Ahmet Tolgay

Kan Gölü İran’da olup bitenler





Küresel güncel konulardan biri de, bölgemizde patlayan şu İran dramı… Ve bu dramın  arka planındaki kışkırtıcıları ve onların doyumsuz hırsları..
Doğru dürüst haber ve bilginin bile alınamadığı korkunç derecede kaotik İran’daki gelişmeler öylesine hızlı seyretmekte ki, benim bu yazım önünüze geldiğinde bazı vurgularım güncelin dışına da düşebilir…
Yeni bir ihtilalin eşiğinde olduğunun sinyallerini karmakarışık bir ortamda ve gittikçe artan kanlı şiddet olayları içinde veren İran’daki şu çok güncel ayaklanmalar yığınla yoruma ve değerlendirmeye de kaynaklık etmektedir…
***
Bu ayaklanmaların perde gerisi de zaten su yüzüne çıkmakta gecikmedi… ABD’nin CIA’sının ve İsrail’in Mossad’ının da etkin rol oynadığı sarsıcı bir serüven tetiklendi İran’da…
ABD’deki Donald Trump markalı kovboy rejimi, Güney Amerika’daki petrol yatağı Venezuela ile birlikte bir diğer petrol yatağı Ortadoğu’daki İran’a da aynı zaman diliminde el koyma peşinde… Ne kadar da seri ataklardır bunlar!.. Trump, çılgın planlarını uygulamaya koymakta saniye bile yitirmiyor… Üstelik birkaç sahnede birden başrolü oynuyor küresel tiyatroda…
İran’a dönük eylemci siyasetini yürürlükte tutarken, Grönland’la, Kanada’yla ve bilhassa Küba ile de oyunlar tezgâhlıyor… İşgalci bir zihniyetin temsilcisi olarak küresel gündemin başrolünde soğuk mu soğuk narsist hamleler yapıyor… Dünyanın tek hakimi pzikozuna öylesine girmiş ki, dehşetle izlenen yeni bir Adolf Hitler figürünü çağrıştırıyor…
***
Dönelim tekrar şu kızgın İran dramına…
1979’daki Humeyni dinci İslam darbesinden bu yana Amerikan himayesinde sıtır edilen devrik Pehlevi sülalesi, ki bu sülalenin bazıları intihar etmek, bazıları da psikiyatrik tedavi görme durumunda da bırakıldı,  satranç masasında ön plana çıkarıldı şimdi…
Pehlevi’leri yeni baştan İran’ın başına gönderme senaryosu resmen uygulamaya konuldu…
İran’da ortalığı birbirine katmakta olan göstericilerin ayyuka çıkan sloganlarında da, ellerindeki pankartlarda da “Pehlevi” adı yankılanıyor…
***
Akıllara ziyan… Allah aşkına bu nasıl bir dönüşüm böyle?..
KKTC’de konuştuğum İranlı dostlarım ve hatta komşularım var… “Şahlık rejimi gelsin, bugünkü diktatoryal amansız baskıcı dinci rejimden çok daha iyi” diyorlar…
Yağmurdan kaçıp doluya tutulmaya hazır durumdalar yani…
İslami bir darbeyle devrilen Şah Rıza Pehlevi’nin oluşturduğu SAVAK şiddet ve istihbarat birlikleriyle İran halkına yaptığı zulmü unutacak kadar hafızasız  bir İran halkı olduğunu düşünemiyorum şahsen..
Mollaların çağdışı kafaları nedeniyle, zengin kaynaklı İran’ı iyi yönetemedikleri bir yana, emperyaller İran’ın da kaderini oyuncak yaptılar, çıkarlarına göre oynuyorlar… Aşikâr şekilde…
Pehlevi hanedanını yıkan onlar… Mollalardan umduklarını hiç de bulamayınca, üstelik Anglo Sakson emperyalizmini “şeytan” olarak tanımlayan koyu İslamcı bir rejimle yüzleşince, şimdi bu hanedanı yeniden İran’da işbaşına getirmeye çalışanlar da yine onlar…

 

***
Parantez açıp belirtmem gerekir ki, bugünün sürgün Pehlevi Ailesi koyu İsrail yanlısı bir konuma oturtulmuş durumda… ABD gücüyle İran’a dönebilmeleri ve iktidarda söz sahibi olabilmeleri halinde emperyalizmin bölüşme planlarının Ortadoğu’daki yeni piyonları olma potansiyeli kazandırılmış bir aile…
Bakalım su yüzüne çıkmış bu gerçekler karşısında, şu anda kanla yıkanmakta olan İran halkı kendi kaderini belirleme hakkını kendi demokratik bilinciyle kullanabilecek mi…
İran sadece doğal zenginlikleriyle değil, Ortadoğu’daki çok önemli stratejik konumuyla da önemli, kıymetli büyük ve güçlü bir ülke… Bu özelliğini, Avrupa’ya “pes” dedirten Pers imparatorluğu döneminden beri artırarak korumuştur…
Benim kişisel tahminim, batı emperyalizminin İran’da aradıklarını bulamayacağına dairdir… Ama İran halkı bu süreçte büyük acılar yaşayacaktır ne yazık…
***
Bu arada… İranlıları sakın ha Araplarla karıştırmayalım…Kültür farkları müthiştir.. İranlı ile Arap, birbirlerinden geleneksel olarak nefret ederler… Araplar İranlılar için dil ve kültür bilmeyen anlamında “acem”, yani “acemi” tanımını yaparlar… Üstelik “Acem” sözcüğü Arapçada aşağılama anlamındadır…
İranlıların Araplar hakkında ne düşündüğünü merak edenlere 1048 – 1131 yılları arasında yaşamış ve Şii – Zerdüşt İran kültürünün etkisinde kalmış doğulu efsanevi şair,  Ömer Hayyam’ın şu dizelerine bakmalarını salık veririm:
“Kahpe felek şu dünyanın işine bakar / Karnını çölde çekirge yiyerek doyuran Allah’ın Arab’ı /  Dünyayı yönetmeye kalkar…”

Kan Gölü İran’da olup bitenler
Yorum Yap

Yorumlar kapalı.