Üreticilerden çağrı: Süte zam yapılsın



featured


Hayvan Üreticileri ve Yetiştiricileri Birliği Yönetim Kurulu üyesi Mehmet Çetereisi, girdi maliyetlerinin her geçen gün arttığına dikkat çekerek, üreticilerin taleplerini açıkladı.

“Hayat pahalılığı süt fiyatına yansıtılsın”… Hayvan üreticisi Mehmet Çetereisi, “Asgari ücret, hayat pahalılığına göre hesaplandı, buna bağlı olarak herkesin maaşına yüzde 52 oranda artış yapıldı. Bizim sütümüze ise sadece yüzde 11 zam oldu, o da eridi. Hayat pahalılığı oranına göre bizim de sütümüze zam yapılsın.” dedi.

Cemre CEMALİ

Ülkemizde üretim yapmak, maliyet artışları yüzünden her geçen gün daha da zorlaşıyor.

Geçimini hayvancılıkla sağlayan hayvan üreticileri, her geçen gün maliyetlerin artmasından ve tüm zorluklara rağmen ürettikleri ürünün değer bulamamasından dert yanıyor.

Öyle ki; iki yıl önce kasaba sattığı her inek başına 3 TIR balya alabilen hayvancı, şimdilerde sattığı bir inekle 1 TIR balya alamıyor. İki yıl önce 1 litre sütle 13 kilogram balya alabilen hayvancı, şimdi sadece 3 kilogram balya alabiliyor. Yine iki yıl önce sattığı 1 litre sütün 12 kw elektriği karşıladığını anlatan üreticiler, günümüzde1 litre süt karşılığında sadece 3 kw elektrik alabildiklerini söylüyor.

KIBRIS’a konuşan Hayvan Üreticileri ve Yetiştiricileri Birliği ve Kıbrıs Türk Süt Endüstrisi Kurumu (SÜTEK) Yönetim Kurulu üyesi Mehmet Çetereisi, girdi maliyetlerinin her geçen gün arttığını ifade ederek, “Aradaki farkı kapatmak ve girdi maliyetlerini karşılamak için ben dahil hayvan üreticilerimiz anaç hayvanlarını kasaplara veriyor. Çünkü artık süt, hiçbir şeyi karşılamıyor.” vurgusu yaptı.

“Üreticinin girdi maliyetleri daha çok arttı”

Mehmet Çetereisi, halkın et ve süt ürünlerini evlerine götüremediklerine yönelik şikâyetlerini dile getirdiğini anımsatarak, “Bakıldığı zaman marketlerde fiyatı artan ürünler sadece süt veya et değil. Yurtdışından gelen ürünlerin fiyatı daha çok artmış durumda. Üstelik tarımsal ve hayvansal anlamda üretim yapan üreticinin girdi maliyetleri daha da artmıştır.” dedi.

Çetereisi, hayvancının üretim maliyetlerinin her geçen gün arttığını ve ürettiği ürünün karşılığı olarak alım gücünün azaldığını ifade ederek, 2 yıl öncesine göre kıyaslamalar yaptı.

Hayvancının iki yıl önce kasaba sattığı her inek başına 3 TIR balya alabildiğini söyleyen Çetereisi, 1 TIR (20 ton) balyanın şu anki fiyatının 100 bin TL, bir ineğin fiyatının ise 65-70 bin TL olduğunu ifade etti.

“Bir inekle 1 TIR balya alamayacak durumdayız”

Çetereisi,“1 TIR balya alabilmek için 1.5 inek satmamız gerekiyor” diyerek, tek bir inekle 1 TIR balya alamayacak duruma geldiklerine dikkat çekti.

İki yıl önce 1 litre süt verdiklerinde 13 kilogram balya alabilirken şu an sadece 3 kilogram balya alabildiklerini belirten Çetereisi, “iki yıl önce süt kurumuna bir litre süt verdiğimizde 12 kw elektrik alabiliyorduk, şimdi 3 kw elektrik alabiliyoruz. Bütün girdi maliyetlerimiz bu şekilde artmış durumda.” dedi.

Çetereisi, hayvancının hammadde, petrol, ilaç, veteriner hizmetleri, amortisman giderleri gibi bütün harcamaların dövize endeksli olduğunu, ancak üreticinin Türk Lirası(TL) ödendiğine dikkat çekerek, “Verdiğimiz süt için 45 gün sonra TL bazında ödeniyoruz. Borsada sütün taban fiyatının yüzde 10 altında alma hakları var ve zaman zaman borsada da SÜTEK’e litre başına vermemiz gereken 16 TL taban fiyatının da altında veriyoruz sütümüzü.” ifadelerini kullandı.

Hayvancının litresi 14,5 TL olan sütüne 16 Ocak’ta 2 TL zam yapıldığını ve sütün litresinin 16,5 TL’ye yükseltildiğini belirten Çetereisi, bu zammın yüzde 11 oranına denk geldiğini ancak sonrasında asgari ücrete yapılan zam ve döviz kurlarının yükselmesi gibi unsurlara bu zammın hiçbir anlamı kalmadığını dile getirdi.

“Sütümüze de hayat pahalılığı oranına göre zam yapılsın”

Çetereisi, süte yapılan 2 TL’lik zamdan sonra bütün girdi maliyetlerinin daha da arttığına dikkat çekerek, şöyle devam etti:

“Asgari ücret, hayat pahalılığına göre hesaplandı, buna bağlı olarak herkese yüzde 52 oranda artış yapıldı. Bizim sütümüze ise sadece yüzde 11 zam yapıldı. Piyasada yüzde 50 hatta yüzde 100’ün üzerinde zamlar oldu.

Bize verdikleri yüzde 11 artış da eridi. Hayvancı şu an bitmiş durumda. Devlet, İstatistik Kurumu’nun verdiği hayat pahalılığı oranına göre bizim de sütümüze zam yapsın. Biz de aynı memlekette yaşıyoruz.”

Çetereisi, süt zammı almadan önce asgari ücret zammının da henüz geçerli olmadığını anımsatarak, o güne kadar SÜTEK’e verdikleri 1 ton sütün bir asgari ücretten 500 TL fazla paraya denk geldiğini, ancak ocak ayında süte yapılan zam ve sonrasında asgari ücretin değişmesiyle şu an 1.5 ton sütün bir asgari ücrete denk geldiğini açıkladı.

Hayvancının bakanlığa ve süt hesaplarını yapan müdürlerine hiçbir güveninin kalmadığının altını çizen Çetereisi, “Bu hesaplarla vakit öldürmek istemiyoruz. Süt zammından önce sattığımız 1 ton süt ile şimdi sattığımız sütün karşılığında ne alabildiğimize bir baksınlar.” şeklinde konuştu.

Çetereisi, eskiye oranla mezbahalarda daha fazla inek kesildiğini kaydederek, şunları kaydetti:

“Aradaki farkı kapatmak ve girdi maliyetlerini karşılamak için ben dahil hayvan üreticilerimiz anaç hayvanlarını kasaplara veriyor. Çünkü artık süt hiçbir şeyi karşılamıyor. Ben, başka ne iş yapayım? Adamlar sahte diplomalarla ülkeyi yönetirken, ben Türkiye’den ve İngiltere’den aldığım gerçek lisans diplomalarıyla hayvancılık yapıyorum ve bu durumdayım.”

“Çiftlikler kapatılıyor”

Küçükbaş hayvancılığın tamamen bitmek üzere olduğunu, bu nedenle hellim tescilinin de hayal olacağına işaret eden Çetereisi, şöyle devam etti:

“Büyükbaş hayvancı da yavaş yavaş kapatmaya başladı, sadece benim köyümde 3-4 tane çiftlik kapatıldı. Et, süt yiyemiyoruz diyor halkımız. Hesapta bizi idare edenler de bunu fırsat bilerek süt fiyatımızı baskılıyor. Böyle devam ederse büyükbaşlar da kesildiği zaman ülkede üretim bitmiş olacağı için hepsi ithal gelecek, o zaman halk şimdi yediğinin iki katı fiyattan yiyecek.”

0
mutlu
Mutlu
2
alk_
Alkış
0
_zg_n
Üzgün
0
_a_rm_
Şaşırmış
Üreticilerden çağrı: Süte zam yapılsın

Yorumlar kapalı.