Ahmet Tolgay

Mustafa Kemal’in hazin aşkı





Mustafa Kemal Atatürk’ün yaşam öyküsüyle ilgili anlatılar bitmez… Ta Selanik’teki doğumundan, “Mustafa” diye anıldığı günlerden başlayarak 57 yıllık ömrünü inanılmaz olayların zenginliğiyle dolduran onun gibi çok az insan vardır…
Onun özeline girildiğinde bilinen aşklarının yanında bilinmeyen aşklarının da var olduğu duyumsanır… O, hiçbir aşkında mutlu olamamış bir kimlik…
Aşklarının tümü hüzünle yoğrulmuş ve kırık, mutsuz sonlara ulaşmış… Evliliği bile sürdürülemedi, kısa sürede bitti…
17 Haziran 1898 – 12 Temmuz 1975 tarihleri arasında yaşayan İzmirli Latife Uşşakî, ya da Latife Hanım, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün ilk ve tek evliliğindeki eşiydi. 29 Ocak 1923 ile 5 Ağustos 1925 tarihleri arasında, iki buçuk yıl Atatürk ile evli kalmıştır Latife Hanım…

***

Tarih yazarı Murat Bardakçı’nın 1935 Eylül ayında Atatürk’e hitaben yazılan bir mektubu TC Cumhurbaşkanlığı arşivlerinde bulup kamuoyuna sunması, bu çok zengin yaşamın, aşka dair bir bilinmeyenini daha belgeleriyle ortaya çıkardı…
Murat Bardakçı’nın Cumhurbaşkanlığı arşivlerini karıştırırken karşılaştığı belge Atatürk’e hitaben yazılmış “Maide” imzalı özel bir mektuptur…
Maide Hanım, Atatürk’ün bilinmeyen ve genç yaşta ölen meçhul nişanlısı Selma’nın dayısının eşi, yani yengesidir…
Atatürk’ün nişanlısı Selma’nın yengesi Maide Hanım’ın üzerinde tarih bulunmayan mektubunun 1935 Eylül’ünde yazıldığı, arkasındaki resmi evrak kaydından anlaşılıyor (Cumhurbaşkanlığı Arşivi, 01016534-10 ve 11).
Maide Hanım mektubunda Mustafa Kemal’in genç yaşta vefat eden nişanlısı Selma’nın dayısının karısı olduğunu, kocasının ardından oğlunun da dünyadan ayrıldığını, 15 yaşındaki torunu ile yapayalnız ve sefalet içerisinde kaldığını yazıyor ve Atatürk’ten “Selma’nın ruhunu da sevindirecek” bir yardım talep ediyor.
Maide Hanım bu mektupta Atatürk’e “Türkiye Cumhurbaşkanı” diye hitap ediyor. Mektubu “Selma’nın dayısının refikası Maide” diye imzalıyor… Ve “Albay Halit köşkü, Erenköy (Sahrayıcedit)” adresini veriyor.

***

Oldukça hazin bir dille kaleme alınmış olan mektupta şöyle deniyor:
“Büyük kurtarıcı Atatürk’e, Türkiye Cumhurbaşkanı; büyük memleket işleri içinde yüce huzurunuzu rahatsız ettiğimden dolayı affınızı dilerim. Çok sevgili nişanlınız Selma’nın dayısının refikası Maide’yim.
Bahtımız olsaydı sevgili kızımız sağ kalır ve biz de bugün büyük insanın yakını olmaktan bahtiyar olurduk.
Onu kaybettik, seni yine başımızda bulduk.
Sevgilin Selma’nın hatırasına sığınarak düşkün bir zamanımda yüce varlığınızdan ufacık bir yardım diliyorum.
Kocam gümrük memurlarından Hulusi Bey’i, oğlum Esat’ı birbirini müteakip üç sene evvel kaybettim. 15 yaşında Duygu isminde torunumla yersiz, kimsesiz, en korkunç bir sefalet hayatı içindeyim. Torunum orta mektebi bitirdi. Lisede okutmaya, kocamdan kalan 15 lira maaşla okutmaya imkân yok.
Bütün Türk çocuklarının babası, Selma’nın şanlı nişanlısı büyük Atatürk’e sığınarak torunumun tahsilini ve benim de ihtiyar zamanımda sefaletten kurtarılmamı yüce varlığımızdan diliyorum. Uzatacağınız el bizi sefaletten koruyacak ve yalnız hatırası kalan kızımız Selma’nın da ruhunu sevindirecektir.”

***

Mustafa Kemal’in Rumeli’deki askerî öğrencilik yıllarında  nişanlanmış olması muhtemel görünen, ama evlenemeden genç yaşında vefat eden Selma Hanım hakkında isminden başka bir şey bilinmiyor… Onunla ilgili olarak şimdilik bu mektup dışında başka bir bilgi veya belge mevcut değil… Mektubu alan Atatürk’ün ise, eski nişanlısının ailesine maddî yardım yapıp yapmadığına dair herhangi bir bilgi ve belge yok…
***
Murat Bardakçı bu konuda ise şunları yazıyor:
“Bu bilinmezliğin sebebi ise, ciddî bir Atatürk biyografisinin maalesef hâlâ yazılmamış olması!.. Senelerden bu yana tekrar edip duruyorum: Devletin kurucusu hakkında bir kesim mesnetsiz suçlamalara ve hattâ hakaretlere devam ettiği; diğer kesim de ‘Mavi gözlerin ilhamıııı’, ‘Devrimlerinin getirdiği çağdaşlaşma azmimiiii’ yahut ‘İzindeyiiiiiz!’ gibisinden kutsallaştırıcı şablonların dışına çıkamadığı müddetçe doyurucu bir Atatürk biyografisi ortaya konamayacak ve sadece Selma Hanım’ın değil, daha başka kişilerin de Mustafa Kemal’in hayatındaki rolleri öğrenilemeyecek…”

Mustafa Kemal’in hazin aşkı
Yorum Yap

Yorumlar kapalı.