Bülent Fevzioğlu

Asgari Ücret, Pireli Şiir Ve Amanieyynn…





Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın resmi web sitesi, “Asgari Ücret Nedir?” sorusuna, şu yanıtı verir:

– “İşçilere normal bir çalışma günü karşılığı olarak ödenen ve işçi ile eşinin ve üç veya beş çocuğunun yeterli beslenme, sağlıklı konut, giyim, aydınlatma ve ısıtma, ulaşım, çağdaş düzeyde sağlık servisi, eğitim, kültür, dinlenme, eğlence ve benzeri temel gereksinmelerini geçerli fiyatlar üzerinden karşılamaya yetecek, miktardır.”

 

*     *     *

Ben değil, bizatihi Devleti yönetenlerden biri olan “Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı”nın kendisi, diyor ki:

– “Ey işçi vatandaş… Bir sana değil haa!, eşinle birlikte, beş de çocuğun olmak üzere, yedi nüfuslu hanenize yeter, benim sana verdiğim, asgari ücret!”

İşte şimdi, tam da bu noktada, hani “yedi nüfuslu hane” deyince, aklıma, ister istemez Timur Selçuk tarafından da bestelenip yorumlanan ve de bence şairler şairi olan Orhan Veli’nin, “Pireli Şiir”i geldi.

Biraz uzunca bir şiirdir, lâkin son iki dörtlüğü, yeter de artar bize:

 

*     *     *

“Bu düzen böyle mi gidecek?

Pireler filleri yutacak;

Yedi nüfuslu haneye

Üç buçuk tayın yetecek?

 

Karışık bir iş vesselâm

Deli dolu yazar kalem

Yazdığı da ne? Bir sürü

İpe sapa gelmez kelâm…

 

*     *     *

Çok değil, daha 48 gün önce, 1 Mayıs 2024 günü resmen yürürlüğe giren son “Asgari Ücret”, ne kadardır?

Brüt: 33.926.00Tl.

Net: 29.516.00Tl.

Nereye gitti, arada kaybolan 4.410 Tl?

Sosyal Sigorta ve İhtiyat Sandığı kesintilerine.

Özetle, bir işçinin aylık geliri, 29.516 TL…

Ne diyor Devleti yönetenlerden biri olan “Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı” mız, resmi Web sitesinden, ol cihan-ı âleme?

– “Ey işçi vatandaş… Bir sana değil haa!, eşinle birlikte, beş de çocuğun olmak üzere, yedi nüfuslu hanenize yeter, benim sana verdiğim, asgari ücret!’

Ve sana verdiğim bu 29.516.00Tl:

*Yeterli beslenmene,

* Sağlıklı konutuna,

* Giyimine,

* Aydınlatma ve ısıtmana,

* Ulaşımına,

* Çağdaş düzeyde sağlık servisine,

* Eğitim, kültür, dinlenme, eğlence ve benzeri temel gereksinmelerine…

Geçerli fiyatlar üzerinden, yetecek miktardır!”

 

*     *     *

Bir işçiye aylık olarak ödenen 29.516 Tl o kadar küçük ve basit ki, 7 Nüfuslu haneye bölmek için hesap makinesine değil, ilkokul üçüncü sınıf bir öğrenciye sormak bile, yeterli.

– “Söyle Alican… 29.516’yı 7’ye bölsek, ne çıkar?”

Zehir gibi Alican… Çaktı yanıtı hemen:

– “Oytalama döyt düşey…”

– “Ne düşer?”

– “Oytalama döyt düşey…”

– “Haa, ortalama dört düşer, diyorsun.”

– “Evet… Ama ben y’yi (R harfini demek istiyor) söyleyemiyoyum!”

– “Canın sağ olsun Alican, yanıtın yeter.”

 

*     *     *

İlkokul üçüncü sınıf Alican’ın bile çağının hiçbir elektronik cihazına ihtiyaç duymadan ‘şappadanak’ 7’ye böldüğü 29’dan kişi başına, 4 düşüyor…

Yani, günümüzün Asgari Ücreti üzerinden önem ve anlamına binaen, 4 Bin Tl.

Ve bu 7 nüfuslu hanenin her bireyi payına düşen 4 Bin Tl ile ne yapacak?

* Yeterli beslenecek,

* Sağlıklı bir konutta yaşayacak,

* Giyimine harcayacak,

* Aydınlatma ve ısıtmasını ödeyecek,

* Ulaşımını sağlayacak,

* Çağdaş düzeyde sağlık servislerinden yararlanacak,

* Eğitim, kültür, dinlenme, eğlence ve benzeri temel gereksinmelerini de yine bu 4 bin Tl’den karşılayacak…

 

*     *     *

Ne demişti Orhan Veli:

“Karışık bir iş vesselâm

Deli dolu yazar kalem

Yazdığı da ne? Bir sürü

İpe sapa gelmez kelâm…

Gayrı kalem mi ipe sapa gelmez yoksa hesap mı, bilemem…

Alican kadar da olsa, aklım yok benim…

Olmayan aklıma, merhum babamın sıkça kullandığı bir deyim takılıyor, yalnızca:

– “Doluya koydum almadı, boşa koydum dolmadı…”

 

*     *     *

Şimdi, günümüzden tam, 20 yıl geriye gidiyorum…

2004 yılına…

Hatırlanacağı üzere 1990’ların ortalarından başlayıp 2004 yılının sonuna değin bol sıfırlı zamanlar yaşadık…

Günümüzden tam 20 yıl önce, 2004 yılında, asgari ücrete iki kez, değişiklik yapıldı.

Yılın ilk altı ayında asgari ücret, aylık, 550.000.000 TL…

İkinci altı ayında ise, aylık, 627.000.000 TL idi…

2005 yılında, atıldı o çoklu sıfırlar…

Ekonomistlerimiz, 20 yıl öncesinin asgari ücreti ile 20 yıl sonrasının asgari ücretini yedi nüfuslu bir işçinin yaşam kalitesi açısından nasıl değerlendirir, neler söyler, bilemem…

Dedim ya, şu matematik konusunda Alican’ın aklı, benden fazladır, doğrusu…

 

*     *     *

Kıssadan hissesi:

Nedir, asgari ücret üzerinden bir işçinin, bu günkü brüt maaşı?

– 33.926.00 TL.

Peki, günümüzden 27 yıl evvel, 1997 yılının ikinci yarısında neydi?

– 33.800.00 Tl.

Şimdi bizim işçinin maaşı arttı mı eksildi mi, çözemedim ben yine…

En iyisi bu konuyu kapatıp, ol davudi sesiyle, bir şarkı dinlemek en güzeli, Cem Karaca’dan…

“Yol dediğin yol gibi

Ulaşmalı bir yere

Biz dön baba dönelim

Geliyo’z aynı yere

Bu döngü kısır döngü

Başı var da sonu yok

Dönüyo’m dönemiyo’m

Sonunda bir cıgış yok

Amanieyynn…”

Asgari Ücret, Pireli Şiir Ve Amanieyynn…

Yorumlar kapalı.