Dört günlük Kurban Bayramı dün sona erdi. Bayram süresince de hayat durmuş değil. Dünya önemli olaylarla çalkalanmaya devam etti ve ediyor da! Gazze’de akan kan durmadı. İsrail, ne bayram tanıdı, ne seyran! Tetikler sıkıldı, canlar gitti.
Gazze’ye yardım götürmekte olan ve ikisi Türk, 12 insan hakları aktivistini taşıyan Madden gemisi, uluslararası sularda İsrail askerleri tarafından engellendi, gemidekilerin üzerine gözleri yaşartan sıvı sıkıldı ve tutuklandılar. Aktivistlerin ülkelerine gönderilecekleri açıklanırken, dünyanın her tarafından İsrail’e tepki yağdı.
Dünyanın konuştuğu bir diğer olay da, ABD Başkanı Donalp Trump ile Amerikalı milyarder iş insanı Elon Musk’ın köprüleri atması… Trump, Musk’ın başkanlık makamına saygısızlık yaptığını, onunla ilişkisinin artık bittiğini söyledi. Elon Musk, Kongrenin gündemindeki vergi kesintisi tasarısına yönelik sert eleştirilerde bulunmuştu.
Bu arada Trump, Los Angeles’teki sınır protestolarına karşı Ulusal Muhafızları devreye koydu. Düzensiz göçmenlere yönelik yapılan baskınları protesto edenlerle polis arasında çıkan çatışmaların büyümesi üzerine bu karar alınmıştı.
Önemli gündem maddelerinden biri de Kolombiya ile ilgili. 15 yaşındaki bir çocuğun, 2026 genel seçimlerinin öne çıkan isimlerinden Miguel Urube Turbay’a yaptığı saldırıda, Turbay’ın ağır şekilde yaralanması…
Dünyada çok olaylar oldu da, biz öne çıkanları sizlerle paylaşmak istedik.
Kıbrıs’a gelince; Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulis’in, KKTC’deki yatırımcılara gözdağı vermekle, çözüm sürecini bilinçli olarak sabote ettiği bizzat Rum basını tarafından da dile getirildi. ‘Alithia’ gazetesi, Hristodulidis’in, KKTC’de emlak sektörüyle uğraşan yabancıları, eski Rum mallarını gasp ettikleri gerekçesiyle tutuklayıp yargılamakla Kıbrıs sorunundaki son umut ışığını da söndürmekte olduğuna işaret etti.
Tutuklamalarla Hristodulidis’in, Kıbrıs sorununun ajandasında dramatik bir değişiklik yaptığını yazan gazete, Kıbrıs sorununun özü veya müzakerelerin yeniden başlaması talebi yerine, tartışmaların mülkiyet ve eski Rum mallarının kullanımı konusunda odaklandığını kaydetti.
Eş zamanlı referandumlarla Rumlar, Annan Planı’na ‘hayır’ derken, Kıbrıslı Türklerin ‘evet’ dediği çözüme, yeniden birleşmeye, mülklerine ve topraklarına geri dönmeye ‘hayır’ dediklerinin farkında olmadıklarına işaret eden gazete, o dönemde Rum yönetiminin uluslararası toplumu ve özellikle ‘birleşik Kıbrıs’ın üyeliği’ için anlaştığı AB’yi aldatmakla suçlanıp yalnızlaştığını hatırlattı.
‘Alithia’ gazetesi bu yazının sonunda, BM’nin bir gayriresmi genişletilmiş görüşme yapılmasına gerek olmadığını açıklamasının kuvvetle muhtemel olduğuna vurgu yaptı.
Gazetenin son cümlesindeki vurgu çok önemli… Çünkü Kişisel Temsilci Maria Angela Holguin de son temaslarında ortak bir zemin olmadığını bir kez daha gördü ve raporuna da kaydetti. Böyle bir durumda Genel Sekreter, toplantı sonucunu bile bile genişletilmiş bir toplantı daveti yapar mı?





Yorumlar kapalı.