Akay Cemal

Şapkayı çıkarıp önüne koyan adaylarımıza bazı sorular…





Covid-19 diye bilinen illet dünyayı öyle bir kılığa soktu ki, izleri kolay unutulacak gibi değildir. Tüm ülkeler gibi, KKTC de bundan nasibini aldı. Virüsün etkisinin bu yılın yaz aylarında aşamalı olarak azalacağı ve sonunda noktalanacağı ifade ediliyor. İnsanlık o günü iple çekiyor. Çünkü dünyanın ne tadı kaldı, ne tuzu! Ama o gün gelene kadar da, rehavete kapılmamak, kurallara uymak şart. Bazı ülkelerde aşı olmamak için ağaçlara çıkanlar, kendi kendini ateşe verenler var, o ayrı mesele. Doğrusu ne ise, bizim de o yolu takip etmemiz gerek.

‘KKTC olarak virüsü en az hasarla nasıl atlatabilir, ekonomik yıkımdan nasıl kurtulabilir ve önümüze bakabiliriz’ bunlara odaklanmamız gerek. Bunun için de, başımız ağrıdığında elini uzatan, yardıma koşan anavatanımız Türkiye ile ahenk içinde çalışmak, üretken bir toplum olmak, halkımıza refah ve mutluluğu tattırmak esastır. Bunlar için elde yeterli malzeme vardır ve iyi kullanıldığı takdirde, kendi ayaklarımız üzerinde durabilir, vatandaşın yüzünü güldürebiliriz.

Ancak şu anda koşuda olan ve 23 Ocak 2022 erken genel seçimlerine katılacak olan siyasi partilerin şapkalarını önüne koyarak, manifestolarını açıklamaları, adayların da seçildikleri takdirde, mensubu oldukları topluma ne gibi hizmetler verebileceklerini net bir şekilde ortaya koymaları gerek. Gerçi adaylar şu sıralarda düşüncelerini dile getirmektedirler, ama sonuçta kısır bir döngü içine girmeyeceklerini kim garanti edebilir.

Başta ekonomik olmak üzere; toplumun karşı karşıya bulunduğu sorunları hemen herkes bilmektedir. Genelde gayet basittir bunlar ve ilk akla gelenleri sıralamak gerekirse şöyle denilebilir:

Orman fakiri olan bu ülkede doğa katliamına dur diyebilecek misiniz?

Zamanında parası ayrılan ancak bitirilemediği için parası iade edilen projeler nelerdir ve söz konusu projeleri ülkeye kazandırmayanlar kimlerdir?

Tarladan çıkan ürünün tüketiciye ulaşana kadar konulan fahiş fiyatlara dur diyebilecek misiniz?

Sürekli şikâyet konusu olan korsan taksiciliği önleyebilecek misiniz?

Her yanı denizle çevrili olan bu adada, balıkçılığı geliştirecek ve halka ucuz balık yedirmenin yollarını açabilecek misiniz?

Kamuda ve diğer alanlarda çok geç bile kalınan reformları ve bu arada Hal Yasasını hayata geçirebilecek misiniz?

İstihdamda gençlerin önünü açacak ve ihtiyaçlı olanlara sosyal konut temini yönünde çalışma yapacak mısınız?

Yeşilırmak’tan Dipkarpaz’a; Girne’den Akıncılar’a varıncaya kadar bu ülkeyi zifiri karanlıklardan kurtaracak, yollarını gülünç olmaktan kurtaracak mısınız?

Çevreyi kirletenlere, ormanı yakanlara, trafikte kırmızıda geçenlere caydırıcı cezalar getirebilecek, ülkenin altını oyanlara seyirci kalacak mısınız?

Daha çok sorulması gereken sorular var da, adayların şimdilik bunlar üzerinde çalışma yapması ve seçildikleri takdirde, bu sorunları çözmeye muktedir olup olmadıklarını kendi kendilerine sorması, bir başka deyişle kendilerini sınamaları gerekir.

  ***

Orhan Aydeniz’den:

“Geleceğimizin belirlenmesi, dış güçlerin içimizdeki işbirlikçilerle bizi içeriden çökertme faaliyetlerinin durdurulması, devlet kuruluşlarının etkin ve başarılı çalıştırılabilmesi, ekonomik sıkıntılara çare bulunması, herkesin şikâyetçi olduğu disiplinsizlik, başıbozukluk, popülizm gibi sorunlardan kurtulmamız bakımından iş başına gelecek siyasi iktidar belirleyici olacaktır.” 

  ***

Bozkurt gazetesinin sahibi Cemal Togan’ın

eşi Emine Togan (1918) ulu bir çınardı…

Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesinde önemli hizmetleri ve katkılarıyla bilinen ‘Bozkurt’ gazetesinin sahibi merhum Cemal Togan’ın kıymetli eşi, gazetenin uzun süre Yazı İşleri Müdürlüğü görevini sürdüren merhum Sadi Togan’ın değerli annesi Emine Togan ebediyete intikal etti. Emine Hanım, 1918 doğumlu ulu bir çınardı. Önceki gün Lefkoşa’da son yolculuğuna uğurlandı.

Gelini Şengül Togan, torunları ve eşleri Fatma ve Mustafa Tunar, Emine ve Osman Kırmızı, Cemal ve Şükran Togan, torun çocukları ve eşleri İlkem Tunar, Bilkem Tunar Özer, Hakkı Özer, Şengül ve Akan Zeki, İlter Kırmızı (merhum), Berkan Sadi Togan, torun torunları Ateş Mustafa Öntaş ile Peri Zeki, tüm akraba, dost ve sevenlerine üzüntü ile duyururken, derin bir acı içerisinde olduklarını ifade ederek, nur içinde yatması, mekânının cennet olmasını dilediler.

Bu arada aslen Binatlı köyünden olup, Girne’de ikamet eden, Ateş ailesinin değerli büyüğü, iyi insan  Zehra Ziya Ateş dün Karaoğlanoğlu’nda defnedildi. Tüm akraba, dost ve sevenlerine üzüntü ile duyuruldu. Evlatları-damatları Hülya-Caner Şefik, Havva-Cemal Göçmener, Rahme İyilmez, torunları Burak ve Burcu Onaç Emete Basri, Beyhan Aysen, Zehra Göçmener, “Acımız sonsuzdur. Yattığı yer nur, mekânı cennet olsun” dediler.

Koopbank ise yayınladığı taziye mesajında, “Ülkemiz adına büyük başarılara imza atmış ve birçok gencimize örnek olmuş, Güzelyurt Şubesi Müdür Yardımcımız Hatice Uzun’un değerli oğlu Birkan Uzun’un vefatını büyük bir üzüntü ile öğrenmiş bulunuyoruz. Birkan Uzun’a Allah’tan rahmet, yaslı ailesine ve tüm sevenlerine başsağlığı dileriz” ifadelerini kullandı.

Diğer yandan Haydarpaşa Ticaret Lisesi Müdürü, Müdür Muavinleri, Öğretmenleri, Öğrencileri ve Çalışanları adına yayınlanan taziye mesajında da, okulun değerli öğretmenlerinden Sıtkı Karadal’ın kıymetli babası Hüseyin Karadal’a Allah’tan rahmet, yaslı ailesi sabır, metanet ve başsağlığı temenni edildi, ‘Yattığı yer nur, mekânı cennet olsun’ denildi.

Bu arada Gönendere köyünün sevilen, saygın isimlerinden ve köyün köklü ailelerinin değerli mensubu olan Osman Kulle de Hakk’ın rahmetine kavuştu. Elektrik Mühendisi olan Osman Kulle önceki gün köyünde son yolculuğuna uğurlandı.

Şapkayı çıkarıp önüne koyan adaylarımıza bazı sorular…
Yorum Yap

Yorumlar kapalı.