Bülent Fevzioğlu

Rum İstihbaratının Kuzey’deki Çalışmaları ve “Du bakali n’olecak?”





Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti sınırları içerindeki toprakların büyük bir arsızlık, hoyratlık ve aidiyetsizlik içerisinde yabancılara satılmasına, ben de karşıyım.

Şunu savunuyorum:

Biz “bir ada ülkesinde” bile değil, “yarım bir ada parçası” üzerinde yaşıyoruz…

“Devlet” denilen, “vatan” denilen ancak sahip olunan toprakla mümkündür.

Ve hep şuna inandım:

Karabasan bir çaresizlik ve artık sonuna değin tükenmiş bir umutsuzluk içerisinde kaçak sandallarla denizlere açılıyorsa mülteci anne babalar ve hâlâ haber ajanslarına konu olacak kadar sahillere vuruyorsa ölü bedenleri bir avuçluk çocukların; işte o devletsizlikten, vatansızlıktan, topraksızlıktan vuruyor…

Bunun için, “Kıbrıs Filistin olmasın!” diyenlerden, biriyim ben de…

Korkunç bir hızla, satılıyor topraklarımız…

Ki elli yıldır halâ, çözümsüz bir sürecin “Ateş Kes”ini yaşamaktayız!

Elli yıldır tek kurşun atılmamışsa, bu, savaşın bittiği anlamında, değildir daha…

 

*     *     *

Biz; istediğimizce eşdeğer, istediğimizce mücahit puanı, istediğimizde şehit ailelerine arsalar diyerek dağıtalım Rum’dan kalan toprakları, uluslararası hukuk önünde var mı bir haklılığı?

1974’ten günümüze değin Rum Yönetimi, Güney’den Kuzey’e göç etmiş Türklerden kalan her hangi bir toprak mülküne, bizde yapılanların aynısını, yaptı mı?

Yapmadı…

Satıldıysa her hangi bir Rum vatandaşına, onları da yine mal sahibi olan Türklerin kendileri ya Güney’e geçerek çeşitli yol ve pazarlıklardan ya da çoğunluğu Londra bağlantılı olmak üzere, gizlice satmadılar mı?

Peki ya bizim devletimiz hiç araştırıp da sorguladı, takibini yaptı mı bu satışların?

Oysa Güney’de kalan Türk gayrimenkullerinin büyük çoğunluğu KKTC devletinin malıdır… Çünkü çoğunluğunun karşılığını Rumlardan kalan mülkler üzerinden Güney göçmenlerine “eşdeğer” olarak vermiş, karşılığında “feragatname” almıştır…

 

*     *     *

Lâkin doymadı kimilerimiz…

Hem Kuzey’de, Rum’un bıraktıklarından mal sahibi oldu hem KKTC devletine “feragatname” ile bıraktığını, döndü, kendi devletini de dolandırarak, Rumlara sattı…

Sandılar ki Rum Yönetimi, bunların hesabını hiç sormayacak!

Başladı işte sormaya…

Özellikle kapılar açıldıktan sonra, Rum istihbaratı, müthiş bir çalışma yapıyor topraklarımızda…

Bu gerçeği bilmemek ve görmemek için ya aptal ya da kör olmak gerek!

 

*     *     *

Hani; 7 Haziran Cuma günü öğleden sonra, Tel-Aviv’e gitmek için Güney’e geçti ya Kuzey’deki AFİK Şirketler Grubunun sahibi, 73 yaşındaki Simon Mistriel Aykut, ne oldu, tutuklandı.

9 Haziran 2024 tarihli Philenews’in haberine göre, İsrail ve Portekiz pasaportlarına sahip Simon Mistriel Aykut’un şimdi de oğulları 51 yaşındaki Afik Yakov ile 49 yaşındaki Michael Mistriel Aykut aranmakta, tutuklanmak için…

Neden?

Kuzey’de kalan Rum topraklarını, gasp ettikleri için!

Yapılan Rum istihbarat çalışmalarına göre, İsrail kökenli AFİK Şirketler Grubunun şu ana değin Kıbrıslı Rumların malları üzerinden elde ettikleri maddi gelirin tahmini cirosu, 1 milyar Euro’ya yaklaştı!

 

*     *     *

Kuzey’de kalan Rum toprakları üzerinde yalnızca Rum İstihbarat Örgütü değil, paralelinde, Rum Polisi Genel Müdürlüğü Cürümleri Araştırma Dairesi de ciddi araştırma çalışmaları yapmaktadır.

Rum basınından Philenews, şu bilgileri paylaşır:

 

*     *     *

*Afik şirketler grubunun en büyük projesi İskele’de ve CAESAR RESORT & SPA adını taşıyor.

*Afik grubunun Kıbrıs Rum topraklarını “gasp ettiği” ve 5,000’den fazlasını sattığı 5,700 konut inşa etmeye devam ettiği görülmektedir.

*Mağusa Boğazı’nda (Caesar Beach) hayata geçirilen diğer proje, 220 turistik konutu içeriyor, bunların hepsi satıldı.

*Rum Polis müfettişlerinin elinde, Mağusa Boğazı’nda bir evin 200,000 sterlin, yani 235,000 Euro karşılığında satıldığına dair veriler de bulunmaktadır.

*“Şüpheli gaspçılar” İskele’de 5.000’den fazla (bir daire satın almak için 50.000 Euro ve üzeri) ve Mağusa Boğaz’ında 220 konut sattıklarını ve Afik grubunun Kıbrıs Rum mallarını kullanarak toplam 8.600’den fazla turistik konut içeren en az sekiz projeyi hayata geçirdiğini dikkate alırsak, gaspın boyutunu herkes anlayabilir.

 

*     *     *

Rum Polisi Genel Müdürlüğü Cürümleri Araştırma Dairesi kuzeyde Kıbrıslı Rumlara ait arazilerin İsrailli ve Kıbrıslı Türk inşaat şirketleri tarafından yasadışı olarak kullanıldığına dair bilgiler edinerek, Ekim 2020’de soruşturmalara başlar.

Caesarinşaat projeleri Kalecik, Tatlısu, Esentepe ve İskele’deki araziler üzerinde yer alır. Şu ana değin elde edilen veriler, şöyledir:

 

*     *     *

* Caesar Resort&Spa (İskele)5.000’in üzerinde satışla, toplam 5.700 adet

* Caesar Blue (Karpaz) 1.600 konut ve 72 villa

* Caesar Palm Jumeirah (Karpaz) 516 konut

* Blue Line Villas (Κarpaz) 92 konut

* Caesar Cliff (Esentepe) 280 konutun inşa edilmesi plânlanmaktadır

* Caesar Breeze (Karpaz) 200 konutun inşa edilmesi planlanmaktadır

* Caesar Beach (Mağusa Boğazı) 220 konut– Hepsi satıldı

*Caesar Bay (Tatlısu) 50 konut 

 

*     *     *

Rum mallarını gasp ettiği gerekçesiyle tutuklanan, yalnızca İsrail kökenli şirketler zincirinin sahibi, 73 yaşındaki Simon Mistriel Aykut mu?

Hayır!

Gözden kaçan bir başka tutuklama daha var…

Ve ne tesadüftür ki o da, Simon Mistriel Aykut gibi 73 yaşında, fakat bu kez, Kıbrıslı bir Türk.

Aynı gün ve aynı saatlerde tutuklandılar…

8 Haziran 2024 tarihli Rum yayın organı Sigmalive’in haberi, aynen şöyle:

 

*     *     *

– “Kuzey’de, Kıbrıslı Rumlara ait malların gasp edilmesiyle ilgili davalarda şüpheli bulunan 73 yaşındaki Kıbrıslı Türk’e bugün çıkarıldığı Güney Lefkoşa Kaza Mahkemesi tarafından hakkında, 5 gün tutukluluk emri verildi.

Rum Polisi tarafından yapılan basın açıklamasına göre 73 yaşındaki şahıs, ağır bir suç ve kabahat işlemek için komplo kurma, dolandırıcılık yapmak için komplo kurma, başkasına ait taşınmaz mallarda hileli işlemler yapma, başkasına kayıtlı araziyi kanunsuz olarak tasarrufunda bulundurma ve kullanma suçlarını içeren bir soruşturma kapsamında dün Rum Polisi tarafından tutuklandı.

Şüpheli, hakkındaki tutuklama emri uyarınca dün öğle saatlerinde tutuklanmış ve soruşturmayı kolaylaştırmak amacıyla gözaltına alınmıştır.”

 

*     *     *

Kıssadan hissesi:

Her iki tutuklamanın da üzerinden bugün, dokuz gün geçmiştir.

Bu süreç içerisinde, ismi verilmeyen 73 yaşındaki Türk’ün tutuklanmasıyla ilgili her hangi bir yeni bilgiye ulaşamazken, Simon Mistriel Aykut için İsrail’in devrede olduğunu okudum.

Rum istihbarat örgütü, müthiş bir çalışma yapıyor Kuzey’de…

Tutuklamalarla birlikte, aklıma, ünlü mizah yazarı Sn. Aziz Nesin’in, Fıtık Amca’sı geldi…

– “Du bakali n’olecak?”

Rum İstihbaratının Kuzey’deki Çalışmaları ve “Du bakali n’olecak?”

Yorumlar kapalı.