Ahmet Tolgay

Pazar’lık





   NÜFUSUN YAŞLANMASI: Verilere göre, Türkiye nüfusunun yüzde 15,1’ini genç nüfus oluşturdu. Böylelikle genç nüfus oranı Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en düşük seviyesine geriledi…
Türkiye İstatistik Kurumu’nun uyarıcı açıklamasına göre ülkenin yaşlı nüfusu giderek artıyor… Bunun nedenleri de elde edilen verilere göre şöyle yorumlanmakta: Ailelerin çocuksuz ya da tek çocuklu olmaya eğilim göstermeleri, boşanmaların artarken evliliklerin azalması ve tek başlarına yaşamayı yeğleyenlerin sayısında büyük artış olması… Bu konuyla ilgili yorumlarda, Türkiye’nin nüfusu 100 milyona ulaştığında başta emeklilik olmak üzere, sosyal fonların yoksullaşması nedeniyle, yaşlı haklarının riske gireceği, işgücünün ve dolayısıyla üretimin ve ekonominin kan kaybına uğrayacağı belirtiliyor… Ortaya çıkan bu olumsuz sonuçlar ise ülkenin sarmalına girdiği zor yaşam koşullarına ve ciddi ekonomik sorunlara bağlanıyor…
KKTC’de de durumun pek farklı olmadığı ortadadır… Geleneksel aile yapılarımızdaki ve anlayışındaki yaygın değişimlerin verdiği olumsuz sinyallerle yüz yüzeyiz… Az çocukla yetinme, boşanmalar ve tek başına yaşama eğilimleri nicedir sosyal yaşamımızın önemli gündem maddelerinden biri…
KKTC için bir diğer tehlike, ülkeye yönelen yabancı akımı nedeniyle demokrafik yapımızın geçirmekte olduğu değişimler… Gündeme gelen ve bekamızla ilgili olan bu önemli sorunlara karşı etkin bir mücadele başlatılacaksa öncelikle KKTC’nin nüfusunun belirlenmesi gerekir…

***
   LİMANLARIMIZI ONURLANDIRAN GEMİLER: Toplumsal tarihimizde “Hamidiye” ve “Savarona” gibi efsane gemilerin Mağusa Limanı’nı ziyaretleri ve o ziyaretler dolayısıyla Kıbrıs’ta yerin yerinden oynaması var… 1974’ten sonra Türk savaş gemileriyle sosyal ortamlarda buluşmamız tabii ki daha da sıklaştı… Özel günlerde, Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı muharip unsurlarından önemli gemilerin KKTC limanlarını ziyaret ederek halka açılmaları güzel bir gelenek olarak yaşamımıza yerleşti artık, ne kadar güzel…
19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor bayramı dolayısıyla Girne ve Gazimağusa limanları bu kez TCG Meltem (P-334), TCG Doğan (P-340) ve TCG Doğanay (S-351) Türk savaş gemilerini konuk etti… Gemilerin ziyaretçi akınına uğraması dikkat çekiciydi…
Ziyaretiyle KKTC’yi onurlandıran ve tepeden tırnağa duygulandıran TCG Nusret Müze Gemisi’nin Girne Limanı’nda yarattığı coşku ise halen tazeliğini koruyor… Efsaneleşerek tarih olmuş bu geminin Girne Limanı’nda halkın ziyaretine sadece iki gün açık tutulabilmesinin yeterli olmadığının yoğun duyumlarını da aldım daha sonra… Geminin o minik görünüşü, baştan başa yaşayan bir cesur yürektir aslında… Ve gemiyi ziyaret edip müzelik objelerini izleyebilenlerimiz bunu derinden duyumsadılar…
O yürek ki, Çanakkale Savaşlarının kaderini yiğit mürettebatının canı pahasına değiştirdi… Savaş tüm ölümcül şiddeti ile sürerken, 1918’de, 7 Mart’ı 8 Mart’a bağlayan gece Nusret mayın dökücü gemisi savaştaki en önemli ve en stratejik misyonunu gerçekleştirdi… Yüzbaşı Tophaneli İsmail Hakkı Bey ve Müstahkem Mevkii Mayın Grup Komutanı Yüzbaşı Hafız Nazmi (Akpınar) Bey komutasında düşman gemilerinin geceyi gündüze dönüştüren projektörlerine aldırmadan Anadolu yakasında, Erenköy’deki Karanlık Liman’a girerek denize 26 adet mayın bıraktı… Sessizce… Daha gün ağarmadan emperyalizmin istilacı devasa savaş gemileri ustaca bırakılan mayınlardan nasiplerini alarak arka arkaya ve çığlık çığlığa denizin dibini boyladılar… Emperyalizm, tahmin bile edemeyeceği büyüklükteki darbeyi, işte bu minik ve mütevazı gemiden yedi… Tam bir deniz faciası yaşadı…
Bir depoda köşeye konulmuş atıl vaziyetteki 26 deniz mayınını yüklenerek can avuçta denize açılan Nusret, hiç kuşkusuz mürettebatı kadar ünlüdür ve bu ününü savaş tarihine altın harflerle kazımıştır…
Dostum Mustafa Kortun, KKTC limanlarında yeniden beklenen Nusret’le ilgili özel bilgisini bana şu şekilde aktardı: “Orijinal Nusret mayın gemisi yıllar önce 1980’li yıllarda (70’li de olabilir) Gazimağusa Limanı’na kuru yük gemisi olarak gelmiş ve basınımızda da resimleri yayınlanmıştı… Gemi, sonraları Deniz Kuvvetleri tarafından satın alınarak yüzen müze haline getirildi. Daha ortaokuldayken ismini öğrenmiş olduğum Nusret’in, tüm yaşadıkları ve yaşattığı kahramanlıklarla Kıbrıs’a yeniden gelmesini dileyenlerdenim… Girne Limanı’nda geçirdiği süre, doyumlu bir zaman olamadı…”
Tarsus Belediye Başkanı Burhaneddin Kocamaz’ın da, bu efsane geminin restore edilip yüzen bir müzeye dönüştürülebilmesi adına yoğun çabaları olmuştur… Vefasından ve bilincinden dolayı, onu da takdir ve saygıyla anmalıyız…

Pazar’lık

Yorumlar kapalı.