Akay Cemal

Gazze’deki savaş nedeniyle buruk bir Ramazan Bayramı





Öyle inanıyoruz ki, mübarek Bayram namazında eller duaya kalkarken, Gazze için de bir şeyler söyleme gereksinimi duyuldu. Oradaki soykırımın, insanlık trajedisinin son bulması için dua edildi. İslam alemi, Müslüman dünyası, Gazze konusunda çeşitli nedenlerden dolayı birliktelik gösterememiş olsa da, fert olarak insanlar duygularını dile getirdiler. Dünyanın gözleri önünde devam eden ve durmak bilmeyen katliamlara karşı en fazla sesini yükselten bir-iki ülke varsa, hiç kuşkusuz onlardan biri de Türkiye’dir.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın ateş-kesin sağlanması, gıda yardımlarının ulaştırılması ve soykırıma son verilmesine ilişkin olağanüstü çabaları da dünya kamuoyu tarafından takip edilmektedir.

Ne gariptir ki, 7 Ekim’den bu yana öldürülen Filistinli sayısı 33 bini geçerken, ABD Savunma Bakanı Lloyd Austin, İsrail’in Gazze’de binlerce sivili öldürmesinin ve bölgeye gıda girişimini engellemesinin, soykırım suçu teşkil etmediğini savundu. Gazze’de soykırım suçu işlenmemiş!..

Vay be, buna kargalar bile güler. Öldürülenlerin sayısı kaç bin olmalı ki, adına ‘soykırım’ denilsin?

İşte bu tür yaklaşımlardır ki, ateş-kesi ve barışı sağlayamaz. BM bile, Dünya Sağlık Örgütü ve dünyadaki nice kuruluşlar, soykırımdan söz ederken, gerçeklerden kaçmanın sebebi ne olabilir?

Bu konularda niye bu denli hassas olduğumuzu ifade edelim mi? Çünkü Kıbrıs Türk halkı da geçmişte kadın, çocuk ayırımı gözetmeksizin soykırıma tabi tutuldu. 21 Aralık 1963’ten 20 Temmuz 1974’e kadar bayram nedir bilmedik. Bayramların ne tadı vardı, ne tuzu! Özgürlüğe kavuştuktan sonra bayramlar gerçek anlamını bulabildi. Burada da soykırımlar yapıldı. 21 Aralık 1963 öncesindekiler bir yana, Ayvasıl, Atlılar, Muratağa, Sandallar, Dohni, Köfünye katliamlarını unutmak mümkün mü? Hele 15 Temmuz 1974 Cunta-EOKA B darbesinin 5’inci günü Türkiye müdahale hakkını kullanmamış olsaydı, bu adada Türk’ten bir eser bile kalmayacaktı.

Bu nedenle Gazze’deki Filistinlilerin durumunu en iyi anlayanlardanız. O nedenle barış ve istikrardan yanayız. O nedenle üzerinde yaşadığımız kritik ve kaygan coğrafyada savaşların son, barışın da kalıcı olmasını canı gönülden istiyoruz. Kimsenin kimseye hükmedemeyeceği, dış güçlerin provokelerine rağmen, oyuna gelinmeyeceği bir düzenden yanayız. Bu güzel ada, Kıbrıslı Türkleri de, Kıbrıslı Rumları da sığabilecek büyüklüktedir.

Bu güne kadar denenmiş ve başarılı olunamamış formülleri daha fazla denemeye, daha fazla zaman kaybetmeye gerek yoktur. Zaten Türkler ve Rumlar 50 yıldan beri ayrı ayrı kendi bölgelerinde barış, huzur ve güven içerisinde yaşamlarını sürdürmektedirler. BM Barış Gücü sayesinde değil, Türk askeri sayesinde! Gazze’de akanı kanı koskocaman BM Güvenlik Konseyi durduramaz, barışı sağlayamazken, Kıbrıs’ta mı sağlayacaktı?

Geçmişte tüm bunlara tanık olduk. İslam alemi, Gazze’deki savaştan, suçsuz ve günahsız, masum çocukların ve kadınların da öldürülmesinden, akan kanın durdurulamamasından dolayı mübarek Ramazan Bayramı’nı buruk kutlamaktadır. Geçmişte ve şimdilerde yaşananları bilerek, dayanışma ruhunu canlandırarak, hoşgörülü olmakla birlikte, geleceğin sağlam yapısını oluşturma sorumluluğunu üzerimizden atamayız.

Bu duygularla mübarek Ramazan Bayramınızı bir kez daha kutlar, nice mutlu bayramlar dileriz.

***

 

Bayram, Karayel ve Anadol Bayram’da rahmete erdiler

Bayram ailesinin değerli varlığı ve çınarı, merhum Akar Bayram’ın eşi, iyi insan Fadime Bayram, dün Yeşilyurt’ta son yolculuğuna uğurlandı. Tüm dost, akraba ve sevenlerine üzüntü ile duyurulurken, oğulları Şener Bayram (merhum), Mehmet ve Soner Bayram, kızları Naime Bayram, Meryem Bayram Çoban, Rukiye, Serpil Bayram (merhume), gelinleri Sibel ve Medine Bayram, damadı Mehmet Çoban, torunları İlkay Bayram, İbrahim Alp Bayram, Halil ve Akar Çoban, Akar Bayram, nur içinde yatmasını, mekânının cennet olmasını dilediler.

Bu arada Yukarı Bostancı’nın sevilen ve saygın isimlerinden Cemile Karayel dün Yukarı Bostancı’da defnedildi. Sevgili eşi Celal Karayel, evlatları Hediye-Hasan Kayataş, Ali-Cemile Karayel, torunu Rüyam Kayataş, tüm dost, akraba ve sevenlerine üzüntü ile duyurdular, can anneleri ve anneannelerinin nur içinde yatmasını, mekânının cennet olması temennisinde bulundular.

Öte yandan 26 Mart tarihinde vefat eden Anadol ailesinin değerli büyüğü Salahi Anadol’un Bugün Lefkoşa’da son yolculuğuna uğurlanacağı tüm dost, akraba ve sevenlerine üzüntüyle duyuruldu. Kardeşleri, evlatları, torunları ve tüm ailesi, yokluğuna asla alışamayacaklarını ifade ederek, “Acımız sonsuzdur. Yattığı yer nur, mekânı cennet olsun” dediler.

 

Gazze’deki savaş nedeniyle buruk bir Ramazan Bayramı

Yorumlar kapalı.