Kaç günden beridir dünyanın gözü kulağı, hem Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) hem de Venezuela’da. Başkent Washington ve New York’tan gelen haberler yakından izlenirken Maduro sonrası Karakas’ta olup bitenler, meydana gelen gelişmeler de dünya kamuoyunun yakın takibinde. Ancak Maduro’nun yardımcısı Rodriguez’in alel acele yemin ederek başkanlık koltuğuna oturması var olan çeşitli soru işaretlerini daha da artırmış bulunuyor.
İddialar arasında ABD yönetimi ile Rodriguez arasında geçen hazirandan beri çeşitli görüşmeler olduğu iddia ediliyor. Aynı şekilde Maduro’nun başına konulan 50 milyon doların Rodriguez ve Maduro’nun bazı korumaları arasında paylaşılarak başkan Maduro’yu sattıkları, ihanet ettikleri söyleniyor. Bunların ne derece doğru olduğu bilinmiyorsa da,Maduro ve eşinin hazırlanmış bir paket gibi odalarından alınıp götürülmesi elbette çeşitli soru işaretlerine neden olmaktadır.
Petrol zengini ve aynı zamanda doğalgaz, altın, demir, elmas ve diğer madenler bakımından zengin bir ülke olan Venezuela bir süreden beri başkan Donald Trump’un dikkatini çekmekte, iştahını kabartmaktaydı. 30 milyon civarında nüfusa sahip bu ülkede maalesef bunca zenginliğe rağmen var olan kaynaklar çalıştırılmıyor, yeterince değerlendirilemiyordu. Bundan sonra Trump’ın atayacağı kişilerce çalıştırılacak olan kaynaklar çoğunlukla ABD hanesine aktarılacağı gibi, bir kısım da Venezuela halkına verilecek ve Donald Trump’da aynı zamanda bir iş insanı olarak Venezuela’da işleri yoluna koyacaktır.
Uzlaşmazlıkları sonlandırmak, çözümü sağlayarak barışı getirmek amacıyla iktidara geldiğinde bayrak açan başkan Donald Trump, bu konularda adımlar da atmıştı. Ancak o adımların izleri biriken sularda silindi gitti. Bir tek Mısır’da Şarm El-Şeyh kentinde imzalanan Gazze ile ilgili anlaşma kabul gördü. Ancak sonuçta Gazze’ye, Batı Şeriya’ya çok kötü koşullar altında yaşayan Filistinlilere doğru dürüst bir şey getirmedi.
Gıda ve ilaç sıkıntısı sağlığı ciddi şekilde tehdit eder, çocuklar açlıktan ölürken, İsrail’in refah sınır kapısından yardım TIR’larının kasıtlı olarak kısıtlı bir şekilde geçirilmesine izin vermesi insanlıkla bağdaşmayan bir tavırdır.
Ama dedik ya, dingili kopan şimdiki dünyanın düzeni böyle. Çarpıklıkların haddi hesabı yok. Dün de yazdığımız gibi, 2026’da yeni bir eğilim doğmuştur ki, bunun adı da ‘gücü yeten yetenedir.’
***
Hizmetleri unutulmayacak.
Kenan Atakol’u kaybettik
Eski Kurucu Meclis üyelerinden olup Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Eğitim ve Kültür Bakanlığı, İçişleri, Turizm Bakanlığı görevlerinde bulunan Kenan Atakol en uzun süre Dışişleri Bakanı olarak görev yaptı. 1937 yılında Baf’ın Yayla köyünde doğan Kenan Atakol siyasetten ayrıldıktan sonra da 2002 yılında eski Başbakanlardan Hakkı Atun’un da aralarında bulunduğu arkadaşlarıyla Çevre Koruma Vakfı’nı kurdu ve uzun süre başkanlığını yaptı. Evli ve iki kız babası olan Atakol’un ‘Kıbrıslı Türkler ve Rumlar’ adlı kitabın yazarıdır. Kıbrıs Türk siyasetinde iz bırakan Atakol’a Allah’tan rahmet, sevgili eşi Gönen Hanım ve tüm ailesine sabır ve başsağlığı dileriz.
Simitcioğlu ve kaybettiklerimiz
Öte yandan emekli İngilizce öğretmenlerinden iyi insan Ahmet Simitcioğlu’nun dün Lefkoşa’da son yolculuğuna uğurlandığı tüm dost, akraba ve sevenlerine üzüntüyle duyuruldu. Kızı ve damadı Ceren Simitcioğlu Özyürek – Fırat Özyürek, eşi Hatıra Ahmadzada, kardeşleri Huriye – Hasan Tayançlı, Mehmet – Havva Simitcioğlu, Songül – Tamer Isırgan, Ayşe Dorak (Merhume), Remzi (Merhum) – SamiranSimitcioğlu, Belgin Gazi (Merhume) ve kardeşi çocukları ile manevi kızı Havva Ezer yokluğuna ve acısına hiçbir zaman alışamayacaklarını ifade ederek acılarının sonsuz olduğunu belirttiler, nur içinde yatmasını mekanının cennet olmasını dilediler.
Diğer yandan Mehmetçik sakinlerinden, ailenin sevilen çınarı Cengiz Çelik kendi köyünde defnedilirken, Altınova köyünün yine sevilen çınarlarından Neslihan Olurcan da Altınova’da toprağa verildi. Aslen Limasol’lu olup Karaoğlanoğlu’nda ikamet eden Sadrettin Çınaroğlu da Karaoğlanoğlu’nda defnedilirken Girne’nin tanınmış iş insanlarından Mustafa Asimoğlu’nun hayatını kaybetmesi derin üzüntü yarattı. Baf doğumlu olan Asimoğlu herkes tarafından sevilen saygın bir kişiydi.





Yorumlar kapalı.