Sınır ötesi “gol”



featured



ÖZEL HABER

Ezgi ÇELİK

 

KOP Başkanı Kumas’ın açıklamalarına Kıbrıslı Türk futbolcular da tepki göstererek gözler yarın KTFF Başkanı Hasan Sertoğlu’nun konu ile ilgili olarak yapacağı açıklamalara çevrildi.

Spor, genellikle ülkeler arası dostluğu ve birlikteliği simgelerken, uluslararası ilişkilerdeki gerilimler, spor arenalarını da etkisi altına almakta. Ülkeler arası ambargolar, sporun ötesinde siyasi ve ekonomik ilişkileri de etkileyerek, takımları ve sporcuları diplomatik gerilimlerin birer parçası haline getiriyor.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde uygulanan ticari ambargoların yanı sıra sporda da ülke gençleri kısıtlamalarla mücadele etmeye çalışıyor. Futbol, basketbol, voleybol gibi birçok branşta yetenekli sporcular, milli takımlarını temsil etme ve uluslararası başarılar elde etme konusunda engellerle karşılaşmaktadır.

Bu da Kuzey Kıbrıs’ın spor alanındaki potansiyelini tam olarak ortaya çıkaramamasına neden olmakta. Ülkemizin sporda adil bir platformda yer alması için çabalar devam ederken öte yandan Güney Kıbrıs’tan yapılan açıklamalar yalnızca spora değil gençlerin de hayallerine, geleceğine ket vuruyor.
“Rum Futbol Federasyonu (KOP) Başkanı Yorgos Kumas’ın, ‘Kıbrıs’taki futbolun statüsünün değişmesine ve Kıbrıslı Türk gençlerin dünyaya açılmasına asla izin veremeyiz’ açıklamasını KIBRIS’a değerlendiren futbolcular, siyasetin spora karıştırılmaması yönünde ortak görüş bildirdi.

 

Duran: Gençlerin hayalleriyle oynuyorlar

Ülkemizin önde gelen kulüplerinden biri olan Mağusa Türk Gücü’nde forma giyen Nevzat Duran, KOP Başkanı Kumas’ın açıklamalarını sert sözlerle kınadı. Duran, Güney Kıbrıs’ın yaptığı bu açıklamalarla gençlerin hayalleri ve umutlarıyla oynamaya çalıştığını söyledi. 10-15 yaşında çocukların bu haberleri duyduğuna işaret eden Duran, “Türk -Rum çatışmasından dolayı gençlerin umutlarının önünü kesiyorlar. Tanındıkları için güçlerini kullanıyorlar. Keşke spor konusunda barış sağlansa.” dedi. Duran, Yorgos Kumas’ın açıklanmalarını doğru bulmadığını, Rumların futboldan zarar görmeyeceklerini dile getirdi.

 

“Ne olursa olsun futbolu bırakmayacağım”

15 senedir futbol oynadığını belirten Duran, futbolcuların dünyaya açılmak istediğini ancak ambargolar nedeniyle engellerle mücadele etmek zorunda kaldığını belirtti.

Ambargolara rağmen ülke sporu ve futbolu adına önemli adımlar atılmaya çalışıldığına işaret eden Duran, şöyle devam etti: “Elimizden geleni yapıyor, geçimimizi sağlamaya çalışıyoruz. Tabi sporu daha yukarı taşıyabilsek hem biz hem de ülkemiz kazanacak. Ne olursa olsun futbolu bırakmayacağız.” şeklinde konuştu.

Duran, spor ambargolarının kaldırılması için yapılan girişimler olduğuna ancak yeterli desteğin bulunamadığını ifade etti. Konunun üzerinde daha iyi durulması gerektiğini kaydeden Duran, “En azından Avrupa’yı geçtim, takımlarımız Türkiye’nin alt ligleri ile karşı karşıya gelerek mücadele edebilir.” diye konuştu.

 

“Futbol ekstra iş olarak görülüyor”

Futbolun ülkede profesyonel anlamda yürütülmesinin zorluklarına değinen Nevzat Duran, sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye’nin altyapı turnuvalarına bile on yaşındaki çocuklar zar zor katılıyor. Maddi güç, destek yok. Hakemlerin bile parası zor dönüyor.

Sadece futbol oynayarak geçimini sağlayabilecek futbolcuların sayısı çok az. Buna imkan sağlayabilecek 2-3 kulüp var. Diğer kulüplerin maddi gücü belli. O nedenle futbola ekstra iş olarak bakılıyor. Ayrıca altyapı ve tesis konusunda gerekli girişimler yapılarak ülke futbolunun da geliştirilmesi gerekli.”

 

“Futbol kalitemizde sıkıntı yok”

Kıbrıs Türk futbolunda yetenekli oyuncuların yer aldığını kaydeden Duran, “Türkiye’de oynayan arkadaşlarımız da var. Öte yandan kamplarda Türkiye’nin Birinci Ligi’nde mücadele eden takımlarla maçlar yaptığımız zamanlar oldu. Maçlarda yeniyoruz ya da kafa kafaya sonuçlar alıyoruz. Bizi açık ara yenerler gibi bir durum yok. Futbol kalitemizde sıkıntı yok. Sadece ambargo. Onlar bizden daha iyi futbolcu biz daha kötüyüz diye bir şey söz konusu değil.” İfadelerini kullandı.

Duran, çocukken futbola dair birçok hayalleri olduğunu ancak zamanla futbolun gerçekleri ile yüzleştiğini belirterek yine de geçmiş yıllara göre ülke futbolunun gelişim gösterdiğine işaret etti. Artık insanların maçları televizyondan da takip edebildiğine dikkat çeken Duran, “Keşke10 seneye kadar ciddi adımlar atılsa da gelecek nesillerimizi çok daha iyi yerlerde görebilsek.” diye konuştu.

 

Erol: Kumas, ırkçı ve kötü niyetli

Tremeşeli Holding Dumlupınar’da forma giyen Mehmet Erol ise KOP’un tavrının üzüntü verici olduğunu, ülkede birçok yetenekli gencin ambargolar altında ezildiğini vurguladı. Yorgos Kumas’ın ırkçı ve kötü niyetli bir açıklamada bulunduğunu dile getiren Erol, “Biz ambargolar kalksın, dünyaya açılalım diye bir şeyler beklerken onların önüne geçiyorlar. Sporu engellemeleri akıl dışı. Rumlardan her şey beklenir.” şeklinde konuştu.

Erol, UEFA ve FİFA’nın da Güney Kıbrıs’a destek vermesinin hoş olmadığını belirterek, durumun siyasi olduğunu ve kendilerini aştığını söyledi. Güney Kıbrıs’ın en ufak şeyleri bile engellemeye çalıştığını kaydeden Erol, 2019 yılında Türk ve Rum futbol takımları arasında oynan ve Fransız futbolcu Didier Drogba’nın da yer aldığı dostluk karşılaşmasının bile siyasi krize dönüştüğünü belirtti.

 

“Pes etmesinler”

12 yaşında Türkiye’ye giderek bir takımın altyapısında oynadığını ancak aile özlemi ve farklı şehirde olmaktan dolayı geri döndüğünü belirten Erol, “Yaşım küçüktü ve kendimi kanıtlayamadan dönmek zorunda kaldım. Kıbrıs ambargo altında olmasaydı, dışarıya açık olsaydı kendi memleketimde kendimi daha iyi kanıtlayabilirdim. Gençlere tavsiyem denesinler. Türkiye’de oynayabilirlerse oralarda tutunmaya çalışsınlar. Pes etmesinler ve hayallerinin peşinden gitsinler.” dedi.

“Kuzey Kıbrıs’ta altyapı, eğitim, tesis imkânları daha iyi olsaydı gençlerimiz buralarda kendilerini ispatlayabilirdi” diyen Mehmet Erol, 2-3 kulüp haricinde altyapının yetersiz olduğunu söyledi.
Erol, futbola gerekli özenin gösterilmediğini kaydederek “Zaten dünyaya açılamıyoruz en azından gençlere değer verilse çok daha güzel olur” ifadelerini kullandı.

Hem futbol oynayıp hem de başka iş yapan çok kişi olduğunu dile getiren Erol, “Profesyonellik sağlanamadığı için maddiyat ve imkanlar ikinci işi gerektiriyor.” dedi.

 

“Rumlar gibi kınamaya gerek yok”

Güney Kıbrıs’ta forma giyen Kıbrıslı Türk futbolcular olduğunu da belirten Erol, “İmkanı olanlar elbet oynayabilir. Onlar adına seviniyorum. Rumlar gibi kınamaya gerek yok.” diye konuştu.

 

Çıdamlı: Kulak asmıyoruz, görmezden geliyoruz

Göçmenköy formasını terleten İbrahim Çıdamlı ise KOP Başkanı Kumas’ın açıklamalarına kulak asmadıklarını belirtti. Yıllardır ülke futbolunun ambargolar altında olduğuna vurgu yapan Çıdamlı, “Elimizden bir şey gelmiyor. Yakın zamanda da lehimize bir süreç olacağına inanmıyorum. Alıştık artık bu tarz engelleyici açıklamalara, ilk defa da duymuyoruz. O nedenle bu tür açıklamalara kulak asmıyoruz, görmezden geliyoruz. Ambargolar altında oynamaya alıştık.

Futbolda ambargoların kalkmasına karşı atılımlar da yapıldı ama Güney’in engellemeleri nedeniyle sonuçsuz kaldı” dedi.

İbrahim Çıdamlı, Türkiye takımlarının Rum takımları ile yapacağı karşılaşmalarda bile Ercan Havalimanı’nı kullanamadığını, ulaşım konusunda dahi bu şekilde engellemelere maruz bırakıldığını anlattı. Profesyonel Türkiye takımları ile hazırlık maçı yapma şansları da olmadığını kaydeden Çıdamlı, “O nedenle her yerden ambargo görüyoruz.” şekline konuştu.

Çıdamlı, UEFA ve FİFA’nın da bu durumun farkında olduğunu ama konunun siyasi bir boyutta yer aldığını belirtti.

 

“Çocuklarımız için hayallerimiz var”

Yaklaşık 25 yıldır futbolla iç içe olduğuna işaret eden Çıdamlı, “Elbette her çocuğun olduğu gibi benim de futbola başlarken hayallerim vardı. Yıllar geçtikçe bu hayaller yavaş yavaş son bulmaya başladı ve bitti. Bundan sonra kendi çocuklarımız için hayallerimiz var. Aileler kendi başlarına ambargoları delmeye çalışıyor. Çocuklarını Rum ya da Türkiye’deki takımların altyapısına götürerek futbolda ilerlemelerini sağlamaya çalışıyor.” ifadelerini kullandı.

Sadece altyapı değil A takımlarında da tesis yetersizliği olduğuna değinen Çıdamlı, sözlerine şöyle devam etti: “ Antrenman saha sıkıntısı olan takımlarımız var. Altyapısına önem veren kulüpler, çocukların Türkiye’de profesyonel ortamlarda antrenman yapmalarına, küçük turnuvalara katılmalarını sağlayarak bu atmosferi yaşatmaya çalışıyor.

Tabi bundan sonra süreç yine bireysele dönüyor. Çünkü takım olarak profesyonel olma şansı yok. O ortamlarda kendini gösterebilen gençlerimiz olursa Türkiye’den altyapılara katılarak, hayallerinin peşinden gidebilir.”

 

Delideniz: Önümüzü KKTC ve Türkiye iş birliği açabilir

Dumlupınar’ın kalesini koruyan Türkkan Delideniz ise KOP’un engelleyici açıklamalarına sert tepki verdi. Delideniz, Kuman’ın Türk düşmanlığı yapmaya çalıştığını ve sporu sevmeyen biri olduğunu dile getirdi.
Denizdeniz, Kıbrıs Türkü’nün Rumlara bağlı olmadığını ifade ederek “Kumas kendi bölgesinde ahkam kesmektedir.

Sonuçta ben de burada uzun yıllardır futbol oynayan biriyim. Ülke gençliği, Rum futboluna hiçbir zaman bağlı değildir. Bizim önümüzü açacak olan Türkiye ve KKTC arasındaki iş birliği olur. Zaten sadece spor değil her konuda ülkemize uygulanan ambargolar var. Yani Güney’in açıklamaları benim pek umurumda değil. Siyasi polemik yaratmaya çalışıyorlar.” ifadelerini kullandı.

 

“Anavatan Kıbrıs Türk futbolunu desteklemeli”

Güney Kıbrıs’ın bu açıklamalarla kendi başına gelin güvey olmaya çalıştığını belirten Delideniz, “Maraş’ı açamazsın dediler ve Türkiye gelip açtı. Yani futbolda da Kıbrıs Türk gençliği iyi yere gelecekse Anavatan ve KKTC arasında yapılacak iş birlikleriyle olur. Güney Kıbrıs’ın spor ve siyaseti karıştırmasını hoş bulmuyorum. Ambargo kalkacaksa Türkiye ve KKTC arasındaki birlik ile kalkacak.” dedi. Anavatanın Kıbrıs Türk futboluna destek vermesini istedi.

Ülkenin tanınması adına sportif camiada ellerinden geleni yurt dışında ortaya koymaya çalıştıklarını kaydeden Delideniz, ayrıca KKTC’de doğrudan spora katkı verecek Spor Bakanlığı’nın kurulması gerektiğini söyledi.

Geçmişten günümüzde Kıbrıs Türk futbolunun sergilediği gelişime de dikkat çeken Delideniz, “Miracle Spor TV şimdi maçların naklen yayın hakkını aldı. Maçlarımız güzel ve kaliteli şekilde izleyiciye ulaşıyor. Biliyoruz ki bir ülke sporuyla da tanınır. Futbol ülkemize katkı ve değer sağlar.” diye konuştu.

 

“Spor yapmak Kıbrıs Türk gencinin hakkı”

KTFF Başkanı Hasan Sertoğlu’nun Kıbrıs Türk futbolunu yukarı taşımak için elinden geleni yaptığını söyleyen Delideniz, “Kendi federasyonumuza, futbolcumuza, kulüplerimize iyi sahip çıkmalıyız.” İfadelerini kullandı.

Bir UEFA yetkilisi karşınızda olsaydı ne söylemek isterdiniz sorusuna ise Delideniz, şu sözlerle yanıt verdi: “Her genç kendi yeteneğini dünyaya gösterebilir. Biz bu dünya haritasındaysak, Kıbrıs Türk gencinin de spor yaparak ülkesini temsil etme hakkı var. Siyaset çekilmeli ve sporla karıştırılmamalıdır.”

 

 

 

 

0
mutlu
Mutlu
0
alk_
Alkış
2
_zg_n
Üzgün
1
_a_rm_
Şaşırmış
Sınır ötesi “gol”

Yorumlar kapalı.