Bülent Fevzioğlu

MAĞUSA “GAZİ”mi DEĞİL mi?(1)






1975 yılının 2 Ocak gününden başlamak üzere, Mağusa, “Gazimağusa” olarak anılmakta, yazılmakta ve halen “Resmi” olmasa bile(!) 1975’ten günümüze (2023) değin uzanan 48 yıl boyunca bu “GAZİ”lik unvanı yaşamakta, yaşatılmaktadır.

   “Halen ‘Resmi’ olmasa bile!” derken, bu vurgumun altını özellikle ve özellikle çizmek, bu çizginin üzerinde kalan dört kelimeden ibaret cümleye de doğma büyüme bir “Mağusalı” olarak, mutlak surette dikkat çekmek isterim.

 

*     *     *

Evet; Mağusa’nın, 48 yıldır kullandığı bir “GAZİ”lik unvanı vardır…

Fakat bu onurlu – şerefli unvan boşlukta kalmış, yasal kimliğini halâ, kazanamamış bir unvandır!

Oysa aradan geçen bu 48 yıl boyunca 50 kez hükümetlerimiz kurulmuş – hükümetlerimiz bozulmuş; milletvekillerimiz, başbakanlarımız, meclis başkanlarımız görev devralarak, görev devretmişlerdir.

Ve ne kadar acı veren bir durumdur ki…

“Mağusa kökenli” olmak üzere, Meclisimizde görev alan onlarca “Mağusa milletvekillerimiz” bir yana; “İç İşleri Bakanlığı”, “Meclis Başkanlığı” ve hatta ve hatta siyasi tarihimiz içerisinde en uzun süreli “Başbakanlık” makamlarında bulunanlarımız bile kendi kentlerinin bu onurlu unvanına sahip çıkmamış, ilgi ve duyarlılık göstermemiş, yasallaşması yönünde en küçük bir ‘umursama’ kıpırtısı akıllarında, yüreklerinde ve ruhlarında yer almamıştır…

 

*     *     *

“GAZİ”lik unvanının ne denli özel ve önemli olduğunu uzun uzun anlatmaya, hiç gerek duymuyorum.

Tek örnek, yeterli bence. O örnek de şu:

Ulu Önder Mustafa Kemal ATATÜRK, önce askerlik, sonra sivil hayatı içerisinde nice unvanlar, apoletler ve sırmalar, rütbeler ve madalyalarla onurlandırılmış bir insan olarak, hayatının son yıllarına yürürken, kalbinin üzerinde yalnızca istiklâl madalyasına yer vermiş, son imzalarını da “GAZİ Mustafa Kemal” diyerek atmıştır.

Oysa hayattan ayrılmazdan (10 Kasım 1938) on yedi sene önce (1921) Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kendisine yalnızca “GAZİ”lik unvanı değil, aynı zamanda, “Mareşal”lik rütbesi de verilmişti…

Ve bilindiği gibi “Mareşal”lik rütbesi; Türk Kara ve Hava Kuvvetleri’ndeki en yüksek askerî rütbedir. Türk Deniz Kuvvetleri’ndeki karşılığı ise “Büyükamiral”dir.

Atatürk, imzalarında, “Mareşal” rütbesini de kullanabilirdi meselâ, kullanmadı…

O, “GAZİ” unvanını, tercih etti yalnızca…

Tek bu örnek bile, Mağusa’nın, “GAZİ”lik unvanının neden çok özel ve çok önemli olduğunu anlatmaya, yeterli bence…

 

*     *     *

Şimdi, yıllardan beri söylene gelen – tekrar edilen bir yanlışı, (bilenlerinin affına sığınarak!) belgesi ile düzeltmek istiyorum.

Yanlış, şu:

Hani; Mutlu Barış Harekâtı’nın Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Sn. Bülent Ecevit, harekâttan dört ay sonra Kıbrıs’a ilk kez Mağusa Limanı’ndan geldi ve doğal olarak da önce Mağusa Namık Kemal Meydanı’nda toplanan muhteşem kalabalığa bir konuşma yaptı ya…

İşte o gün – bugündür denilir ki;

   – “Mağusa’ya “GAZİ”lik unvanını, Sn. Ecevit verdi.”

   Yanlış…

   Mağusa’ya “GAZİ”lik unvanını Sn. Ecevit değil, o günkü meydan konuşmasından sekiz yıl sonra “Kurucu Cumhurbaşkanımız” olacak olan, Sn. Rauf Denktaş verdi…

Belge mi?

Yaşanan tarihsel olayları adım adım fotoğraflarıyla birlikte izleyen, manşetlerine ve sayfalarına taşıyan günlük gazetelerimizden daha öte belge mi olur…

Sn. Ecevit Kıbrıs’a, 2 Ocak 1975 sabahı geldi…

Hemen ertesi gün, dönemin “Halkın Sesi” gazetesiyle birlikte en çok okura sahip gazetelerimizden “Bozkurt”, 3 Ocak 1975 tarihli nüshasının birinci tam sayfasını haber ve fotoğraflarıyla birlikte Sn. Ecevit’in haberine ayırır…

Hani, “sekiz sütuna manşet” derler ya, Bozkurt gazetesinin sekiz sütuna manşeti şu:

   “Özgür Türk Bölgesinde Dün Yer Yerinden Oynadı, Beyaz Güvercinler Uçuruldu… Ecevit Kıbrıs’ta…

   Bülent Ecevit: “Kıbrıs’ın Geleceği Artık, Şehit Kanıyla Kıbrıs Toprağına Yazıldı… Bir Daha Geriye Dönülmeyecektir…”

 

*     *     *

Ve sonra, binlerce insana konuşma yapıyor Sn. Ecevit…

Sn. Ecevit’in konuşmasında;

   – “Mağusa’ya “GAZİ”lik unvanı verdim” cümlesi yoktur.

Buyurun, Bozkurt’un haberini birlikte okuyalım:

 

*     *     *

   “Ecevit’ten sonra yine söz alan Otonom Türk Yönetimi Başkanı Rauf Denktaş, Bülent Ecevit’in, aramızda bulunmakla toplumumuza ümit verdiğini belirtmiş ve Mağusa Belediye Başkanı Naim Tayyar’ın kendisine Mağusa’nın”Altın Anahtarını” hediye edeceğini belirtmiştir.

Denktaş ayrıca, Mağusa’yı “GAZİMAĞUSA” diye ilân etmiş ve Belediye Başkanı Naim Tayyar ise yaptığı kısa konuşmadan sonra Bülent Ecevit’e Mağusa’nın”Altın Anahtarını” ve “Gazi Mağusa”nın ilk Fahri Beratını takdim etmiştir.”

 

*     *     *

Mağusa, işte o gün, 2 Ocak 1975 günü “GAZİ” oldu…

Peki ya sonrası?

Aradan geçen 48 yıl boyunca, bu “GAZİ”lik unvanımıza ne oldu?

Cumhuriyetimiz bugün, 40 yaşında…

Mağusa’nın “GAZİ”lik unvanı ise Cumhuriyetimizden 8 yaş daha büyük!

Cumartesi günkü köşe yazımızda, devam etmek üzere…

MAĞUSA “GAZİ”mi DEĞİL mi?(1)

Yorumlar kapalı.