Ahmet Tolgay

Pazar’lık: Turizm, eko, çevre ve astronomi





Bir ülkenin otantiğinin ve kültürünün yaşamasında önemli rol oynayan eko turizmi ihmal edemeyiz… Korunması ve geliştirilmesi gerekir… KKTC’de 5 yıldızlı otellerin çoğalmasına sevinirken, bir yandan da  “her şey dahil” konseptiyle çalışan bu lüks otel gruplarının eko turizm tesislerine de yok edici rekabette bulunduklarını ve orta gelirli gerçek turiste hizmet veren butik otellerin teker teker kapandığını görmezden gelemeyiz… Otantik kültürümüzün gerçek tesisleri olan bu otellere can simidi atmakta gecikiyoruz… Kıbrıs Türk Otelciler Birliği’nin gündeminde var mı acaba bu konu?.. Eko turizmin tesislerine hangi bağlamda, nasıl bir destek veriliyor?..
Ülkemizin bir turizm ülkesi olduğunu, kaderini turizme bağladığını belirtir dururuz ama, KKTC’de asla çevre temizliğinden de söz edilemez… Kaldı ki çevre meselelerimiz de Turizm Bakanlığı’nın uhdesindedir…  Ülkemiz baştan başa büyük bir çöplüğe dönüşmüş durumda… Doğamız çöp yığınlarının altında kaldıkça kalıyor, kayboldukça kayboluyor… Ciddi çevre sorunlarının toplumsal sağlığı da tehdidi altına aldığını inatla görmezden geliyoruz…   Çöp sorununu çoktan çözmüş olan ülkeler artık çöple değil, çöpün dönüşümü ve değerlendirilmesiyle ilgilenirken bizim durumumuz gerçekten hazindir…  Ve tam anlamıyla çağdışıdır…
***
Çevreyle ve astronomi ile ilgili bir haberin yorumuyla sürdüreyim bugünkü pazar notlarımı: Öylesine şok bir duyum ki, bu dünyanın insanı olup da karamsarlığa kapılmamak olanaksız… Çünkü o şok haber, dünyamızın ömrünü tamamlamak üzere olduğuna dairdir… Üzücü haber şu ki, Dünyamız, muhtemelen buzullarla kaplanıp astronomi sonsuzluğunda beyaz bir cüceye dönüşmeden önce genişleyen güneş tarafından alevler içinde yutulacaktır… Güneş sistemimizin sonu, güneş öldüğü ya da patladığı zaman gelecek… Dünyamız tümüyle güneşe bağımlı bir sistemin içindedir çünkü…
İç gezegenler yani Merkür ve Venüs, neredeyse kesinlikle güneş tarafından yutulacak. Jüpiter’in uyduları gibi Güneş Sistemi içindeki diğer nesneler de dışarı fırlatılıp uzayın sonsuzluğunda parçalanabilir.
Bilim insanları, ölmekte olan gezegenimizin geleceğini konuşuyorlar… Gezegenimizin yaşanılamaz bir cehenneme dönüşebileceğini söylüyorlar…
Warwick Üniversitesi’nden Boris Gaensicke, “Dünya’nın durum u şu ki, güneş onu yakalayıp yakmadan önce yeterince hızlı uzaklaşıp uzaklaşamayacağı net değil, ancak eğer yaparsa Dünya yine de atmosferini ve okyanusunu kaybedecek ve yaşamak için çok güzel bir yer olmayacak” dedi.
Profesör Gaensicke, bizimki gibi diğer gezegen sistemlerinde, ev sahibi yıldızlar ölüp beyaz cüce haline geldiğinde yaşananları inceleyen çarpıcı makalenin yazar ekibinin bir mensubudur…  Bu çalışma, ömrünü tamamlamakta olan kendi güneş sistemimizin trajik geleceğine  dair ipuçları sunuyor…
***
Son tahlilde diyeceğim o ki, biz yeryüzünün insanları, o en akıllı canlıları, dünyamızı içten çeşitli çevre felaketleri ve savaşlarla tüketirken, dıştan, yani uzayın sonsuzluğundan gelecek yok edici darbeleri görmezden geliyoruz… Yeryüzü insanlığı dünyamızı kurtarabilme adına birleşme adına çaba harcayacağına, dünyasal felaketlerin yaratıcısı olarak yaşam ortamımız ve kaynağımız gezegenimizi mahvetme yolunda şuursuzca ilerlemektedir…
Dünya insanlığı korkunç bir bilinçsizliğin sarmalında… Rüyalarımıza girmesi gereken kâbuslarla yüz yüzeyiz… Bilimsel araştırmalar ve makaleler bu hazin duruma dikkati çekmeye çalışmakta… Israrla… Ama aldıran kim?… İnsanlık bir yengeç sepetinin içinde kendi kendini yiyip tüketmekle meşgul… Kıyametin belirtileri ifşa edilirken bile…

Pazar’lık: Turizm, eko, çevre ve astronomi

Yorumlar kapalı.