Ahmet Tolgay

Kıbrıs’ta mülk ve kültür konusunda tarihi belge





“Mülk konusunda belgesel miras ve vasiyet…”

“Kıbrıs’ta mülk konusu ve nüfus mübadelesi…”

Yayınlanmış olan bu iki yazımdan sonra, mülk konusundaki üçlememin son yazısını sunuyorum bugün de…

Tarihten bir belgedir bu… 114 yıllık bir belge…

Müftü Mehmet Ziyai Efendi’nin Osmanlı Devlet yetkililerine 22 Şubat 1910 tarihinde gönderdiği bir mektup… İngiliz yönetimindeki Kıbrıs’ta sistemli biçimde Hıristiyanlaştırılan köylerde, hem mülkün ve hem de kültürün Rumlaştırılmakta olduğunu ifşa eden bir belge…

Cehaletin kol gezdiği Kıbrıs’ta, Rum Ortodoks Kilisesi’nin dalavereleri ile Hıristiyanlığı kabul eden Müslüman Türkler, mülkleriyle birlikte Rum halkı saflarına katılmaktadırlar…

***

Aynı zamanda toplumsal lider, ya da cemaat önderi konumundaki Müftü Mehmet Ziyai Efendi, şöyle diyor, bugünün Türkçesine çevrilen ve önemli önerileri de içeren mektubunda:   “Yüce Katına;

1- Müslüman olan halkı tümüyle Hıristiyanlaşmış köyler: Korfi, Lanya, Ayandihona, Monağrul, Doro, Monağri, Trimiklini, Limnad, Vavla, Ayyos, Anglisiya, Vavatsinya)

2- Müslüman olan halkı kısmen Hıristiyanlaştırılmış köyler: Milya, Hirinya, Pşahi, Yukarı Civiya, Aya Totoro, Girit Marot, Aya Merkur, Fasulla)

Yukarıda belirtilen köylere ve isimlerini bilmediğim daha birçok köylere ne yazık ki Hıristiyanlaştırma belası bulaştırılmıştır. Adadaki Müslüman halkın çoğu eğitim ve öğretim olanaklarından yoksun durumdadır. Özellikle merkezden uzakta bulunanlar Osmanlıcayı nerede ise konuşmaktan acizdir.

Böylesine aciz ve yoksun durumlardan yararlanmaya hayli istekli fırsat düşkünü papazlar ne yazık ki birçok Müslümanları aldatarak dinlerini ve mezheplerini değiştirmelerini başarabilmişlerdir. Bugünkü günde bile Ada üzerinde İslamiyet ve Osmanlılığı az bilen ve zararlı telkinler altında bulunan Müslümanlarımız az değildir.

Aldatma girişimlerinin önüne geçmek için ivedilikle alınabilecek önlemler arasında her zaman bulunduğu köyden başka bir köye atanmaktan sakınmayan; görevini yerine getirebilmede istenen özellikleri üzerinde bulunduran, aynı zamanda cahil kalmış Müslümanlara düşüncelerini ve bildiklerini kolayca anlatabilmek bakımından Yunancayı iyi bilen iki gezici öğütmenin sözü edilen köylerde görevlendirilmesi uygun olacaktır.

Adada bu görevi hakkıyla yerine getirebilecek, yani din ilimlerinin yanı sıra, diğer fen ilimleri üzerinde yeterince bilgili ve tecrübeli, hatta akıla dayalı veya ilahi delillere halkı inandırabilen, onlara düşündüklerini kanıtlayabilen; Yunancayı iyi bilen tek kişi olarak Baflı Sait Hoca’yı bu göreve aday olarak gösterebilirim.

Saygıdeğer efendim, Baflı Sait Hoca’nın hiç olmazsa şimdilik en çok muhtaç olan Baf ve Leymosun kazalarına olmazsa O’nun gibi başarılı olabilecek bir başkasının atanmasıyla az çok bu durumda gerek İslamiyet ve gerekse Osmanlılığa büyük bir hizmet yapılmış olacağını emir ve tensiplerinize saygı ile arz ederim.”

 

Kıbrıs’ta mülk ve kültür konusunda tarihi belge

Yorumlar kapalı.