Ahmet Tolgay

Okurlarımdan






Mehmet Mustafaoğlu (KKTC Los Angeles Fahri Temsilcisi): “İsviçre merkezli Euro-Med İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün son Gazze rakamları, zulmün inanılmaz boyutunu gözler önüne seriyor:

– 8.176 çocuk ve 4.112 kadın öldürüldü: Bunlar ölenlerin % 61’i…

– Öldürülenlerin %92’si sivil (20.031 kişiden 18.460’ı)…

– 1.730.000 kişi yerinden edildi: Gazze nüfusunun % 80’inden fazlası… Sadece 49 günde…

Bunun anlamı:

– Günde ortalama 167, saatte 7 – 8 dakikada 1 çocuk öldürüldü.

– Günde ortalama 377, yani saatte neredeyse 16 sivil öldürüldü.

Bunun 2’nci Dünya Savaşı sonrası tarihte çok fazla paralelliği olduğunu düşünmüyorum, muhtemelen de yoktur.

Referans olarak OHCHR’ye göre, Ukrayna’daki savaşta 20 ayda şu ana kadar 9.614 sivil ölümü kaydedildi. Nüfusun Ukrayna’dan 22 kat daha az olduğu ve yalnızca 49 günden (20 ay yerine) bahsettiklerimiz göz önüne alındığında, Gazze’deki bu savaş siviller için Ukrayna’daki savaştan 520 kat daha ölümcül…”

***

Alev Eleyan (Roman yazarı): “Hocam, 2003’ten beri bu toprak satışlar yapılıyor KKTC’de… İnşaat taşeronlarının yarısından fazlasının ortağı da yabancı. Matematiği geçtik, görüntü ortada. Parsellenmemiş toprak parçası kalmadı, özellikle de sahil şeritleri. Bir devletin toprağı ve onuru bu kadar ucuz olmamalıydı. Sorsak ‘ekmek parası’ diyecekler. Biz de şehit ve gazilerin kan hakkını talep ediyoruz. Ödeyebilecek bir babayiğit var mı?…”

***

Emine Boydağ Özter (Emekli gazeteci): “Üstadım çok yazdım çok konuştum, ama durum ciddi… İsrailliler yıllardır gelip benim tarla ve arsalarımı alıyor. Bana ‘sen bunları ek –  biç kullan, ben işlerimi yola koyunca gelip senden alacağım’ derler. Bunlar onlarca yıldır devam ediyor… Bazısı gelip alıyor inşaat yapıyor, bazısı halâ duruyor… Şu anda başka kişiler adına yürütülen inşaatların çoğu iyice incelenirse arkasından İsrailli aileler çıkıyor… İsrail’in en büyük özelliği ise gizliliği… Filistin’i de böyle yok ettiler. Burada aynı oyun oynanıyor… Benim malımı bugünkü rayicin çok üzerinde para ile alıyor… Ev benim üstümde… Ben hem parayı alıyorum, hem de yıllarca o evde oturuyorum…  Ta ki bir gün gelip beni oradan çıkarana kadar… Filistin’de ve burada bunlar yaşanıyor maalesef… İnşallah düzelir üstadım, saygılar.”

***

Mebrure Tahir Altuğ (Tıp doktoru): “Ortalık emlakçı dolu. Üstelik çoğu yabancı. Dün adaya gelen bugün emlakçı olur. Adanın şartlarını bilmeden emlak pazarlarlar. Ama en büyük yalanı da İsrailli ve Rus Yahudi’lerine attılar. Deprem bölgesindeki yumuşak arazi üstündeki apartmanları yüksek fiyata onlara sattılar. Bravo!…”

***

Hüseyin Bilgekul (Akademisyen): “Talep çok çok fazla… Talep aşırı, betonlaşma çok yoğun… Görünen köy, hiçbir kılavuz istemez. İskele’nin, vesairenin disiplinsiz şekilde aç gözlücesine yabancılara teslimi ortada. Bu teslimata kılıf uydurmaya hiç gerek yok. Tekrar ediyorum: Görünen Köy Kılavuz İstemez…  Mesela İskele Yöresi: Yüzde 90 üzeri yabancılara geçmiş durumda… 7-10 bin yerli nüfus, 50-100 bin yabancı…  Oh ne güzel gelişme!…  Yol yok, sokak yok, lağım sistemi yok… İyi ki burada yaşamıyor, satın alanlar. Yaşasalar ne olur memleketin hali?..

Ne bu acele?.. Memleketin tüm varlığını 20-30 senede harcama telaşı. Gelecek nesilleri, geleceği düşünen yok… Talebi kısma tedbirleri almak gerekirken, biz talebi daha da azgınlaştırıyoruz.

Memleket ‘KAPİŞARİ’ gidiyor. Bilinmezliklere, meçhule doğru… Ülkemiz zaten siyasi sorunları olan bir ülke…

Bilinmezliklere bu yelken açış niye?.. Ülkemizde yabancı olduk, nerdeyse tükenmek üzereyiz, tükenmek… Var mıdır bunun aksini iddia edebilecek?..

Kumanda hükümetlerin elinde olmalı… Bu satış işini kısmak, yavaşlatmak lâzım… Gerekli tedbirleri acil olarak almak lâzım. Memleketin tüm varlık ve zenginliğini bir nesil içinde ‘Har vurup, harman savurmak’ niye?..  Bu adapsız gelişimin, sosyal içerikleri, sorunları da olacak. Alt tarafı, avuç içi kadar bir ülke…

Çeşitli milletlere mensup kantonlar üretiliyor. Nasıl bir gelecek tahayyül ediyoruz?… İlgilenen yok, cevap veren yok… Bilinmezliklere yelken açıyoruz. Neyle karşılaşacağız?.. Bahtımıza, şansımıza…

Böyle planlama, böyle gelecek tayini görülmedi… Ülke emin ellerde, yolunu ve istikametini görerek yol almalı…  Bu ülke hepimizin, hem de gelecek nesillerin de…  Böyle gelişim olmaz… Görünen köy kılavuz istemez…  Herkes neler olduğunu görmektedir…  Şaşkınlık içinde seyretmektedir…

Memleketin bu KAPİŞARİ gidişine ‘dur’ demek gerek… Şu anki gidişata kılıf uydurmaya gerek yok… Gerçek herkesin gözleri önünde… İskele ovasının ortasında Las Vegas mı?…”

Okurlarımdan

Yorumlar kapalı.