Akay Cemal

Bayramları da nice fedakârlıklar sayesinde kutluyoruz





Bugün bayramın ikinci günü… Dinlenebilmek için önemli bir fırsat. İmkânı olanlar bayram tatilini ya ülkede, ya da Türkiye ve dış ülkelerde geçirmeyi tercih ediyor. Yorgunluğu attıktan sonra da, bayram ertesi rutin işlere devam… Daha bir azim ve kararlılıkla. Çünkü yapılması ve tamamlanması gereken çok işler vardır.

Geçmiş bayramlar mazide kalmış olmakla birlikte, o dönemin özlemini çekenler de az değil. Şimdiki olanaklar yoktu geçmiş bayramlarda. Yeni ayakkabı, giysi alabilmek meseleydi. Yeninin bir sevinci vardı. Ancak sevgi, saygı, muhabbet ve dayanışma bir başkaydı. Örnek bir yardımlaşma birlik ve beraberlik vardı. Öyle olmasaydı bu günlere gelebilir miydik? Öyle olmasaydı direnebilir ve özgürlüğe kavuşabilir miydik?

Halen aramızda 11 yıl mücahitlik yapanlar vardır. Bilmeyenler bazen birilerine sorarlar, Kaç ay askerlik yaptın diye. On bir yıl cevabını alınca da afallarlar. 21 Aralık 1963’ten 20 Temmuz 1974’e kadar! Bayram nedir bilinmezdi o günlerde. Şimdilerde Filistin halkının bilmediği gibi! Ailesinden, çoluk çocuğundan haber alabilmek bile meseleydi. Şimdiki gibi cep telefonu yoktu. İzine gönderildiği zaman ailesini görür, bayramlaşırdı.

Kıbrıs Türk halkı Barış Harekâtı’na kadar çok çileler çektiğinden bayramları hatırlamazdı bile. Bayramlar gelip geçer, farkına varmazdı. Acı dolu günleri unutmadan geleceği şekillendirmek zorundayız.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, bayram mesajında bir noktaya değinirken, “Birkaç yıldır dünyanın, sağlıktan güvenliğe kadar her alanda ciddi sınamalarla karşı karşıya olduğu, savaşların on binlerce can aldığı bir dönemden geçiyoruz. Böyle kritik dönemler, millet olarak birliğimizin, beraberliğimizin, kardeşliğimizin önemini daha da artırmaktadır” dedi.

Özetle ne yapılması gerektiğini vurguladı.

3’üncü Cumhurbaşkanı Dr. Derviş Eroğlu da, bayram mesajında Kıbrıs konusuna da değindi. Eroğlu, Güney Kıbrıs’ta Avrupa Parlamentosu üyelikleri için yapılan son seçimler de göstermiştir ki, Rum komşularımız bizim haklarımızı kabul etme noktasından çok uzaktadır ve bu uzaklık her geçen yıl artmaktadır” dedi.

Eroğlu, “Dolayısıyla bizim yapmamız gereken her koşulda, gelen ve gelebilecek her türlü öneri ve baskıya karşı devletimize, egemenliğimize, Anavatan Türkiye’nin etkin ve fiili garantörlüğüne sahip çıkmaktır” şeklinde görüş belirtti.

Doğrusu da bu değil mi?

Fedakâr Kıbrıs Türk halkını ‘Kıbrıs Helen Cumhuriyeti’ne dönüştürülen ‘Kıbrıs Cumhuriyeti’ne yamalamak ve böylelikle bu sorunu ortadan kaldırmak için uğraş verenler, bu halkın haklarına itibar etmez, gerekli anlayış ve saygıyı göstermezse, azap dolu 1974 öncesi günlere dönmemizi hayal ederlerse, boşuna hayal kurduklarını anlatmamız lazım! Gerçekler dikkate alınarak hareket edildiği takdirde aşılamayacak bir mesele yoktur.

Bayramdan başladık, yine siyasete döndük. Sorun değil, o kadar da olacak artık. Ne de olmasa bayramın tadı-tuzu. Bayramda neşeniz bol olsun diyoruz. Bu kavurucu sıcaklarda sınırlarımızın bekçiliğini yapan Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri ile Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı ve halkımızın mübarek Kurban Bayramı’nı en içten dileklerimizle kutlar, mutluluklar dilerken, gelecek günlerin refah ve bol bereketli olmasını temenni ederiz.

Unutulmasın ki, bu bayramları da nice fedakârlıklar sayesinde kutluyoruz.

***

Nesime Özçelikhan, Bayram günü Karaoğlanoğlu’nda toprağa verildi

Özçelikhan ailesinin değerli büyüğü, saygıdeğer iyi insan Nesime Özçelikhan’ın dün Karaoğlanoğlu’nda son yolculuğuna uğurlandığı tüm akraba, dost ve sevenlerine üzüntü ile duyuruldu.

Sevgili eşi Derviş Özçelikhan, evlatları Nevzat-İnci Özçelikhan, Mustafa-Pelin Özçelikhan, Şennur-Muhammet Ermihan ve Emete Özçelikhan, torunları Süleyman, Nesime, Timur, Derviş (merhum), Özgü, Gültekin, Nesil, Umut ve Makbule, torun çocukları Tom, Melek, Cemal ve Masal, “Onu hiç unutmayacak, her zaman kalbimizde yaşatacağız. Mekânı cennet olsun, Allah rahmet eylesin” dediler.

Bayramları da nice fedakârlıklar sayesinde kutluyoruz

Yorumlar kapalı.