Dönemin Lefkoşa ABD Büyükelçisi John M. Koenig, Rum Yönetimi eski Başkanı Nikos Anastasiadis’le geçinemeyen bir diplomattı… Hafızalarımızı hele bir yoklayalım: Koenig, Anastasiadis’in samimiyeti olmayan kaypak bir adam olduğunu çevresine söylemekten çekinmez ve ABD çıkarlarına uygun bulmadığı politikalarını da alenen eleştirirdi… ABD’nin Lefkoşa’daki temsilcisine bu yüzden “istenmeyen adam” gözüyle bakılmaya başlanmıştı…
Koenig, Anastasiadis’in 2015’te Moskova’ya yaptığı ziyareti içine sindirememişti… Bakalım bu ziyaretle ilgili ne tür bilgiler istihbar etmişti ki, daha o günlerde Rum Yönetimi Başkanı Anastasiadis’e alenen “dostlarını iyi seçmelisin” uyarısında bulunmuştu… Anastasiadis de bu tavrı “diplomasi kurallarına aykırı” diye değerlendirince şiddetli bir polemik başlamıştı…
Anastasiadis’in, 2015 Moskova ziyaretinden hemen sonra Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in en önemli muhaliflerinden biri olan Rus politikacı Boris Nemtsov öldürülmesin mi?.. Koenig bu cinayeti de dolaylı olarak Anastasiadis’in Moskova ziyaretiyle ilişkilendiriyordu… Elindeki kanıtlar bakalım neydi!..
***
İşte geçmişte iz bırakan Anastasiadis – Koenig sürtüşmesi, Koenig’in kendi ülkesinde yayınladığı bir makale yüzünden son günlerde yeniden alevlendi… Anastasiadis, yazdığı makalede kendisine eleştirilerde bulunmayı sürdüren ABD’nin eski Lefkoşa Büyükelçisi’ne sert bir yanıt vererek onun hakkında “Amerika’nın Kıbrıs’taki Türk elçisi” ifadesini kullandı.
Amerikalı diplomat Koenig makalesinde Anastasiadis için “düzenbaz, kendini beğenmiş ve megaloman” ifadelerini de kullanmaktan çekinmedi…
***
Zamanlaması nedeniyle Anastasiaidis’in başı tabii ki fazlasıyla ağrıdı bu güncel Koenig saldırısından… Çünkü Anastasiadis tam da bu sıralarda Rum araştırmacı gazeteci Makarios Drusiotis’in “Mafya Devlet” adlı kitabındaki iddialarla uğraşmakta ve Rum yargı organının sorgulamalarına maruz kalmaktadır…
Drusiotis, Güney Kıbrıs’ta yok satan bu son kitabında, Anastasiadis Rejimi dönemini tüm olumsuzluklarıyla didik didik araştırarak, bizzat Anastasiadis’i de hedef alan çok ciddi suçlamalarda bulunmaktadır…
Hatırlanacağı gibi Anastasiadis “Mafya Devlet” kitabını toplatma girişiminde de bulunmuş, ne var ki Rum yargı organı bu girişimi durdurmuştu…
İşte Anastasiadis Tarzan’ı böylesine zor bir durumda iken, bir de eski ABD Büyükelçisinden gelen darbeyle sarsılmıştır… Anastasiadis’in “Türk Elçisi” dediği o adam Amerika’ya döndü, ama Anastasiadis’le hâlâ uğraşmakta berdevamdır…
***
Peki, ABD’li diplomat Koenig’e “Güney Kıbrıs Rum iradesinin başkanlığa getirdiği hangi siyasetçi düzenbaz, kendini beğenmiş ve megaloman değildir ki?” sorusunu sormak vacip olmuyor mu şimdi?.. Alın birini, çalın ötekine bu takımın…
Tassos Papadopulus çok mu düzgündü?.. Ya da şimdinin Nikos Hristodulidis’i dürüstlük abidesi mi?..
Ya Kıbrıs sorunu gibi duyarlı bir dünya sorununda müzakereleri oyun masasına dönüştürüp zamana oynayan tüm diğerleri?…
Asıl acı ironi şurada ki, bu bilinen ve onları tanıyanlarca ifade ve itiraf edilen tüm düzenbazlıklarına karşın hep ödüllendirildiler… AB ve ABD yetkililerinin “bizi kandırdılar” demelerine karşın Annan Planı referandumundan sonra AB üyeliğiyle ödüllendirilen de onlar oldu… Crans Montana Zirvesini yıkmalarından sonra yine ödüllendirilmediler mi nice teşvik ve olanakla?.. Hatta ABD silah ambargosundan da kurtarılmadılar mı?..
Kötülüklerin ve onursuzlukların ödüllendirilmesi sürdükçe bunların düzenbazlıkları, şımarıklıkları ve megalo- manyaklıkları da hep böyle sürüp gidecektir… Tecrübeler bunu söylemekte… (Yarın sürecek)





Yorumlar kapalı.