Ahmet Tolgay

Kıbrıs sorunundaki Vasiliu faktörü





94 yaşındaki Yorgo Vasos Vasiliu, kalp yetmezliği ve buna bağlı diğer rahatsızlıkları nedeniyle Güney Kıbrıs Rum Devlet Hastanesi’nde yaşam mücadelesi veriyor…
Acil şifa dileklerimiz tabii ki onunla…
Bir Kıbrıs ünlüsünün, sağlığı nedeniyle, bir kez daha kimliğinin güncellendiği görülüyor tabii ki…
Ama bu olay nedeniyle Vasiliu’dan haber portallarında söz ederken onun sadece hekim raporlarıyla duyurulan sağlık olayına odaklanmak orada kalmak, Kıbrıs sorunundaki Vasiliu olayını, ki ben bunu “faktör” olarak algılıyorum, anlatmakta önemli eksiklikler içerir…
*
80’li yılların sonu… Yorgo Vasos Vasiliu, siyasete çok başarılı bir iş adamıyken perde gerisi teşviklerle girdi…  28 Şubat 1988 ve 28 Şubat 1993 yılları arasında Güney Kıbrıs’ın cumhurbaşkanı olarak görev yaptı.
Onun cumhurbaşkanlığı dönemi, Kıbrıs sorununda önemli gelişmelerin ve hatta kritik kırılmaların yaşandığı bir tarih kesitidir… Siyasete girerken, Mecliste etkili olabilmek için Rum siyasi partilerinden Birleşik Demokratlar’ı da kuran Vasiliu, Anglo Sakson emperyalizminin iş başına getirdiği önemli bir figür idi…
*
Vasiliu’yu Rum cumhurbaşkanlığına taşıyacak tantanalı kampanya tetiklenirken Anglo Sakson diplomasisi, bir yandan da Kıbrıs Türk halkının içinden çıkmış dünya çapındaki iş adamı Asil Nadir’e yönelmişti… “İkiniz de Kıbrıslı önemli iş adamlarısınız. Sen de Kıbrıs Türk halkının cumhurbaşkanlığına aday ol, sana seçimi kazandıralım… Kıbrıs sorununu hep birlikte bitirelim” baskısıyla karşı karşıya idi Londra’da işlerinin başındaki Asil Nadir…
Asil Bey o dönemde, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne yapmakta olduğu muazzam yatırımlarla ve Kıbrıs Türk halkının makus kaderini değiştirmekle dikkati üzerine çekmekteydi… Onun muazzam yatırımları sayesinde Kıbrıs Türk halkı, ivmesini bugünlere dek sürdüren, müreffeh bir yaşam kalitesini yakalamaya başlamıştı…
*
Durumlar böyle, iken kendisine sunulan öneri, ya da emperyal senaryo karşısında Asil Nadir ne yaptı?.. “Benim siyasete girme niyetim yok. İş adamıyım ve öyle kalacağım” demekle kalmadı o ısrarcı emperyallere… Kurucu KKTC cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’la derhal temasa geçerek tezgâhlanmakta olan emperyal oyunu da anlattı… Ona hem desteğini bildirdi ve hem de bağlılığını…
İşte olanlar da ondan sonra oldu zaten… Anglo Sakson emperyalizminin oyunu tutmayınca, senaryo yattı… Seçtirdikleri piyonları Vasiliu Denktaş’la karşı karşıya kalır… Anglo Sakson emperyalizmi o günlerde Denktaş’tan “Mr. No” diye söz etmekteydi…
Senaryonun yatması üzerine, inanılmaz komplolarla dünyanın en büyük iş adamlarından Kıbrıs Türkü Asil Nadir’in ipini de çekmekte tereddüt etmezler… Onu ekonomik krize sokarlar ve kredi kaynaklarına ulaşabilmesini engellerler. KKTC’ye de ağır ambargolar öngören insanlık dışı projelerini yürürlüğe koyarlar…
*
Anglo Sakson emperyalizminin, çıkarlarına hiç de uygun bulmadıkları Rauf Denktaş’ı götürmek için her yönteme başvurduğu bir dönem… İbrahim Erkan Manavoğlu, eniştesi Mustafa Çağatay’la ilgili bakınız şu enekdotu ulaştırdı bana bu bağlamda:
“Zamanın ABD Kıbrıs özel temsilcisi Melson Ledsky siyasetten ayrılan Mustafa Çağatay’ı bir akşam yemeğine davet eder. Ziya Rızkı’nın da hazır bulunduğu bu yemekte Çağatay’a KKTC cumhurbaşkanlığına adaylığını koymasını önerir ve bu amaçla gerekli maddi yardımı yapacaklarını vaat eder. Çağatay, ‘Benim halkıma hizmet etmem için cumhurbaşkanı olmama gerek yok’ diye bu çirkin öneriyi nazikçe ret eder…”
*
O günlerin kırılma noktalarının katlandıkça katlanan acılarını, gerek ülkemiz ve gerekse halkımız bugün oldu hâlâ çekmektedir…
Bana “Benim çevreme de, Denktaş’ın çevresine de CIA ajanları yerleştirilmişti” diyen merhum Asil Nadir’den dinleyip not aldıklarımı da, ilerideki yazılarımda nakledeceğim efendim…

Kıbrıs sorunundaki Vasiliu faktörü
Yorum Yap

Yorumlar kapalı.