Ahmet Tolgay

Fatih ve İstanbul’un fethi





“Delikanlım; işaret aldığın gün atandan / Millet yürüyecek arkandan / Sana selam getirdim Ulubatlı Hasan’dan / Sen ki, burçlara bayrak olacak kumaştansın / Fatih’in İstanbul’u fethettiği yaştasın…”
***
Gençliğe ilham verme adına Türk edebiyatında pırıldayan bu dizeler, 21 yaşındayken İstanbul’u fethederek dünya tarihinde yeni bir çağ başlatan Fatih Sultan Mehmet’i de bir gençlik idolü olarak kutsayıcı niteliktedir…
Bugün İstanbul’un Türkler tarafından fethinin ve Doğu Roma İmparatorluğu olarak da 1453’e dek süregelen 1000 yıllık efsanevi Roma İmparatorluğu’nun da çökertildiği günün yıl dönümüdür…
Anımsatmak gerek ki, 3 Mayıs, Fatih Sultan Mehmet’in Venedik entrikalarıyla 49 yaşında zehirlenerek öldürüldüğü günün yıl dönümüydü… Yine Mayıs ayı ve bugün ise onun çökerttiği Roma İmparatorluğu’nun enkazını Osmanlı İmparatorluğu’nun başkentine dönüştürme sürecini başlattığı gündür…
***
İstanbul’un başkent olarak belirlenmesi çok isabetli bir karar idi… Çünkü hızla yayılmaya başlayan Türk İmparatorluğu’nun tam da merkezi konumundaydı…
Fatih sadece İstanbul’u fetheden, bir çağı kapatıp yeni bir çağ açan cihangir değildir… O aynı zamanda Osmanlı Türk imparatorluğunu kuran dehadır… Karadeniz, Anadolu’nun tümü ve Balkanlar onun döneminde fethedildi…  İstanbul’un fethinde kullandığı topları ve uyguladığı stratejiyle dünya savaş tarihinde de çığır açan Fatih Sultan Mehmet, tasarladığını mutlaka gerçekleştiren kararlılığıyla da tarihte bir irade sembolü olarak sivrilir…
İkinci Mehmet, Osmanlı İmparatorluğu’nun yedinci padişahıdır… Türk tarihinde “Mehmed-i Sânî” adıyla da anılır… Avrupa’da tanınan adı ise “Grand Turco” (Büyük Türk) veya “Turcarum Imperator” (Türk İmparatoru)’dur… 49 yaşında vefatına kadar 32 sene boyunca hüküm sürmüş ve yaşamını muhteşem hamleler ve fetihlerle zenginleştirmiştir…
***
Genç yaşta ölümüne dair bazı ayrıntılar: Fatih Sultan Mehmet, 26 Nisan 1481 günü sefere çıkmak üzere yola çıktı… Ama kronik hastalığı gut şiddetli ağrılarla nüksetti. Gebze’ye götürüldü… Sancıları dayanılmaz boyuta gelen ve tedaviye de cevap vermeyen Fatih, 3 Mayıs Perşembe günü saat 16.00 sularında vefat etti. O dönem tutulan yerli ve yabancı pek çok belgeye göre Fatih’in ölüm nedeni kayıtlara gut hastalığı olarak geçti. Ne var ki Osmanlı tarihi konusunda çalışmalarıyla ünlü Alman tarihçi Franz Babinger, yabancı arşivlerde bulduğu bazı belgelere dayanarak Fatih’in zehirlenmiş olduğu görüşünü ortaya attı. Aynı belgelerde Fatih için düşmanları tarafından 12 ile 15 kez suikast girişimi düzenlendiği, son girişimde de Fatih’e bitkisel bir ilacın verildiği ve bu ilacın padişahın bağırsaklarını tıkadığı belirtiliyor. Bu arada Fatih’i öldürmek için yapılan planlara dair belgelerde katil olarak Fatih’in hekimi, aslen Venedikli bir Yahudi dönmesi olan sarayın baş doktoru Yakup Paşa işaret ediliyor…
***
Fetihte 80 bin askeri yöneterek dünya savaş tarihine dehasıyla imzasını atan Sultan Mehmet, meşhur Macar silah ustası Urban dahil olmak üzere bir grup mümtaz mühendis ve mucit topladı… Onlara devasa topları inşa etme görevini  verdi. Bu yaklaşımı, şehri fethetmedeki başarısının belirleyici faktörlerden biri olacaktı.
Hazırlıklar tamamlanmak üzereyken Mehmet, Bizanslılara sulh yoluyla teslim olmaları için bir ültimatom verdi. Avrupa’dan Haçlı destek alabileceğine inanan Bizans İmparatoru XI. Konstantin Palaiologos bu barış teklifini geri çevirdi… Oysa Vatikan, Bizans’ın Ortodoksluğu bırakıp Katolikliğe geçmesi gibi ruhani bir gaflet içindeydi ve bu koşulunu öne sürüyordu… Konstantin’in yardımına gelebilen Avrupalı Haçlı gruplar, kenti savunmak için yetersizdi…
***
6 Şubat 1453’te, 4 müthiş ay sürecek Konstantinopolis kuşatması başladı.
Sultan Mehmet taarruzunu üç dalga halinde başlattı. İlki, kolayca püskürtülen, ancak savunucuları  yoran Başıbozuk ve Azap piyadeleri tarafından gerçekleştirildi… Nizami piyade tarafından gerçekleştirilen ikinci taarruz dalgası esnasında, devasa Osmanlı topları dış surların bir bölümünü yıkmayı başardı. İkinci dalga da püskürtüldü… Ancak surdaki gedikten hızla yararlanan Mehmet, şehre son hücumun öncülüğünü yapmak için çok iyi eğitilmiş yeniçerilerini gönderdi.
Çatışmalar sırasında Bizans komutanı Giustiniani’nin öldürücü şekilde yaralanması, Bizans’ın moralini bozmuş ve Yeniçerilerin bir dayanak oluşturmalarına ve duvara bayraklarını dikmelerine olanak vermişti. İmparator Konstantin, adamlarını son bir çabayla yönetmeye çalıştı, ancak çarpışmada o da ağır yaralanarak düştü ve savunucular bozguna uğramaya başladı. Böylece, 29 Mayıs 1453’de, efsanevi Konstantinopolis’in zaptı gerçekleşti.
 

 

Fatih ve İstanbul’un fethi

Yorumlar kapalı.