Akay Cemal

Dubai’de gıda fuarındayız, Güzelyurt’ta da narenciye çemberinde!





Kıbrıs Türk Sanayi Odası, Dubai Gulfood Fuarı’nda beş firma ile boy gösteriyor. Dünya gıda sektörünün buluştuğu fuarda yer almak ne güzel değil mi? Dubai Gulfood Fuarı özellikle Orta Doğu’ya yapılan gıda ihracatında önemli rol oynuyor.
Bu gibi dünyaca ünlü fuarlara katılmanın elbette yararları vardır. Mesela KKTC, öteden beri Londra ve Berlin turizm fuarlarına katılmakta, Kuzey Kıbrıs’ın turizmini pazarlamaktadır. İlgili bakanlığın yanı sıra, turizm sektörünün önde gelen isimleri de aynı amaçla özel çaba harcamakta, tanıtım yönünde her türlü gayreti göstermekten geri kalmamaktadır.
Dubai’deki Gulfood Gıda Fuarı’na katılım ne denli memnuniyet verici ise, gıda sektörünün önemli bir parçası olan narenciyedeki durum ise o denli üzücüdür. Yeşillenme hastalığı görüldüğü gerekçesiyle Türkiye’ye ihracın durdurulması ve hükümetin yaşananlara kayıtsız kalmasını protesto etmek üzere, Güzelyurt’ta Portakal Çemberi önünde eylem yapıldı, bir kamyon narenciye sokağa döküldü. Narenciye İhracatçı Birlikleri Başkanı Ahmet Hastürk, iki firma dışında diğer firmaların devre dışı bırakıldığını, sektörde iş yapan her kesimin mağdur olduğunu söyledi.
Narenciyedeki sıkıntılar bölgede krize yol açarken, Hastürk, “Çözüm olarak konuşulan, ürünlerin Cypfruvex tarafından sıkılacağıdır.” dedi, ancak bu uygulamanın üreticiyi gelecek yıllarda üretimden kopararak, bölgeyi inşaat alanına çevireceği uyarısında bulundu.
Bu arada Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, “En büyük sıkıntı rektör böceğin, sezona girerken ortaya çıkması oldu.” dedi ve sorunlarla ‘mücadele edilmemiş’ denmesinin doğru olmadığını söyledi. Narenciye İthalatçılar Birliği Başkanı Fethi Bardakçı ise, Cypfruvex Genel Müdürü Cemal Redif’in, üreticilerden özür dileyerek olayı geçiştirmesinin kabul edilemez olduğunu kaydetti. ‘Sarı Altın’ diye anılan narenciyede gelinen nokta iç açıcı yerine, iç sızlatıcı değil de nedir? Çam kese böceği çam ağaçlarına musallat oldu, yedi bitirdi, başa çıkamıyoruz. Yangına bile gerek kalmadı, çam ağaçları çoğu yerde kurudu gitti. Narenciyede ortaya çıkan böcek de, o güzelim sarı altına musallat oldu, ‘yeşillenme’ hastalığı yarattı. Bu yüzden de ihracatta gerileme yaşandı, yaşanıyor da!
İsrail halihazırda savaşta iken ve narenciye ürünü ile yeterince ilgilenemezken, Türkiye’de narenciye alanları her geçen yıl daha da artar ve gelişirken, kendine özgü tadıyla ünlü Kıbrıs narenciyesinin bu duruma düşmesi, üreticinin şevkinin kırılması yazık değil midir?
‘Halkın Sesi’nde çalışırken bir akşam Asil Nadir’in babası merhum İrfan Nadir, “Var mısın yarın akşam Güzelyurt’a gidelim” diye sormuş, ben de “Gazeteyi yoluna koyduktan sonra niye olmasın” demiştim. Güzelyurt’ta henüz çivilerin çakılmadığı dönemdi, ancak yüzlerdeki parıltı görülebilirdi. Bir cadde üzerinde mangallar yakıldı, millet toplandı, sohbet koyulaştı. Herkes memnundu, çünkü ne narenciye dalında kalırdı, ne de geç ödeme olurdu! Ürün daha dalında iken fiyatı biçilir, kaç dönümse, ne kadar ürünse peşin ödeme yapılırdı. Alan da memnundu, satan da! Parayı cebine koyan üretici, ağacın özenle bakımını yapar ve kaliteli ürün ortaya çıkardı.
O günleri geçtik geçmesine de, giderek azalan narenciyeyi eski günlerine döndürebilmek zor ise de, her şeye rağmen, eldekini muhafaza edebilmek o kadar zor mudur? Türkiye’den her konuda yardım talep eder ve oradakiler de anlayışla karşılarken, bunca insanın ekmek kapısı olan narenciye sektörünü ayakta tutmak, daha da geliştirmek, öncelikle bu devletin görevidir. Sarı altını, çamur altın etmeyelim.                                                                                            ***
Topcu, Oshan ve Erol Aligüllü ile Dr. Kamil,
Kalfaoğlu ve Topal sonsuzluğa uğurlandılar

Aslen Limasollu (Leymosun) olan, Topcu ailesinin direği, iyi insan Alkan Topcu, dün Karaoğlanoğlu’nda son yolculuğuna uğurlandı. Tüm dost, akraba ve sevenlerine üzüntü ile duyurulurken, sevgili eşi Elmaziye Hanım, oğulları Levent ve Mert Topcu, gelini Aslı Topcu, torunları Alkan, Damla, Alkan Doruk ve Ediz Topcu, “Saygıdeğer babamız, dedemizi kaybettik. Acımız sonsuzdur. Yattığın yer nur, mekânın cennet olsun” dediler.
Oshan ailesinin değerli büyüğü, iyi insan Kenan Oshan da dün Karaoğlanoğlu’nda son yolculuğuna uğurlandı. Tüm akraba, dost ve sevenlerine üzüntü ile bildirildi. Sevgili eşi Hülya Hanım, “Sevgili babamız, canımız dedemiz” diyen kızı Pembe Oshan, oğulları Mehmet, Fatih ve Caner Oshan, gelinleri Songül, Öznur ve Nedime Oshan, ayrıca tüm torunları, sonsuz acılar içerisinde olduklarını ifade ederek, nur içinde yatmasını, mekânının cennet olmasını dilediler.
Aslen Baflı olup, uzun yıllar Almanya’da yaşayan, saygıdeğer inan Dr. Kamil Özalay ise dün Lefkoşa’da defnedildi. Tüm dost, akraba ve sevenlerine üzüntüyle duyurulurken, sevgili eşi Selda Hanım, evlatları Dr. Barış-Sibel Özalay, Bora Özalay, torunu Kayra Özalay, kardeşleri Vet. Türker-Pembe Özalay, Tuncel-Oğuz Sonan (merhum), kardeşi çocukları Prof. Dr. Metin-Gamze Özalay, Müge-Orhan İnanır, Emine-Mehmet Şekerci, Esra-Hasan Öztaş, Rengiz-Leo Forshaw ve tüm yeğenleri “Acımız büyüktür. Yatığın yer nur, mekânın cennet olsun” dediler.
Bu arada tanınmış isimlerden, iyi insan Ersel Kalfaoğlu 19 Şubat’ta Hakk’ın rahmetine kavuştu ve dün Lefkoşa’da toprağa verildi. Tüm dost, akraba ve sevenlerine üzüntüyle duyurulurken, sevgili eşi Ayşen Hanım, oğulları Barış ve Başak Kalfaoğlu, torunları Ersel, Berk ve Ömer Faruk Kalfaoğlu ile tüm ailesi, yokluğuna asla alışamayacaklarını belirttiler, “Canımız babamızı, dedemizi kaybettik. Acımız sonsuzdur. Yattığı yer nur, mekânı cennet olsun” ifadelerini kullandılar. Tanınmış isimlerden, merhume Naciye Aligüllü’nün eşi Erol Aligüllü’nün dün Karaoğlanoğlu’nda defnedildiği tüm akraba, dost ve sevenlerine üzüntüyle duyuruldu. Erkek kardeşleri ve eşleri İlkin (merhum)-Sabiha Aligüllü, Ahmet-Suzan Aligüllü, Mustafa ve Metin Aligüllü, kız kardeşi ve eşi Hayriye-Özer Göksun ile kardeşi çocukları, yokluğuna asla alışamayacaklarını ifade ettiler, nur içinde yatmasını, mekânının cennet olması temennisinde bulundular.
Lefkoşa’nin bilinen isimlerinden, iyi insan Derviş Ahmet Topal da dün Lefkoşa’da toprağa verildi. Tüm dost, akraba ve sevenlerine üzüntüyle duyuruldu. Sevgili eşi Nazlı Hanım, evlatları Sevil-Ferhat Yavuz, Hüseyin-Sıdıka Topal, Mehmet Topal, İlmiye Coşkuner, torunları Berkant, Elvin, Ece ve Ege, can babaları ve dedelerini her zaman kalplerinde yaşatacaklarını belirterek, sonsuz acı içerisinde olduklarını ifadeyle, nur içinde yatmasını, mekânının cennet olmasını dilediler.

Dubai’de gıda fuarındayız, Güzelyurt’ta da narenciye çemberinde!

Yorumlar kapalı.