‘Yangın Yerinde Kabare’ oyunu konusu halen gündemi meşgul etse de, yavaş yavaş gündemden düşmeye başladı. Zaten aniden öne çıkan her konu, her zaman bizde böyle bir işleme tabi değil mi? Hani ‘Maymun iştahlı’ derler ya… Kimileri görevi gereği hemen eleştirmeyi marifet sayar, kınamayı tercih eder, kimileri de bir süre sessiz kaldıktan sonra sesini çıkarmayı… Jeton geç düştüğünden mi, yoksa başka nedenlerden dolayı mı bilinmez.
Ancak hiç sesini çıkarmayanlar da var. O gibiler hangi konuda ses çıkarırlar ki? Bir kısmı sosyal medyada akılcı değerlendirmeler yaparken, bir kısmı da kendine göre ahkâm keser.
Yaşar Ersoy’u yakından tanıyan birisi olarak, tiyatro sanatındaki başarılarını her zaman takdir etmişimdir. Bir dönem ‘Necati Özkan Vakfı’nda da birlikte yönetim kurulundaydık ve kanımca güzel işler de yapmıştık…
Sanatın her dalında uğraş verenlere destek olmak, teşvik etmek devletin esas görevidir. Hele bizim gibi tanınmamış bir ülkenin dışa açılmasında, tanınmasında sanatın ve sporun büyük önemi vardır.
Biz kısır bir döngü içinde dolanıp dururken, Yakın Doğu Üniversitesi’nin (YDÜ) sanat konusunda son zamanlarda yaptığı devrim niteliğindeki atılımlarını devlet olarak kendimize rehber edinmeliyiz diye düşünüyoruz. Son iki yılda çeşitli ülkelerden nice değerli sanatçılar geldi, eserlerini sergilediler, ülkeleriyle KKTC arasında ‘Sanat Köprüsü’ oluşturdular.
Hiç ara vermeden sergiler açılıyor bu üniversitemizde.
Geçtiğimiz günlerde de Kırgızistanlı ressamların Kıbrıs Modern Sanat Müzesi için özel olarak hazırladığı sergi açılmıştı. Ekonomi ve Enerji Bakanı Hasan Taçoy sergiyi açarken yaptığı konuşmada, Dr. Suat Günsel’in güzel bir vefa örneği sergilediğini söyledi ve “Burada büyük bir gelecek ve hazine kuruluyor” dedi.
Konu sanat olduğu için değinmek ve anımsatmak istedim. Bir eser ortaya koyun ve bırakın sizi başkaları takdir etsin. Şimdi ben elime kalemi alıp da, sırf garazım var diye herhangi bir kişiye veryansın etme hakkına sahip miyim? Var mı dünyada böyle bir şey? Tiyatro bir sanattır ve sahneye konan oyun da icabında güldürür, icabında ağlatır, genelde düşündürür. Oyun bir takım mesajlar verir. Zaten vermedikten sonra, o oyunun tadı tuzu olmaz ki!
Fotoğraf da, karikatür de bir sanattır. Ama mesela basın etiği gereği biz bir intihar olayını fotoğraflı olarak kesinlikle yayınlamayız. Her konuda belirli kurallar vardır ve dünyanın neresinde olursa olsun, bu kurallara riayet esastır. ‘Yangın Yerinde Kabare’ oyununda sansürün olmadığı bizzat Kıbrıs Türk Devlet Tiyatroları Müdürü Erdinç Akgür tarafından kamuoyuna açıklandı ve ilgili maddelere atıfta bulunuldu.
Sonuçta bizce fırtınaya gerek yok. Bir ince ayar verilir, olur biter. Yeter ki işin içinde başka hesaplar olmasın. Bu vesileyle yanan bir tiyatro binasının bunca yıldır yapılamamasının da ayıp ve acizlik olduğunu bir kez daha vurgulamak isteriz.
***
Avcısoy ailesinin çınarı Ayten Hanım
gözyaşlarıyla son yolculuğuna uğurlandı
Avcısoy ailesinin çınarı 1939 doğumlu Ayten Avcısoy dün Lefkoşa’da gözyaşları ve dualarla son yolculuğuna uğurlandı. Sevgili eşi Osman Avcısoy ile evlatları Cemal Altan Avcısoy ve Esin-Türkeş Karşılı, bu arada torunları Ahmet-Merve Karşılı, Ayten-Ahmet Bozalanlar, torun çocuğu Almira, Ayten hanımın, yeri hiçbir zaman doldurulamayacak iyi bir insan olduğunu ifade ettiler. Ailece duydukları üzüntüyü tüm akraba, dost ve sevenleriyle paylaşırken, ‘Yattığı yer nur, mekânı cennet olsun’ dediler.
Bu arada kız kardeşi Sevim-Hüseyin Melemendi, kardeşi çocukları Zehra-Halit Arısoy, Zeliz-Barış Toprakçı, Zelda-Önsel Kırış, kardeşi torunları Hüseyin, Cemre ve Sevim, acılarını dile getirerek, Ayten Avcısoy’un mekânının cennet olmasını temenni ettiler.
Öte yandan Türkmenköy bölgesinin tanınmış simalarından, aslen Aytumalı olup,Türkmenköy’de sakin 1934 doğumlu Nevzat Özçelikhan dün Lefkoşa’da defnedildi. Sevgili eşi Ayten Hanım ile kızları Gülşen Akmercan (merhume), Cezariye Yırık, damatları Ethem Akmercan ve Mehmet Yırık, gelini Dr. Sıdıka Taşeloğlu Özçelikhan, torunları Ayten, Ahmet ve Gülşen Yaşlı, Cem ve Nevzat Yırık, Alp Özçelikhan, ailenin direği iyi insan Nevzat Özçelikhan’ı hiçbir zaman unutmayacaklarını ifade ederek, üzüntülerini dile getirirken, nur içinde yatmasını dilediler.
Diğer yandan Kayadelen ailesinin meleği Tuba’nın vefatı aile çevresinde olduğu kadar, Gaziköy halkı arasında da büyük üzüntü yarattı. Dün Gaziköy Mezarlığı’nda sonsuzluğa uğurlanan Tuba’nın anne ve babası Ümran-Abdülkerim Kayadelen, kardeşleri Bâlâ, Jülide Kayadelen (merhume), Ahmet Buğra Kayadelen, yeğenleri Melis Ocaklı ve Irmak Reis, sevgili Tuba’larının vefatından duydukları üzüntüyü ifade ederek, ‘Yattığı yer nur, mekânı cennet olsun’ dediler.
Bu arada K.T. Tabipleri Birliği, K.T. Tabipleri Odası ve K.T. Diş Tabipleri Odası, Dr. Erbay Arman’ın vefatından duyulan üzüntüyü belirterek, merhume Allah’tan rahmet, ailesine, sevenlerine ve tıp camiasına başsağlığı dilediler. KTMMOB Mimarlar Odası Başkan ve Yönetim Kurulu ise taziye mesajında, üyeleri Zeref Birsel’in babası Yılmaz Birsel’in vefatını üzüntüyle öğrendiklerini ifadeyle, merhuma Tanrı’dan rahmet, yaslı ailesine ve yakınlarına başsağlığı diledi.





Yorumlar kapalı.