Akay Cemal

Milliyetçilik yükselirken, bizde hayal peşinde koşanlara ne demeli?





Geçen gün demiştik ki, Avrupa Parlamentosu (AP) seçim sonuçları daha çok tartışılacak. Bizde bazı çevrelerce günlerce, haftalarca propagandası yapıldı, adaylar görüşlerini aktardı. Hâlbuki söz konusu seçimin bizimle uzaktan yakından hiçbir ilgisi yoktu. Seçimler Avrupa Parlamentosu’nda zamanında ‘Kıbrıs’a ayrılan 6 sandalye içindi ve 4’ü Kıbrıslı Rumlara, 2’si de Kıbrıslı Türklere aitti. Ama sonradan bu iki sandalye de Rum tarafınca işgal edildi ve AP sesini çıkarmadı.

Dolayısıyla bu seçimlerin Kıbrıs Türkleriyle bağlantısı kesildi. Ancak illa ki aday olmak isteyen Kıbrıslı Türk’e de ‘hayır’ denilemezdi. Tek koşul Rum siyasi partilerinin şemsiyesi altında seçime katılmaktı. Niyazi Kızılyürek geçen seçimde AKEL’in adaylarından biri olarak bunu denedi ve hem Rumlardan hem de Türklerden aldığı oylarla bir Rum partisi olan AKEL adına Avrupa Parlamentosu’na girmeyi başardı. Ancak bu kez diğer iki adayla birlikte seçilemedi.

Bu konuda Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, arkadaşımız Taha Can Gürlek’e verdiği demeçte seçim sonuçlarını değerlendirirken, “Bu seçimler, Kıbrıs Türk halkının seçimleri değildir. Seçimlerin Kıbrıs Türk halkı açısından herhangi olumlu bir sonuca sebebiyet vermesini beklemek hayalperestliktir.” dedi. Avrupa’da milliyetçiliğin ve aşırı sağın yükselişine dikkat çeken Ertuğruloğlu, AP seçimlerinde Kıbrıslı Türlerin düşük katılımının, Kıbrıs Türk halkının bu temsiliyeti kabul etmediğinin açık bir göstergesi olduğunu kaydetti.

Beri yandan Emekli Büyükelçi ve Eski Müzakereci Osman Ertuğ da, arkadaşımız Eda Alisinanoğlu’nun programında, ‘Türkçe konuşan Kıbrıslılar’ diye bir şeyin olmadığını ifade ederek, “Kendi kendilerine kurguladıkları bir kimlikle Rum tarafının iradesine tabi olan bir yapının içerisinde seçimlere katılıyorlar.” dedi. Hiçbir Kıbrıslı Türkün seçimi kazanamadığını anımsatan Ertuğ, “Kıbrıs Rum tarafının tahammülsüzlüğünü burada da görüyoruz.” diye konuştu.

Şimdi eğri oturup doğru konuşalım. Ne beklerdin yani?

Türk katılımcıların oyu zaten yeterli değildi. Rum katılımcılar da, kendi soyundan olan adaya oy vermeyecek de, sana mı verecekti? Bu ne anlama gelir bilir misiniz? “Sen, benim çatım altındasın, azınlığımsın, seninle herhangi bir şeyi paylaşmamı bekleme. Kıbrıs’ın tek egemeni benim. Ben ne dersem o olur.”

Esasında AP seçim sonuçlarının Kıbrıs bakımından anlamı budur. Bu zihniyet genelde Avrupa Birliği’nde de, Avrupa Parlamentosu’nda da, Güney’de de geçerli bir zihniyet değil midir? Şimdilerde bazı ‘umut tacirleri’ kendi kendilerini eminim sorguluyorlar. Ama doğru sorgulasınlar, yanlış yapmasınlar. En önemlisi hayallere kapılmasın, olmayacak duaya amin demesinler. Onlar, Kıbrıs Türkü’nün 1974 öncesine dönüşünün hayallerini kuruyorlar. Seçim sonuçlarını bu yönden de değerlendirmek lazım.

“İstenmediğim yere gitmem” veya “İstenmediğim yerde durmam” diye bir söz vardır. Rum tarafının son AP seçimlerinde de sergilediği tavırla, kendi isteği doğrultusunda bir çözüm dışında, başka bir çözümü kabul etmeyeceğini hala anlamayan varsa, varsın hayal kurmaya devam etsin. Varsın ‘federasyon’ şarkılarını söyleyedursun, varsın Annan Planı referandum sonuçlarının Kıbrıs Türk halkına bir hayrı olduğunu sayıklayadursunlar, varsın rahmetli Naci Talat’ın söylediklerinin aksine AKEL’in kuyruğunda maşrapa olmaya devam etsinler, gerçek olan şu ki, su akar, yolunu bulur.

***

Terzi, Pınarbaşı’nda toprağa verildi

 

Pınarbaşı’nın (Kırnı) sevilen isimlerinden, Eligön ailesinin değerli büyüğü iyi insan Mustafa Eligön’ün, namı diğer ‘Terzi’nin dün kendi köyünde defnedildiği tüm akraba, dost ve sevenlerine üzüntü ile duyuruldu.

Sevgili eşi Ayşe Hanım, evlatları Fatma-Yavuz Paşa, Hüseyin-Emine Eligön, Mehmet Salih-Zarif Eligön, Hasan-Hamide Eligön, Hediye-Nazım Aktan, torunları Burcu-Ayşe Paşa, Halil-Ayşegül Eligön, Mustafa Eligön, Mustafa Nevzat-Türkan Eligön, Mustafa Haktan, derin üzüntülerini dile getirdiler, onu hiçbir zaman unutmayacaklarını ifade ederek, nur içinde yatmasını, mekânının cennet olmasını dilediler.

Milliyetçilik yükselirken, bizde hayal peşinde koşanlara ne demeli?

Yorumlar kapalı.