Ahmet Tolgay

Hesapsız günahlar aldırdın felek





* Başbakan Ünal Üstel, hazirandan sonra bizi çok güzel günlerin beklediğini söyledi… Sakın geç kalma, erken gel ey haziran… Gözlerimiz aha takvime mıh misali çakıldı…
* Açıklama o ki, Lefkoşa Metehan sınır kapısı düzenlemesi bizim tarafta haziranda tamam imiş… Da, karşı taraf tamam mı?.. Ne gezer!.. Geçişleri gittikçe zorlaştırıyorlar da…
* Güney’e geçişler Kuzey’i ciddi şekilde sollamaya başladı… Rüzgârın ters döndüğüne dair ciddi belirtiler var… KKTC ticaret dünyasının şapkayı önüne koyup düşünmesinde cidden yarar var…
* Güney’e acil işleri için gitme ihtiyacında olanların yanında, TV ekranlarında “para yemeye gidiyorum” ya da “hava almaya gidiyorum” diyenler de var ki, bunlar da o izdihamın saçma nedenlerine işaret ederler…
* Bakla ayın zam şampiyonu… Baklava değil ha, bakla, bakla!…
* 40 günde 5 ciddi iş kazası… Bunlar sadece kayıtlara geçen… Kayıt dışılığın ve denetimsizliğin kol gezdiği bir ülkede başka ne beklenir ki?!..
* Patlak veren birçok toplumsal sorunda, liyakatsizliğin çirkin yüzü sırıtır… Şimdi de sahte üniversite diplomaları tartışılır oldu… Sahte diplomalılarla liyakat mı oluşturulabilir?
* “Âlim sanma her gideni mektebe / Ahlâk yoksa, yok ilimde mertebe / Ne fark eder, tutup cübbe giydirsen / Paye versen, kitap yüklü merkebe…” (Teşekkürler Osman Şan)
* “Gel de Ziya Paşa’nın şiirini anımsama: ‘Ne günlere kaldık, ey gazi hünkâr, / Katır defterdar oldu, eşek mühürdar.” (Teşekkürler Hüseyin Kırmızı)
* “Adamlar bize sahte devlet sahte devlet dedikçe biz de onların bu dediklerini doğrularcasına devlet olarak elimizden geleni yapıyoruz. Bravo bize!!..” Teşekkürler Aydın Erhuy.
* Donald Trump; Rusya’yı, NATO üyeliğinin faturasını ödemeyen ülkelere saldırmaya teşvik ederim” dedi… Rusya’yı saldırtacağına sen saldırsana!..
* Tecrübe, en yüksek pahayla kazanılan nimettir… Değerini ve kullanımını iyi bilelim…
* Allah herkese akıl verir… Verilen o aklı kullanabilme becerisi, ancak akıl sahibine aittir..
* Kurtlar sofrası kuranlar, gün gelir o sofranın menüsü olur…
* Yerleşik kültürü değiştirmek devrimlerin en zorudur… Çünkü yerleşik kültür genlere işlemiştir bir kere… Genetiği değiştirmek ne mümkün…
* Haftanın öğüdü Charles Buxton’dan: “Çoğu kez en güçlü eleştiri hiç ses çıkartmamaktır.”
* Demiş ki; “Karakteri zengin olanın tercihi sadeliktir…” Leonardo Da Vinci.
* Büyük harflerle yazılması gereken: BANGIR BANGIR BAĞIRANLARIN SESİNİN DUYULMAMASI NE KADAR KÖTÜ, NE KADAR HAZİN!..
* Temel’in dünyası… Gittikçe pahalı olan yaşam karşısında Temel’in psikolojisi bozuldukça bozulmaktadır… Durumlar cep delik, mintan delik… Tutar bir psikiyatriste gider moralini düzeltebilmek adına… Psikiyatrist bir yandan onu sorgular bir yandan da devamlı “farzet ki çarşıda her şey bedava” deyip durur… Seans biter ve psikiyatrist faturasını Temel’in önüne sürer… Faturadaki yüksek rakam karşısında gözleri fal taşı gibi açılır Temel’in… Sonra toparlanır, faturayı geri uzatırken der ki psikiyatriste; “Farzettim ve farzet ki, bu da bedava…”
* Ve dizeler… Neyzen Tevfik’ten: “Rehbersin dedin ben ise kördüm, / Elimle başıma çok çorap ördüm / Kendimi bıraktım âlemi gördüm, / Hesapsız günahlar aldırdın felek!…”

Hesapsız günahlar aldırdın felek

Yorumlar kapalı.