Ahmet Tolgay

Rumların hiç sevmediği Kissinger öldü






1974 Kıbrıs olaylarında, mutlu Kıbrıs Türk Barış Harekâtı sırasında, ABD Dışişleri Bakanı olan ve savaşı önleyebilme adına Ankara – Atina arasında mekik diplomasisi uygulayan, bu nedenle Kıbrıs sorununun yakın tarihine de adını yazdıran Henry Kissinger 100 yaşında öldü…
Kıbrıs sorununda oynadığı rolden dolayı Kıbrıslı Rumlar arasında çok sevmeyeni vardır… Türk Barış Harekâtına müdahaleyi reddeden güçlü diplomat olarak sunarlar onu… ABD’ye karşı derin bir öfkeyi alevlendirdiği belirtilir hep…
1974’te göreve yeni başlayan ABD Başkanı Gerald Ford ile Dışişleri Bakanı Henry Kissinger arasında yakın zamanda gizliliği kaldırılan bir toplantıda, Kissinger’in şu tavsiyede bulunduğu açıklanıyor: “Türk’lerin Kıbrıs’ın üçte birine sahip olmaması için hiçbir Amerikan nedeni yok.”
***
İki ABD başkanının yönetimi altında ulusal güvenlik danışmanı ve dışişleri bakanı olarak üstlendiği roller ABD dış politikasında da, küresel diplomaside de silinmez izler bıraktı… Etkili ve kimilerince tartışmalı milliyetçi diplomasisi, çeşitli kitabın ve tezin konusu oldu… En pahalı konferansları veren diplomat unvanını kazandı… Kendisine Nobel Barış Ödülü’nü de kazandıran diplomatik gücünü, ilerlemiş yaşına karşın neredeyse yaşamının son günlerine dek kullandı…
Jeopolitik danışmanlık şirketi Kissinger Associates Inc.’in kurucusudur… Bu şirketin açıklamasına göre Kissinger, Connecticut’taki evinde, yaşlılıktan hayatını kaybetti. Özel bir aile töreninde defnedileceği ve daha sonraki bir tarihte ise New York’ta halka açık bir anma töreninin gerçekleştirileceği belirtildi.
***
Belirttiğim gibi Kissinger hayatının son dönemlerine dek aktif oldu… Beyaz Saray’daki toplantılara devamlı çağrıldı ve katıldı… Liderlik tarzları üzerine yüksek tiraj yapan ve okunan bir kitap yayınladı… Kuzey Kore’nin oluşturduğu nükleer tehdit hakkında Senato komitesi önünde verdiği ifade ile yakın geçmişte manşetlerin konusu oldu… Temmuz 2023’te, 99 yaşında iken, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ile görüşmek üzere Pekin’e sürpriz bir ziyarette bulundu.
1970’lerde Soğuk Savaş’ın ortasında, Cumhuriyetçi ABD Başkanı Richard Nixon döneminde ulusal güvenlik danışmanı ve dışişleri bakanı olarak görev yaparken, on yıl boyunca çığır açan küresel olayların çoğunda başrolü oynadı.
***
Almanya doğumlu Yahudi bir mülteci olarak İkinci Dünya Savaşı döneminde genç yaşında Amerika’ya göç etti… ABD’nin Çin ile diplomatik açılımına, ABD-Sovyet silah kontrolü görüşmelerine, İsrail ile Arap komşuları arasındaki bağların genişletilmesine ve Kuzey Vietnam ile Paris Barış Anlaşmalarına, yürüttüğü etkin diplomasi ile büyük katkı koydu…
Kissinger’ın ABD dış politikasının baş mimarı olarak saltanatı, Richard Nixon’un 1974’te Watergate skandalı sırasında istifa etmesiyle zayıfladı. Yine de Nixon’un halefi Başkan Gerald Ford döneminde dışişleri bakanı olarak diplomatik bir güç olmaya ve hayatının geri kalanı boyunca da güçlü ve etkileyici fikirler sunmaya devam etti. ABD Başkanlığına seçilen her figür onun kapısını çalmayı ve danışmanlık almayı sürdürdü…
Pek çok kişi Kissinger’i dehası ve engin deneyimi nedeniyle överken, kimileri de onu özellikle Latin Amerika’daki anti-komünist diktatörlüklere verdiği destek nedeniyle bir “savaş suçlusu” olarak damgaladı. Bu yüzden Nobel Barış ödülünü tartışmalı bir ortamda aldı…
Kendisine sempati duymayan ülkeler çoktu… O nedenle son yıllarındaki seyahatleri, diğer ulusların onu tutuklama olasılıkları veya geçmiş ABD dış politikası hakkında sorgulama çabaları nedeniyle sınırlandı… Tutuklanmasının ve sorguya alınmasının bir skandal oluşturacağı konusunda devletinden ciddi telkinler aldı…

Rumların hiç sevmediği Kissinger öldü

Yorumlar kapalı.