Şimdi parayı idare zamanı  



featured



 

Minimal bir yaşam önerisi… Vakıflar Bankası Genel Müdürü Cengiz Erçağ, şu anda mevduatın krediye dönüşüm oranında gözle görülür bir azalma olduğunu belirterek, bu süreçte sakin kalıp beklenmesi gerektiğini kaydetti. Erçağ, “Halk olarak bir takım ötelemeler yapmak durumundayız. Bütün bunlardan dolayı biraz tasarruf dönemini ve bu ülkede daha minimal yaşam düzeyini kendimize ilke edinmeliyiz” dedi.

Cemre CEMALİ

Türk Lirası’nın döviz karşısında değer kaybetmeye devam etmesi, ülkede gerek iş dünyasının, gerekse vatandaşların ciddi sıkıntılar yaşamasına neden oluyor.

KIBRIS’a konuşan Vakıflar Bankası Genel Müdürü Cengiz Erçağ, faizlerin çok yükseldiğini ve artık borçlanamayacak pozisyonlara gelindiğini söyleyerek, şu anda mevduatın krediye dönüşüm oranında gözle görülür bir azalma olduğunu ifade etti. Erçağ, Yatırım noktasında ise inşaat sektörünün lokomotif bir sektör haline geldiğine dikkat çekerek, farklı lokomotif sektörlerin oluşması gerektiğinin altını çizdi.

Erçağ: Günlük ve anlık değişimler var

Vakıflar Bankası Genel Müdürü Cengiz Erçağ, dövizin daha stabil gittiği bir dönemde günlük ve anlık olarak çıkışlı inişli bir süreç yaşandığını ifade ederek, Filistin-İsrail savaşının dünyada olduğu gibi birtakım etkileşimleri olabildiğini belirtti.

Geçmişte olduğu gibi dövizde astronomik yükselişler olmasa da, dövizde kuruş olarak 1 TL yükselip düşmesi gibi bir durum yaşandığını kaydeden Erçağ, “Türkiye’nin enflasyonla mücadele etmesinden kaynaklı. Çünkü sıkılaştırma politikası başladı. Dövize eskiden olduğu gibi müdahale edilmiyor” dedi.

Erçağ, Türkiye’de politika faizlerinin artırılması, dövizin düşürülmesi ve dövizin gelebileceği noktaya gelmesi ile ilgili bir takım çalışmalar olduğunu söyleyerek, her şeyden önce bütün meselenin önce enflasyonla mücadele olduğuna dikkat çekti.

Enflasyonla mücadelenin başarılması ile TL faizlerinin yükseleceğinin altını çizen Erçağ, “KKTC’nin ekonomi politikalarını belirleyecek bir argümanı yok. Ekonomik politikalar tamamen Türkiye’ye bağlı olarak götürülüyor”  vurgusu yaptı.

 

“Faizler çok yükseldi”

Erçağ, Türkiye’deki etkileşim ve enflasyonun KKTC’ye ithal edildiğini, “ithal enflasyon” ile ülkemizde bir şekillenme yapıldığını ifade ederek, şöyle devam etti:

   “Burada da faizler çok yükseldi. TL faizleri artık borçlanamayacak pozisyonlara geldi. 50’li rakamlardan bahsediyoruz. Hane halkı alırsa nasıl ödeyecek? İşletmeler aldığında ise yüzde 50 finansman giderini karşılayabilmesi için yüzde 100 kar ile çalışabiliyor olması lazım.”

Erçağ, şu anda mevduatın krediye dönüşüm oranında gözle görülür bir azalma olduğunu belirterek, bu sürecin sakin kalıp beklenmesi gereken bir dönem olduğunu vurguladı.

Halkın refahını sağlamak için hükümetin yürüttüğü politikaların gelirlerini artırmak ile ilgili olduğunu kaydeden Erçağ, “Halk olarak bir takım ötelemeler yapmak durumundayız. Bütün bunlardan dolayı biraz tasarruf dönemini ve bu ülkede daha minimal yaşam düzeyini kendimize ilke edinmeliyiz” dedi.

Erçağ, insanların alım gücünün gittikçe düştüğünü, önlenemeyen bir de pahalılık olduğuna dikkat çekerek, her alışverişe gidildiğinde bir hafta önceki fiyatların dahi görülemediğinin altını çizdi.

Bununla ilgili belli bir süre geçmesi gerektiğini, Türkiye’de çok önemli uğraşlar olduğunu kaydeden Erçağ, Türkiye’de kurulan teknokrat yapının, hükümet yapısının işinin uzmanı kişilerden oluştuğunu vurguladı.

“Yapılandırmalar ile borçlar ödenebilir boyutlara geliyor”

Erçağ, geçmişte “dövizzedeler” olduğunu ve geçmişten borçlanan bireysel müşterilerin dövizin artması nedeniyle ödeme güçlüğü çektiğini belirterek, bireylerin bu konuda korumaya alındığını ve döviz geliri olmayan bireysel müşterilere döviz borçlanmasının yasaklanmış olduğunu anımsattı.

Bununla ilgili hükümetler nezdinde çıkarılan yasa gücünde kararnameler, KKTC Merkez Bankası’nın esnetme politikaları sayesinde yapılandırmalar ile borçların ödenebilir boyutlara getirildiğini ifade eden Erçağ, “Sürekli artan döviz karşısında bunların sürekliliği de söz konusu. Bankalar bunu görüp ödeme güçlüğü çekenlere vade uzatma yaparak ödenebilir hale getiriyor” vurgusu yaptı.

Erçağ, ticari anlamda bakıldığında ülkemizde ticaretin döviz ile döndüğünü, bu nedenle döviz borçlanılabildiğini söyleyerek, her giren malın döviz girdisi olduğu için satılan mallarda dövize bir endeksleme yapıldığını ve günlük kur hedef alınarak satış yapıldığını açıkladı.

“Yatırım politikaları yeniden revize edilmeli”

Yatırım noktasında ise inşaat sektörünün lokomotif bir sektör haline geldiğine dikkat çeken Erçağ, farklı lokomatif sektörlerin oluşması gerektiğinin altını çizdi.

Erçağ, belki bir tarım politikasının, üretim politikasının ve ekonomi politikasının yeniden gözden geçirilmesi ve şekillenmesi gerektiğini belirterek “Alışılagelmiş 10 yıl önce uyguladığımız sistemleri uygulamamız bu saatten sonra bize cevaz vermez. Mal ve hizmet üretimi şeklinde bakmak gerekiyor ve birçok yatırım politikalarının yeniden revize edilip günümüz koşullarına göre uyumlandırılmalı” dedi.

 

0
mutlu
Mutlu
1
alk_
Alkış
0
_zg_n
Üzgün
0
_a_rm_
Şaşırmış
Şimdi parayı idare zamanı  

Yorumlar kapalı.