* UBP Genel Sekreteri Oğuzhan Hasipoğlu’nun tam zamanında yapılan tarihi çağrısı boşlukta kalmamalı: “Gelin çağdışı kalmış olan BM kararlarını kaldırmak için mücadele verelim…”
* Federasyondan farıyan nice ünlü federaliste tanık olmaya başladık… “Federasyon olmasa da olur” demeye başladılar… Bu boş ve sakıncalı hayalden çark etmek için ille de BM yetkililerinin “federasyon” sözcüğünü ağızlarına ve raporlarına almamaya başlamaları mı gerekirdi?..
* Rumlar bizimle Kıbrıs Futbol Federasyonu’nda bile birlikte olamadılar, siyasal federasyonda mı olacaklardı?!..
* Şehitler yatağı Gazze’de “ateş sağlandı” dense de yayılmacı ve kural tanımaz İsrail’in ahdine sadık kalacağına pek inanamıyorum…
* Sınırda, çöp torbalarına konulmuş 136 kilo etle yakalanan Rum “Fakirlere dağıtmak için getirdim” savunmasında bulundu… Sosyal hizmet aktivisti mi bu arkadaş, yoksa Kızıl Haç mensubu mu?..
* Bir Türk kasabın kaçak et konusundaki tek cümlelik yorumu ekranda: “Kaçak etler gelmese etin kilosu bin beş yüz liraya fırlar…”
* Bagajda KKTC’ye insan kaçıran taksici Rum tutuklanıp içeriye gönderildi… Bakalım o bagajlarda, ana – baba gününe dönüşen o kapılardan, daha neler kaçırılır KKTC’ye…
* Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek, Cumhuriyet Meclisindeki konuşmasında hastanedeki oto park sorununun masaya yatırılacağını söyledi… Bu sorun acilen masadan geçirilip erken çözüme gidilmeli… Otoparkta yer bulamayan yüzlerce hasta sağlığa ulaşamıyor… Olur mu öyle şey?..
* Çekilişler yapıldığı halde piyango ikramiyelerinin gelecek çekilişlere devretmesi de KKTC’ye özgü bir şey…
* Olağanüstü silahlanma paranoyasına bakılacak olursa, Rumlar bizimle müzakereye değil silahlı mücadeleye hazırlanıyorlar… Güney’deki sivil bilimsel kurumların bile vurucu mevzilere dönüştürülmekte olduğu BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in son Kıbrıs raporunda ifşa edildi..
* Donald Trump, hafta başında yeniden iktidara geliyor… Başımıza bela olarak gelmesin de!..
* Açıklanan şu ki, Kıbrıs’ta 422 kuş türü var… Yok ettiğimiz türlerin sayısı kaç acaba?..
* Gazze cehenneminde ateş kes sağlanırken, ABD’den Ukrayna’ya 500 milyon dolarlık yeni bir nakit yardım, İngiltere ve müttefiklerinden ise 30 bin dron gönderiliyor… Tuzu kuru emperyaller savaşı destekler, Ukraynalılar da savaşarak ölürler… Hiç değişmeyen dünya düzeni bu…
* 2024, 1850’den bu yana yaşanan en sıcak yıl olmuş… Anormal hava koşulları endüstriyel etkileşimle oluşan küresel ısınmaya bağlanıyor… Peki 1850’de böylesi bir endüstriyel küresel ısınma durumu var mıydı?..
* Haftanın öğüdü Pir Sultan Abdal’dan: “Ne mutlu eğri zamanda doğru yerde durabilene.”
* Demiş ki; “Kötü insanların türküleri yoktur.” Neşet Ertaş.
* Büyük harflerle yazılması gereken: KİBARLIĞIMIZI ACİZLİK VE ENAYİLİK OLARAK ALGIYANLARIN ÇIKTIĞI YER, KİBARLIĞIMIZIN SINIRIDIR…
* Temel’in dünyası: Kısa sürede büyük ama kuşkulu bir zenginliğe ulaşan Cemal yeni satın aldığı tersanesinde gerinerek gezerken; “Alın teri döktüm ben, alın teri” der… Tersane işçisi Temel öteden bağırır: “Hadi lan, bizim döktüğümüz popo teri mi buralarda?..” * Ve dizeler… Faruk Nafiz Çamlıbel’den: “Ne zaman yolda bir hana rastlasam irkilirim, / Çünkü sizde gizlenen dertleri ben bilirim. / Ey köyleri hududa bağlayan yaşlı yollar, / Dönmeyen yolculara ağlayan yaslı yollar / Ey garip çizgilerle dolu han duvarları, / Ey hanların gönlümü sızlatan duvarları!..”





Yorumlar kapalı.