Ahmet Tolgay

Güncel çeşitleme





PROFİL BOZUKLUĞU: Utanç verici bir sürecin içinde dolu dizgin gider olduk…
Devlet hizmetlerinde sorumluluk verilen yüksek profilli kişilerin itham edilmeleri, tutuklanmaları, yargılanmaları ve mahkûm edilmeleri devlet profilini de, toplum profilini de zifiri karanlığın dipsizliğine çekiyor…
Göz göre göre hem de…
Sorumluluk duygusuna sahip her erdemli kişi kaygılı…
Kamu hizmetleri dışında, iş dünyasındaki o düzensizlikten etkilenme durumları ise ayıplı yaşamların bir başka yüzü…
Polisin de başa çıkmakta zorlandığı suç kolları, baronlarıyla, şantajcılarıyla, tetikçileriyle, haraççılarıyla, mafioslarıyla yeraltı örgütlenmesine giderek toplumsal huzura kastediyor…
Bir temiz eller operasyonu ile bu aşırı kirlenmeye “dur” diyecek ve her şeyi sil baştan yaparak ahlâklı düzeni yeniden tesis edecek, toplumu hafızalarda kalan o masumiyet yıllarına yeniden kavuşturacak toplumsal ve güçlü bir iradeye ihtiyacımız var…
Hem de acil bir ihtiyaç…
Yoksa bu gidişle bizi dışımızdaki düşman değil, içimizdeki ahlâksızlık düşmanı yok edecek…
Görünen berbat köy, elbette ki kılavuz istemez…
***
UTANÇ BARİKATLARINA DÖNÜŞ MÜ?: KKTC Cumhurbaşkanlığı, Metehan Geçiş Kapısı’na ilave şerit ve yaya yolu eklenmesi için yol çalışmalarının başladığını duyurdu…
Bu duyurunun hemen arkasından Avrupa Komisyonu, Metehan Geçiş Kapısı’nın genişletilmesine finansman sağladığını açıkladı…
Çalışmalar 30 Ocak 2026’ya kadar 07.00-17.00 saatleri arasında yapılacak… Bakın işte, Türk tarafı, AB’nin de desteği ve onayı ile kendine düşeni yapıyor…
Ya karşı taraf?..
Geçiş kapılarında Rumlar tarafından çıkarılmaya başlanan zorluklarla nasıl başa çıkılacak?..
Tek taraflı olmuyor bu işler… Metehan sınır kapısının düzenlenmesine teşvik sunan AB bu durumla da ilgilenmeli…
Sınır kapılarını kullanan herkes, kapılarda görevli Rum polislerinin son zamanlarda keyfi uygulamalarda bulunarak buraları utanç barikatlarına dönüştürmelerinden yakınır oldu…
Bakın bir okurum bu konuda neler yazmış adresime: “Güneyden kuzeye geçerken 2 saatlik kuyruğun sebebini yazıyorum.
Güney muhaceretteki 60’lı yaşlarındaki kadın ağır çekimli film yavaşlığında kimliğimi aldı, kayıt için makineye koydu, ekrana gözlerini kısarak baktı, sonra yavaşça klavyeye bastı (sanırım görüntüyü kaydetmeye çalıştı), sonra ekrana yine baktı… Sonra yine klavye tuşuna bastı vs vs…
İş yavaşlatmak için birileri kesin yaşlıları görevlendirir ve ‘yavaş yapın’ diye de talimat verir. Güney muhacereti geçtim, ara bölgeden bizim kontrol noktasına kadar olan yol bomboş idi… Yani bizim gençler bir kimlik denetimini güneyin muhaceretine göre 3-4 kat hızla yapar…”
***
MASADA ÇÖZÜME NASIL ODAKLANMALI?: KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman tekrarladıkça tekrarlıyor ki, çözüme odaklı müzakere istiyoruz…
Bu dans ikili yapılır…
Müzakere masasını zamana oynama tahtasına çeviren Rum tarafının istenciyle örtüşmeyen bir istektir bu bizimki…
62 yıldan bu yana yürütülen müzakerelerde bu kronik Ortadoğu sorunu çözümün eşiğine her geldiğinde Rum kıvırdı ve her şey yeniden sil baştan oldu…
Uzlaşmaz Rum kıvırdıkça uluslararası alanda ödüllendirildi ve şımartıldıkça şımartıldı…
Uluslararası alanda adalet de yok çünkü… Sadece çıkarcılık var..
Kendimizi haklı çığlığımızla dünyaya anlatamayışımızın önemli nedenlerinden biri de bu… Kaale  alınmıyoruz…
Çözüme odaklı müzakere için bu son derece kesin ve katı Rum tavrının değişmesi gerekir, işte bu jeopolitik koşullarda…
Bu değişiklik nasıl sağlanabilir esas ona bakmalı ve bu bağlamda yeni seçenekler ve de siyasetler üretmeli…

Güncel çeşitleme
Yorum Yap

Yorumlar kapalı.