Senem Gök: Yeni çağa ayak uyduruyoruz



featured


KIBRIS gazetesinin yayın hayatına başladığı günlerde köy muhabiri olarak başladığı meslekte 34 yılı geride bırakan Haber Müdürü Senem Gök, mesleğin artık dijitalleştiğini söyleyerek, KIBRIS gazetesinin bu mecrada da en iyi şekilde yer aldığını kaydetti:

 

Gazeteciliğe 1990 yılında köy muhabiri olarak babasının zoruyla başlayan Senem Gök, muhabir olarak kapısından girdiği KIBRIS Medya Grubu’nda Haber Müdürü olarak görev yapıyor. Meslekte 34 yılı geride bırakan deneyimli gazeteci Gök, mesleğe başlama hikayesini paylaşırken, KIBRIS gazetesinin köy muhabirliğine verdiği önemi de aktarmış oldu. Gök o günleri şu sözlerle anlattı:

“KIBRIS Gazetesi’nde çalışmaya başlamak, bu mesleği yapmak hiç aklımda olmayan bir şeydi aslında.. Muhasebe bürosunda çalıştığım bir dönemde 11 Temmuz 1989 yılında KIBRIS gazetesi diye bir yeni gazete çıktı. KIBRIS’la ile birlikte aynı anda Yeni Gün, Bozkurt ve Cyprus Today isimli 4 gazete birden yayına başladı. Çocukluğumdan beri gazete okumaya ilgim vardı. Büyük bir merakla bu gazeteleri takip ediyordum. Yeni Gün ve Bozkurt’un pazarlama taktiği vardı ve kupon karşılığı eşya veriyordu. Bu halktan bayağı bir ilgi gördü. Pek benim dikkatimi çekmedi ama KIBRIS gazetesi benim çok ilgimi çekiyordu. Şubat 1990’da KIBRIS gazetesi ‘her köye bir muhabir’ kampanyası başlattı. Ben bunu bilmiyordum, babam bunu gösterdi ve dedi ki, “tam sana göre bir iş, başvur”.. Birkaç gün babamla bu mücadele devam ettikten sonra, ‘başvurayım nasıl olsa kabul etmeyecekler’ diye düşündüm ve başvurdum. Anında 20 Şubat 1990’da başvurum kabul edildi ve ben 60 kişilik köy muhabiri kadrosunda yer aldım. Köy muhabirliğiyle başladım.. O zaman bu zamandır, tam 34 senedir KIBRIS gazetesindeyim.”

“Köy muhabirliği en iyi pazarlama taktiği oldu”

İlk haberinin, ‘kuzuya tecavüz’ başlıklı bir haber olduğunu anlatan Gök, haberin oldukça fazla ilgi çektiğini arkasından yaptığı ‘kız kardeşini hamile bırakan şahıs’ haberiyle de gündeme oturduğunu belirtti. “60 muhabir aynı zamanda halkın gazeteye olan ilgisini ve bağını arttırdı. Dolayısıyla zaman içerisinde bu gazetenin kaynağı oldu bu bölgeler ve inanılmaz bir pazarlama taktiği geliştirildi” diyen Senem Gök, böylelikle KIBRIS gazetesinin vatandaşlar tarafından benimsendiğini ve zirveye oturduğunu dile getirdi.

Yeniliğe ayak uydurma gerekliliği

Gazetecilik mesleğinin teknoloji ile değişmeye başladığına vurgu yapan Senem Gök, “O zamanlar bir haber yaptığında, sanki halkta etki daha büyüktü. Şimdi dijitalleştik, her şey sanala döndü.. Benim, ‘insanların olaya ilgisi, habere ilgisi bir parmak hareketine dönüştü’ diye bir gözlemim var. Bu teknolojiyle duyarsızlaştık.. İnsanlar bakıyorlar bir parmak hareketiyle haberi kaydırıyorlar, oysa orada ne haberler, ne emekler var. Eskiden ölümlü kaza olduğunda, günlerce konuşulurdu, sanalda her şey sıradanlaştı.. Artık detaya da bakılmıyor, haberlere de.. İnsanlar da, teknoloji de değişiyor. Tabi ki meslek gereği, şartlara, koşullara, dijitalleşmeye ve yeni çağa ayak uydurmamız gerekir. KIBRIS Medya Grubu da bunu en iyi şekilde yapanlardan biri..”

 

Unutulmayan bir anı
Patlayan bomba, yangın ve mini etek!

Meslekte 34 yılı geride bırakan Senem Gök, “Çok üzüldüğümüz, çok acı çektiğimiz, severek yaptığımız, kahkahalarla andığımız çok fazla anımız var” diyerek bir tanesini paylaştı:
“1995 senesinde Gülben Ergen ve Levent Özdilek’in başrolünde oynadığı ‘Kıbrıs’ta Vuruşanlar’ diye bir film çekilmişti.. Gülben Ergen dilsiz ve sağır bir kızı canlandırmıştı.. Filmde bir Rum askerinin tecavüzüne uğruyordu.. O da intikam olarak, Rumların cephaneliğini havaya uçuruyordu. O çekimlerden 3 ay kadar sonra bir çoban çekimlerin yapıldığı bölgede patlamamış bomba bulmuş.. Kontrollü bir şekilde patlatılacaktı. O gün sevgili İbrahim Özdamlı’yla beni bombanın patlama anının fotoğrafını çekmek için görevlendirdiler.. Tam o gün de kıyafetlerimiz ile ilgili bir genelge yayınlanmış ve erkekler takım elbise, kadınlar da etek ceketle işe gelecekti. Biz de o gün o kıyafetlerle işe gittik. Olay yerine gittiğimizde polis bize aracı karşı tarafa park etmemizi söyledi. Biraz ilerledikten sonra, ileride bir kavşak üzerinde birkaç adam bize el sallıyordu. Bir tanesi de bizim Girne muhabirimiz Ahmet Karaman.. Biz Özdamlı’yla kendi aramızda söyleniyoruz.. ‘madem muhabirimiz var, biz neden gönderildik’ diyerek.. Tam o anda bizim hizamızda büyük bir patlama yaşandı.. Başımızdan aşağı taşlar topraklar yağdı.. Biz aracın içerisindeyken araç tepeden aşağıya doğru sürüklendi. Daha sonra polis ekipleri bizi tekrar yukarı çektiler.. Araç ezilmişti ama iyiydik. Bizim tek derdimiz, patlamanın fotoğrafını çekemememiz olmuştu. Neyse ki, patlamamış başka bir bomba varmış, o patlarken fotoğraf alabildik. Arabamız yamuk yumuk olsa da, görevimizi başarıyla yerine getirdik. Tam mutlu mutlu dönüyorduk ki Çatalköy’ün üst taraflarında orman yangınına denk geldik. O arabayla ve o kıyafetlerle yangına gittik. Araba belli bir yere gitti, sonrasında tırmanmamız gerekiyor. Dağı tırmanırken üstümüz başımız yırtıldı. Olay yerine ulaştık. İtfaiyeci hortumu gençlerin eline vermiş, vanayı açtığında o hortum basınçla birlikte gençlerin ellerinden kaçtı ve biz baştan aşağı yıkadık. O halde içeriye gittik. O günden sonra kıyafet yönetmenliği iptal edildi.”

0
mutlu
Mutlu
2
alk_
Alkış
0
_zg_n
Üzgün
0
_a_rm_
Şaşırmış
Senem Gök: Yeni çağa ayak uyduruyoruz

Yorumlar kapalı.