölgesel ve küresel çatışmaları körüklemiyor, aynı zamanda ciddi istikrarsızlığı da beraberinde getiriyor.
Doğu Akdeniz’in doğal gaz kaynakları jeostratejik açıdan önemlidir çünkü şunları yapabilirler:
* Enerji dengesini değiştirebilirler
* Yeni gaz rezervlerinin keşfi bölgenin enerji piyasasını ve ekonomik ilişkilerini değiştirmiştir.
* Enerji güvenliğini iyileştirebilirler
* Gaz kaynakları bölgede ve Avrupa’da enerji güvenliğinin teşvik edilmesine yardımcı olabilir.
* İthal petrol ve kömüre olan bağımlılığı azaltabilirler
* Gaz kaynakları ülkelerin ithal petrol ve kömüre olan bağımlılıklarını azaltmalarına yardımcı olabilir.
* Yeni stratejik hizalamalar yaratabilirler
Yaklaşık 10 yıl önce Doğu Akdeniz havzasında keşfedilen doğalgaz ve petrol rezervleri küresel enerji rekabetine yeni boyutlar kazandırmış olsa da, özellikle Türkiye-Yunanistan-Kıbrıs üçgeninde kıta sahanlığı ve karasuları gibi konularda süregelen anlaşmazlıklar, adil bir paylaşımı engellemekle kalmıyor, hatta zaman zaman bölgedeki gerginliği aşırı boyutlara taşıyor.  Son yıllarda çokuluslu enerji şirketlerinin keşfettiği zengin doğalgaz yatakları nedeniyle Doğu Akdeniz bölgesi, bölgesel ve küresel aktörlerin çeşitli diplomatik ve ekonomik mekanizmalar aracılığıyla kontrol altına almak istedikleri kritik bir uluslararası rekabet sahnesi haline geldi. Doğu Akdeniz’deki hak ve çıkarların korunması Türkiye’nin geleceği, refahı ve bekası için hayati önem taşıyor.
Gaz kaynaklarının keşfi bölgede yeni stratejik hizalamalara yol açmıştır.
Ancak bölgenin gaz kaynaklarının sömürülmesi ve ihraç edilmesi aynı zamanda aşağıdakiler de dahil olmak üzere jeopolitik zorluklar da sunmaktadır.
Siyasi gerginlikler: Gaz kaynaklarının keşfi bölgedeki siyasi gerginlikleri artırmıştır.
Silahlı çatışmalar: Bölge, İsrail ve Filistin arasındaki çatışma gibi silahlı çatışmalardan ve siyasi anlaşmazlıklardan etkilenmektedir.
Bölgesel ve uluslararası çatışma: Hidrokarbon kaynakları bölgesel ve uluslararası çatışmaları körükleyebilir.
Bölgenin gaz kaynaklarına, önemli rezervlere ve ihracat altyapısına sahip olan Mısır hakimdir. Ancak İsrail üretimi aynı zamanda bölgenin ihracatını da giderek daha fazla etkiliyor.
Türkiye’nin Suriye’den Libya’ya kadar geniş bir alanda izlediği proaktif dış politika ve güvenlik yaklaşımlarından rahatsız olan İsrail, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, Mısır ve Yunanistan gibi ülkeler, Doğu Akdeniz’deki enerji iş birliğini ortak çıkar platformu olarak kullanarak Türkiye karşıtı bölgesel blok inisiyatifi yürütüyor.  Bu bağlamda Ankara’nın çok yönlü siyasi, diplomatik ve ekonomik girişimleri; enerji güvenliği öncelikleri bağlamında Doğu Akdeniz rezervlerinden elde edilebilecek ulusal çıkarların azami düzeyde savunulması; KKTC’nin hukuki statüsünün korunması ve kendisine karşı kurulmak istenen bölgesel abluka ağının engellenmesi konularına odaklanıyor.
Bugüne kadar Yunanistan ve /veya GKRY ile ilerletilmek istenen enerji projelerinin Avrupa’ya maliyet ve kompleks yapıdan ve/veya istikrarsız siyasi atmosfer ortaya sunmasından öte gelişmelere sahne olamamıştır. Bu siyasi ihtilafların oluşturucu yönü tek yönlü tek çıkara odaklı Avrupa siyasetinden kaynaklıdır. Neticede öyle görünüyor ki AB ayrı bir aktör olarak doğu Akdeniz’de GKRY ve Yunanistan üzerinden etkinlik kurma stratejisi izlemiş ancak, başarısız olmuştur. Bu nedenle KKTC-GKRY arasında diyalog ve hakça çözüm stratejisi Avrupa için de avantaj olacaktır. Zira Türkiye ve KKTC Mavi Vatan Doktrini çerçevesinde Türk deniz yetki alanlarında ve buna bağlı kara ve deniz alanlarında icra ettiği enerji faaliyetleri ve/veya ikili anlaşmaları sadece KKTC değil, Libya, Mısır, Filistin, Lübnan, İsrail’in ve kıtalararası ekonomi-enerji güvenliğinin tesisi içindir.

Doğu Akdeniz doğal gaz kaynakları ve jeostratejik önemi
Yorum Yap

Yorumlar kapalı.