EGEMEN EŞİTLİK: Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis, cuma günkü üçlü görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, “BM kararları bağlamındaki siyasi eşitliğe ilişkin BM’nin açıklamasında yer alan ifade özellikle önemli” dedi…
Öyle mi?
Uyanık Hristodulidis kelime oyunları ile kimseyi aldatmaya çalışmasın…
Kıbrıs Türk halkı için asıl önemli olan EGEMEN EŞİTLİK’tir…
Maronitler’in de siyasal eşitliği var… Baksanıza tek milletvekili ile Rum Meclisinde temsil ediliyorlar!
Kıbrıs Türk halkı, çetin bir varoluş mücadelesi sonucunda 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kurucu ortağı olan etnik ve özgün halktır… Egemenlik hakkı da oradan gelir… Maronit azınlığı asla değildir Kıbrıs Türk halkı…
Tarihi süreçten daha ne kadar dışlanacak bu egemen Kıbrıs Türk halkı?
Bu komploya mutlaka “dur” demeli…
Bu komploya “dur” diyecek olan da EGEMEN EŞİT İKİ DEVLET tezinin kararlılıkla sürdürülmesidir…
Rum tarafı pespayece çaldığı devlette bizi eşit egemen ortak olarak ısrarla istemiyor ve “yamalama” çağrısı yapıyor mademki! Daha ne?
Ankara’ya dönelim: Türkiye Savunma Bakanı Yaşar Güler, Kıbrıs’ta cuma günkü buluşma gerçekleşirken, TBMM Genel Kurulu’nda kürsüdeydi ve şu vurguları yapmaktaydı:
“Kıbrıs’ta eşit, egemen ve iki devletli, kalıcı bir çözümü savunuyor, Kıbrıslı soydaşlarımızın haklarını görmezden gelen hiçbir anlaşma ve girişimi kabul etmiyoruz. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin siyasi etkinliğini artırma ve dış desteklerle askerî kapasitesini geliştirme adımlarını da yakından takip ediyor, millî güvenliğimiz açısından değerlendirerek gerekli tedbirleri alıyoruz.
Şu bir gerçek ki Türkiye hem uluslararası hukuktan doğan garantörlük hakları ve hem de tarihî sorumlulukları gereği Kıbrıs Türkü’nün güvenliğini, egemenliğini ve meşru çıkarlarını koruma azim ve kararlılığındadır.”
*
ERHÜRMAN KARARLILIĞIN ÖNDERİ OLMALI: Bir sel felaketini daha geride bıraktık, ama geleceğe dair bu bağlamda güvencemiz yok…
KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, güncel durum tespitlerinden sonra yapılması gereken açıklamayı kamuoyuna mealen şöyle sundu: Derlenen raporlar ışığında olası sel felaketlerine karşı bir eylem planı çıkarılmalı…
Tabii ki, sadece çıkarılmakla kalmamalı o eylem planı… Kimsenin gözünün yaşına bakılmadan kararlılıkla yürürlüğe de konulmalı…
Tufan Erhürman’ı da bu kararlılığın başında duran hiç ödünsüz KKTC Cumhurbaşkanı olarak görmek isteriz…
Doğaya karşı inadına yapılaşmanın ve duyarsızlığın sürmesi halinde bizi ve ülkemizi çok daha büyük felaketlerin beklediği ortadadır…
Geçmişte yaşanan ve tarihimize “felaket” olarak geçenlere baktığımızda böylesi bir doğa şamarıyla ilk kez karşılaşmadığımız ve sözü edilen eylem planının hazırlanıp acilen devreye konulmaması halinde her şiddetli yağışta boyutları daha da büyüyen felaketlerin ortasında kalacağımız gün gibi ortadadır…
Ve herkesin emin olduğundan eminim ki, tarihe geçmiş eski doğa felaketlerinin arkasından da raporlar ve hatta eylem planları yapılmış, ama bunların tümü tozlu raflarda unutulmuştur…
Şimdi bir eylem planı daha yapılacaksa, tozlu raflardan indirilecek evrak-ı metruk eden de mutlaka yararlanmalı…
Toplum olarak en acı zaaflarımız, kararsızlık, eylemsizlik, duyarsızlık, nemelazımcılık ve hafızasızlıktır…
Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın bu kez kararlılığın önderi olması gerektiğini işte tam da bu yüzden vurguluyorum…
O çok acı zaaflarımızın aşılabilmesi için…





Yorumlar kapalı.