Ahmet Tolgay

Mülkiyet sancısı





Artık cesaretli girişimlerde bulunma zamanıdır…
Geçmişe nasıl sünger geçilir ki?.. Mülkiyet konusunda doğru sonuçlar üretebilmek için geçmişin dibini de mutlaka eşelemek ve gerçekleri gündeme taşımak gerekir… Bu yapılırsa mülkiyet konusunda terörist saldırılar başlatan Rum tarafı talan ettiği Türk mallarının altında kalır kesinlikle…
Rum tarafı listeler belirleyip birilerinin peşine düşerken Güney’de kalan mallarına karşılık KKTC’de 50 yıldır hiçbir şey alamamış insanlarımız da var… Bu adanın gerçek mülkiyet mağdurları işte onlardır… Onların hakkını arayacak hiçbir irade çıkmadı ortaya bugüne kadar, ne yazık…
Ki “onlar” dediklerim arasında maruz bırakıldığı mağduriyet karşısında kahrından ölen niceleri de vardır…
***
Güneyde bırakılan Türk mallarından kaynaklanan 6 milyar eşdeğer puanı kullanılmamıştır… Ve Maraş da orada atıl vaziyette duruyor hâlâ…
Girne’de ve Güzelyurt’ta neler olmuşsa Maraş’ta da olmalı ve bu yapılmalıdır artık… Zaten talebi olan Rum’un sorununu Taşınmaz Mal Komisyonu’nda çözebileceği Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından bir kez daha anımsatıldı ve vurgulandı şu son günlerde…

Bu bağlamda devreye girecek insaflı ve cesur bir iradeye gerek var… Çünkü o mülkiyet mağduru büyük kitlenin hakkını arayacak, ses getirici etkinlikler yapacak bir örgütü de yoktur… Kendi mağduriyetleri, acıları ve hüsranlı mülkiyet anılarıyla baş başa ve yalnızdırlar…
***
Bu yer değişimi, yani adanın iki ayrı coğrafi bölgeye ayrılması iki halk arasındaki anlaşmayla oldu… Dünyanın da onayladığı bir nüfus mübadele anlaşması var… Kim yadsıyabilir ki bunu?.. Bu uluslararası nitelikli anlaşmanın altındaki imzalar dönemin toplum liderleri Rauf Denktaş’la Glafkos Klerides ve Birleşmiş Milletler’e ait..
Gelgelelim Güneyli Rum çok kurnaz… On binlerce insanı göçmen olmuşken Türk tarafı dıştan tek kuruşluk yardım alamadı… Sadece Anavatanı Türkiye’den destek görebildi… Kendi yağıyla kendi ciğerini kavurma durumunda bırakıldı…
Rum tarafı ise 50 yıl boyunca bu nüfus mübadelesi anlaşmasına istinaden tüm dünyadan ve bilhassa AB’den her türlü yardımı aldı… Dış kaynaklarla inşa edilen evlere yerleşti ve ekonomisini tümden düzlüğe çıkardı… Toparlandıkça toparlandı… Zenginleştikçe zenginleşti…
Ondan sonra da sanki hâlâ göçmenlik koşullarındaymış gibi hak arama şahlanışlarına girişti…
Pes yani!.. Yavuz hırsız şimdi bir kez daha ev sahibini bastırıyor!..
***
Yüzyıldır kolonyalist faşist düzenlerle sömürülen, haklı ve meşru olan bir askeri müdahale sonrası da ağır ambargolara uğrayan bir toplumun zararlarının ödenmesi gerekirken bu açıkgözler bulandırdıkları suyun üstüne zeytinyağı gibi çıkmaya çalışıyorlar… O bulanık sularda balık da avlıyorlar… Nasıl bir dünya bu?..   Aslında yorumlar ve eleştiriler tüm bu gerçeklere uygun biçimde yapılmalı… Uluslararası toplum da bu durumları anlayabilmeli…
Ama ne yazık ki, bizim içimizdeki kimi düşünürler bile bunu yapmıyorlar… Bir yandan Batı hayranlığı, diğer yandan da kendi toplumsal mağduriyetlerini iyice bilmemeleri, ya da bilmek istememeleri nedeniyle sürekli ödün verme alışkanlığı adeta kurumsallaştırıldı…
Peki Güney’de bırakılan Türk mallarının durumu ne?.. Hiç değilse Rum medyasındaki haber ve yorumlardan olsun izleme zahmetine katlanır mıyız o malların durumunu da lütfen…
***
Rum’a her koşulda arka çıkan Batılılara gelince… Onlar öncelikle kendi açmazlarına baksınlar… Yalnız bu Kıbrıs adasında değil… Dünya genelinde yarattıkları kâbuslara baksınlar… Yürekleri varsa biraz da özeleştiri yapsınlar… Yoksa satın alınmış beyinlerle, koşullanmışlardan da onlara hiçbir hayır gelmez…
Kimi eleştirmenimiz Rum ağzı ile konuşmaktan fırsat bulsa, dünyayı da, tarihi de görecek… İkinci Dünya Savaşı’ndan önce Almanya’da, ki o zamanlar adı Danzig idi, savaştan sonra ise Polonya’ya kalan Gdansk’taki Alman malları ne olduysa, KKTC’deki Rum malları da işte öyle olmalı aslında…
Ha, bize çok daha yakın bir örnek istenirse Türk Kurtuluş Savaşı’ndan sonra Türkiye Cumhuriyeti ile Yunanistan arasında yapılan mübadele anlaşmasına ve o anlaşmanın kültür ve ilham yaratan mübadillerine bir bakılsın.

Mülkiyet sancısı
Yorum Yap

Yorumlar kapalı.