Ahmet Tolgay

Rumlar ve AB kriterleri / Pontus olayı / Buse Savaşkan





   Rumlar ve AB kriterleri: Güney Kıbrıs AB kriterlerine ve yasalarına uyumu bir türlü başaramıyor gitti… Bunu hiç başaramayacağı da birbirine eklenen “serkeşlik” niteliğindeki yeni gelişmelerden belli oluyor…
Buyurunuz işte: “Rum hükümetinin büyük çıkarlara hizmet etmek uğruna yaptığı ihmaller ülkeyi maceralara sürüklüyor…”
Bu vurgu bizim değil, Rum basınının… Rum basını, Rum Yönetiminin çarpıklığına AB’nin de ültimatomlar vererek sert tavır koyduğunu belirtiyor… Avrupa Komisyonu bu konuda, mahkemeye vermeden önceki son aşama olan gerekçeli görüş göndermek suretiyle Güney Kıbrıs’a yabancı yatırımcılarla ilgili yasa ve etik dışı uygulamalarından dolayı sert ihtarda bulundu… AB’nin, Güney Kıbrıs’ın çok uluslu büyük şirketlerin vergi statüsüyle ilgili Avrupa kriter ve direktiflerine uymasını istediği belirtiliyor… İlgili Avrupa direktiflerinden ilki, bu uluslararası şirketlere yüzde 15 oranındaki asgari vergilendirmenin uygulanması gerektiğine dairdir…
AB Komisyonu, daha önce de uyarısını yaptığı bu konuların 31 Aralık 2023’ten itibaren yargıya intikal ettirilmesi gerektiğini, ne var ki bunun da önemsenmediğini anımsatıyor…
Peki, Rum Yönetimi’nin bu konularda yargıya gitmeme gerekçeleri ne olabilir?.. Herhalde üstü kapatılmış yolsuzlukların ve rüşvetlerin bir kez ortaya çıkmasından kaygılanılıyor… Güney Kıbrıs’ta Meclis başkanları ve belediye başkanları bile yolsuzluk ve rüşvetlerden dolayı hapsi boylamadı mı?.. Dahası, Rum Yönetimi’nin eski başkanı Nikos Anastasiadis de bu tür suçlamalardan dolayı tahkikat komisyonları önünde ter dökmüyor mu kaç zamandır?..
AB’nin ültimatomundan sonra Hristodulidis rejimi kalburüstü göremediği ve AB’nin de soğuk baktığı ülkelerden olan  üç Çinli, iki Rus ve bir de Hint yatırımcıyı ve bunların 18 personelini kovma girişimi başlattı… Rum basınının bile “macera” diye nitelediği bu süreç bakalım şimdi nerelere varır!..
***
PONTUS OLAYI: Tarafımızdan pek bir duyarlılık ve tepki ile karşılanmayan o yeni Rum fanatik hamlesi… Türk kurtuluş savaşının ilk fiili adımının atıldığı 19 Mayıs 1919 tarihi, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi tarafından “Pontusluların soykırım günü” olarak ilan edildi ve Türklük – Türkiye karşıtlığı içeren etkinlikler düzenlenmeye başlandı…
Tarihi gerçeklerin  çarpıtılması pahasına gelenekselleştirilmeye çalışılan ırkçı bir tiyatro gösterisi daha!.. Tarihte Pontus soykırımı yok, net bir gerçekçilikle Türklere karşı soykırım başlatan Pontus Rum ayaklanması var…
Türk Kurtuluş Savaşı sırasında Kuzey Anadolu’da bağımsız bir Pontus Rum Devleti kurmak amacıyla bilhassa  Karadeniz bölgesinde çıkarılan ayaklanma 1920-1923 yılları arasında, ayaklanmanın Türk Kuvay-i Milliyesi tarafından bastırılması şeklinde gerçekleşmiştir… Emperyalizmin, Osmanlı İmparatorluğunu parçalayıp egemenlik bölgelerini bölüşme siyasetleri kurgulanırken 1904’te kurulan “Pontus Rum Cemiyeti” ile “Mukaddes Anadolu Rum Cemiyeti”; Birinci  Dünya Savaşı sonunda Batum’dan İnebolu’ya dek uzanan Kastamonu, Çankırı, Yozgat, Sivas, Tokat, Amasya, Çorum, Gümüşhane ve Erzincan’ın bir kısım toprakları üzerinde bir Rum devleti kurmak için faaliyete geçtiler. Asi ve katliamcı Pontusçular, Birinci  Dünya Savaşı sırasında Doğu Anadolu’ya giren ve daha sonra geri çekilen Rus ordularının bıraktığı silahlarla donatıldılar… İngilizlerden ve Yunanlardan da silah ve askeri malzeme yardımı aldılar. Yunanistan’dan gelen gönüllülerin de katılımıyla Pontus Çetecilerinin sayısı 25 bini buldu.
Karadenizli Kuvay-i Milliyeci Topal Osman ve silah arkadaşlarının asilerle yaptıkları çarpışmalarda 2.500 tüfek, çok sayıda patlayıcı, 1.200.000 mermi ele geçirildi. Ayaklanmaya katılan binlerce Rum çeteci etkisizleştirildi… 1923’te, Türk yurdunda Pontus devleti kurmaya kalkışan asi Rumlar, başarısızlıkları ve yenilgileri üzerine Anadolu’dan kaçmak zorunda kaldılar…
Unutulmamalı: Bunların bir kısmı da Kıbrıs’a yerleştirilmiştir… Yerli Rumlar tarafından pek de sevilip istenir sayılmazlar ama… Bunun göstergesi yerli Rumlar ile Pontuslar arasında muhtelif zamanlarda yaşanan çok ciddi sürtüşmelerdir…
***
BUSE SAVAŞKAN: Yeri yerinden oynatarak Galatasaray’ın hak ettiği şampiyonluğu kutlarken pistlerde eşsiz bir rüzgâr gibi esen sporcu kızımız Buse Savaşkan’ın KKTC adına kazandığı sportif zaferleri de göz ardı etmeyelim… Kıbrıs Türkü’nü ilk kez olimpiyatlarda temsil edebilme onuruna adım adım yaklaşmakta olan Buse Savaşkan da benzeri bir coşkuyla kutlanmayı hak ediyor gerçekten… Türkiye Atletizm Milli Takımı ile İzmir’de düzenlenen Balkan Şampiyonası’nda yarışan Buse Savaşkan, yüksek atlamada 1.92’lik derece elde ederek zirvenin sahibi oldu. Savaşkan, Balkan Şampiyonluğuna attığı imzayla Kıbrıs Türk gençliğine spor ambargosu uygulayan ırkçı çağdışıların suratına da okkalı şamarını indirmiş oldu… Buse ile gurur duymakta, KKTC adına uluslararası yeni ülkesel ve toplumsal başarılar için ondan ilham almakta, onu onurlu alnından alkışlarımızla birlikte bir kez daha öpmekteyiz…

Rumlar ve AB kriterleri / Pontus olayı / Buse Savaşkan

Yorumlar kapalı.