Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula Von Der Leyen’in Güney Kıbrıs’ta düzenlenen törende Kıbrıslı Türkler’den hiç söz etmemesine tepki gösterdi. Erhürman, “Görmezden gelelim, ilişkilerimiz bozulmasın” gibi bir anlayışları olmadığını vurguladı, “Görmezden gelinmeyi görmezden gelmeyeceğiz” dedi.
Bu arada Başbakan Ünal Üstel de “Rum Yönetimi’nin, Avrupa Birliği (AB) Konseyi Dönem Başkanlığını üstlenmesi, Kıbrıs Türk halkına yönelik tarihi bir haksızlığın sürdürülmesi anlamına gelmektedir” dedi. Üstel, yaşananların Kıbrıs meselesinde onlarca yıldır süre gelen adaletsizliğin ve çifte standardın en güncel tezahürü olduğunu söyledi.
Avrupa Birliği’nin Kıbrıs konusunda o kadar çok günahı vardır ki Arap sabunu bile temizleyemez. Güney Kıbrıs’ı üye yaparak, Cumhuriyetin eski ortağı Kıbrıs Türk halkını yok sayan bir zihniyetin bu saatten sonra Kıbrıs sorununa en ufak bir katkısı olamaz. Kıbrıs Türk halkının 24 Nisan 2004 tarihinde düzenlenen ‘Annan Planı’ referandumunda çözüme ‘Evet’, Rum halkının ise ‘Hayır’ dediğini Ursula Hanım da herhalde iyi bilmektedir.
“Siz yeter ki evet oyu kullanın, biz Kıbrıs Türk halkına uygulanan tüm ambargo ve izolasyonları kaldıracağız” diyen AB değil miydi? Ursula Hanım bunu da çok iyi bildiği halde bu konuda AB’nin en ufak bir adım atmamasını teessüfle karşılarız.
Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı da, Güney Kıbrıs’ın AB dönem başkanlığını devralması töreninde yapılan konuşmalarda, Kıbrıs için sarf edilen ‘işgal’ ve ‘istila’ gibi ifadelere tepki gösterdi ve “AB yetkililerinin, Kıbrıslı Türklerin varlığını görmezden gelen tutumu, AB’nin savunma iddiasında olduğu temel insani değerlerle ilgili çifte standart izlediğini bir kez daha ortaya koymaktadır” vurgusu yaptı.
Esasında söz konusu toplantıya katılan ülke liderlerine Kıbrıs’ın nerden nereye geldiğini anlatan birer kitapçık vermek gerekirdi, ama Rum tarafınca beyinleri yıkanmış bu kişilere ne söylesen de kâr etmeyecekti. Nitekim Kıbrıs Türkü’nü yok sayanların yeniden birleşmeden söz etmeleri bir anlamda ‘Kıbrıs Helen Cumhuriyetini’ çağrıştırmıyor mu? Zaten ağır suçlarından dolayı Kıbrıslı Türklerden söz edecek yüzleri kaldı mıydı?
***
Fikran, Lefke’de defnedildi
Bölgenin tanınmış simalarından, iyi insan Fikran Sağlam’ın dün Lefke’de toprağa verildiği tüm dost, akraba ve sevenlerine üzüntüyle duyuruldu. Oğlu Osman Nidai, gelini Dilem, torunu Suha Nidai yokluğuna asla alışamayacaklarını ifade ederek “Acımız sonsuzdur yattığın yer nur, mekanın cennet olsun. Çok özleyeceğiz” dediler.
Bu arada kardeşleri Şükran, Yücel, Yüksel, Ünsal ve Burhan ile yeğenleri İrfan, Hakkı, Metin, Tekin ve aileleri derin üzüntülerini dile getirerek “Allah rahmet eylesin, ailesine ve tüm sevenlerine sabır ve başsağlığı dileriz mekanı cennet olsun çok özleyeceğiz” ifadelerini kullandılar. Mehmet Dallayi ve ailesi de Fikran Sağlam’ın vefatı üzerine yokluğuna asla alışamayacaklarını belirtirken “Mekanı cennet olsun, çok özleyeceğiz” dediler.
Çerkez ailesine başsağlığı
Kuzey Kıbrıs Turkcell ailesi, Turkcell’in kuruluşundan bugüne çok önemli katkıları olan Günay Çerkez’in kıymetli eşi Hacer Çerkez’e Allahtan rahmet tüm ailesine, yakınlarına ve sevenlerine sabır ve başsağlığı dileğinde bulunuldu. KKTC Golf Federasyonu Başkan ve Yönetim Kurulu da Hacer Çerkez’e Allahtan rahmet, yaslı ailesine sabır ve başsağlığı diledi.
Creditwest ailesi de bankanın Çatalköy şube gişe yetkilisi İzel Enderoğlu’nun değerli babası Hayal Hancıgil’e Allah’tan rahmet yaslı ailesine başsağlığı, sabır ve metanet temennisinde bulundu.
Lefkoşa sakinlerinden iyi insan Alev Kaptan ile sevilen isimlerden Safiye Öztan Lefkoşa’da defnedildiler. 3 Ay önce kızını kaybeden Safiye Öztan 93 yaşındaydı. Ziyametköyü’nün sakinlerinden iyi insan Ahmet Yavuz ise kendi köyünde toprağa verildi.





Yorumlar kapalı.