Hayvan Üreticileri ve Yetiştiricileri Birliği Başkanı Mustafa Naimoğulları, küçükbaş hayvan varlığının artırılması amacıyla hükümetin açıkladığı 250 milyon liralık kredi paketine yönelik KIBRIS’a özel açıklamalarda bulundu:
- Üretici krediyi ödeyemez… Hayvan üreticilerinin çok sıkıntılı günlerden geçtiğini, sütünü, kuzusunu, oğlağını satamadığını ifade eden Naimoğulları, kendi kazancını sağlayamayan üreticinin böyle bir sıkıntının altına giremeyeceğini belirtti. Bu işin yalnızca kooperatifleşme yoluyla iyi olabileceğini ifade eden Naimoğulları, ‘5-10 tane hayvancı birleşir, birlikte gider, koyununu getirir ve küçük faize bundan yararlanırsa olur” dedi
Emine Gül ÖZER
Hayvan Üreticileri ve Yetiştiricileri Birliği Başkanı Mustafa Naimoğulları, hükümetin küçükbaş hayvan üreticilerine yönelik açıkladığı 250 milyon liralık kredi paketini değerlendirdi ve hayvan üreticilerinin krediyi ödeyebilecek durumda olmadığını söyledi; “Üreticiye kredi değil, hibe gerek” dedi.
Başbakan Ünal Üstel, geçtiğimiz gün, ülkedeki küçükbaş hayvan varlığını ve küçükbaş süt üretimini artırmak için küçükbaş hayvan üreticilerine toplam 250 milyon liralık, 36 ay vadeli, yıllık yüzde 21 faiz oranında kredi destek paketini devreye soktuklarını açıklamıştı.
Açıklamanın hemen ardından Hayvan Üreticileri ve Yetiştiricileri Birliği Başkanı Mustafa Naimoğulları, küçükbaş hayvan varlığının arttırılması amacıyla 250 milyon liralık kredi paketine ilişkin KIBRIS’a özel açıklamalarda bulundu.
Naimoğulları, bunun aylardır konuşulan bir konu olduğuna dikkat çekerek, normalde Tarım Bakanlığı’nın 10 bin damızlık koyun getireceğini, minimum 100, maksimum 500 olmak şartıyla üreticiye vereceğini, fakat bu damızlıkları getiremediği için böyle bir yola başvurulduğunu ifade etti.
Hayvan üreticilerinin zor günlerden geçtiğini ve koyununu, oğlağını, sütünü satamayan üreticinin kredi yoluyla bir taşın altına giremeyeceğini aktaran Başkan, ‘üreticiye kredi değil, hibe gerek’ dedi.
Bu işin yalnızca kooperatifleşme yoluyla iyi bir sonuca varabileceğini belirten Naimoğulları, kredinin önünün çok açık olduğunu, hayvancıdan çok, başka kişilerin bu krediye başvuracağına inandığını kaydetti.
10 bin damızlığı getiremediler, krediye çevirdiler…
Hayvan Üreticileri ve Yetiştiricileri Birliği Başkanı Mustafa Naimoğulları, şöyle devam etti:
“Bu 250 milyon TL aylardır konuşulan bir konuydu.. Bu parayla Tarım Bakanlığı 10 bin damızlık koyun getirecekti. Yine aynı şekilde yüzde 21’lik desteklenmiş faiz oranıyla hayvancıya bu konuyla ilgili açıklama yapmıştı, minimum 100, maksimum 500 tane olmak şartıyla damızlık koyun verilecekti. Bu para bununla ilgili bir paraydı..”
Daha sonra damızlık koyunları getiremeyeceklerini anladıklarını ve bu işi kredi olarak vermeye döndürdüklerini aktaran Naimoğulları, “İsteyen kendisi damızlık getirsin dediler. Başka bir şey yok.. bu kredinin altı doldurulmuş da değil, sadece bir kredi olarak açıklandı. Neden verilecek bu kredi? 250 milyonluk kredi damızlık koyun getirmek isteyenlerin faydasına diye yazıldı. Bunun dışında başka şeylere, altyapıya, küçükbaş hayvanların geliştirilmesi için altı doldurulmuş değil. Ama bu paranın daha önceden niçin ayrıldığı çok belli..” dedi.
“Kooperatifleşilirse iyi olur..”
Küçükbaş hayvancının çok zor günler geçirdiğini, elindeki hayvanı satamadığını ve bugün elindeki hayvanı satamayan, kendi kazancını elde edemeyen hayvancının yüzde 21 faizle yatırıma girmeyeceğini belirten Başkan Hayvan Üreticileri ve Yetiştiricileri Birliği Başkanı Mustafa Naimoğulları, şunları kaydetti:
“İnsanların biraz umutlu, ümitli olması lazım. Üretimden umudunuz yoksa, kendi ürettiğiniz kuzunuzu, oğlağınızı satamayıp kasaba yalvarıyorsanız, mayıs ayından bu yana kuzu oğlak fiyatları yüzde 20 aşağıya düşüyorsa, her şey pahalanırken, o yüzden küçükbaş hayvancı bu gibi kredilere önem vermez. Günün sonunda bu hibe değil, bir miktar faiz desteklidir”.
Bu olayın iyiye dönebilmesinin tek bir yolu olduğunu söyleyen Naimoğulları, şöyle konuştu:
“Ancak kooperatifleşerek, kooperatif altında 5-10 tane hayvancı birleşir, birlikte gider koyununu getirir ve küçük faizle bundan yararlanır. Ama yine söylüyorum, ben bu koyunları getiririm, yatırımı yaparım, düşük faizli krediyi de alırım ama benim bunu yaparken, önümü görmem lazım. Yarın ben aldığımda bunu, bunlardan doğacak olan kuzuyu satamazsam, sütümü satamazsam, kazancımı sağlayamazsam, ben bu borcu nasıl ödeyeceğim?”
“Mesele şu anda hayvancının içinde bulunduğu durumdur” diyen Naimoğulları, şunları söyledi;
“Küçükbaş hayvancının içinde bulunduğu durum çok sıkıntılı.. Hayvancı kuzusunu, oğlağını satamıyor, zamlarla mücadele edemiyor, evine ekmek götüremiyor. Umarım ki bu parayı zenginler, iş adamları, şirketler alıp da onlara yaramaz, gerçek hayvancıya yarar.
Bu noktada benim çağrımdır. Şu anda yapılması gereken, küçükbaş hayvancının önünü açmak için hibe vermektir. Yüzde 21 düşük bir faiz olabilir ama bunu alıp da yatırıma çevirmek isteyen veya dışarıdan koyun getirmek isteyen çok mutlu, çokta niyetli hayvancı sayısı çok yok..”
“Kasap, hayvancı, hükümet ve Tarım Bakanlığı ortak hareket etmeli..”
Naimoğulları, küçükbaş üretimindeki sorunu çözmek için “öncelikle üreticinin elinde kalan kasaplık kuzu ve oğlakların hem fiyatını düzenleyerek, hem de hükümet, hayvancı ve Kasaplar Birliği oturup güneye giden insanların önünü kesmek için uğraşmalı” ifadelerini kullandı.
“Ekonomi güneye kaymaya devam ediyor, halkın güneye kaymasını önleyelim” diye konuşan Naimoğulları, şöyle devam etti:
“Gelsinler bu konuda birlikte oturalım, vatandaşların gidip güneyden et almamalarını destekler nitelikli modeller oluşturalım. Hayvancının elinde kalan kuzunun, oğlağın kuzeyde tüketilmesini sağlayalım veya ihraç edelim bu hayvanları. Ama günün sonunda sadece et almak için güneye giden insanlar sadece et değil, mutfak, ev, tüm eşyalarını alıyor. Akıllı olmak gerek.. Ekonomik olarak bu noktada çözüm vardır, gelsinler kasaplar, hayvancılar, hükümet, Tarım Bakanlığı bu konuda kısa vadeli bir çözüm oluşturalım. Hem eldeki kuzu bitsin, hem vatandaş güneye gitmesin.”
“Daha verimli ıslah oluşturulmalı”
Hayvan Üreticileri ve Yetiştiricileri Birliği Başkanı Mustafa Naimoğulları, süt üretimini arttırmak için bu gibi damızlık koyunların getirilmesi gerektiğini ifade ederek, “Şu anda ülkemizde konuşuluyor, diyorlar ki ‘küçükbaş hayvan sayısı yüzde 10 arttı’. Bu inandırıcı değil. Hayvan sayısı artarken, süt üretimi artmıyorsa, ıslah çalışmaları yapılması lazım. Daha verimli ıslah oluşturulmalı. Bir yandan süt fiyatının, keçi sütü fiyatının doğru noktaya çekilmesi gerekir, diğer taraftan üreticinin çiftlik altyapısının daha modern şekilde oluşturulması lazım” ifadelerini kullandı.
Gerçek anlamda hem gençlerin, hem de bu ülkeden ekmek yiyen gerçek hayvancıların desteklenmesi gerektiğine işaret eden Naimoğulları, “Şu anda küçükbaş hayvancılıkta üretim yaşı 50’nin üzerindedir. Hepsi yaşlandı, hiçbir genç bu sektöre girmek istemiyor. Herkes gibi asgari ücretle çalışıyor ama hayvancılıktan vazgeçiyor. O yüzden öncelikle gençlerin bu sektöre girmesi sağlanmalı.. Hayvan ırkını içeride ıslah edip, eldeki hayvanların daha verimli olmasını sağlayacaksınız. Hayvancının para kazanmasının önünü açacaksınız” dedi.
“Mezbahalardaki kesim sayısı her yıl düşüyor..”
Naimoğulları, mezbahadaki kesimlerin her yıl düştüğüne işaret ederek, “Mezbahalarda 2022 yılında 139 bin olan küçükbaş hayvan kesimi, 2023 yılında 127 bine düşmüştür, şu anda da 103 bine düşmüştür. Bir yandan nüfus artarken, diğer yandan mezbaha kesimleri yüzde 20 azalmıştır. O zaman bu halk et ihtiyacını nereden gideriyor? Ya eti güneyden getiriyor, ya da et ithalatı azaldı” şeklinde konuştu.
Mezbaha kayıtlarına bakıldığında bu kesimlerin yüzde 40’ının anaç koyun, anaç keçi olduğunu aktaran Başkan, konu ile ilgili şöyle konuştu:
“Anaç koyun ve keçiler de mezbahalarda kesilmektedir. Hepsi kuzu değildir. O yüzden bu bütünlüklü düşünülüp, bütünlüklü çözüm bulunması gereken bir konudur. Önce üreticiyi mutlu edeceksiniz, önce üreticinin önüne bakabilmesini sağlayacaksınız. Daha sonra üretici isterse bu kredilerden yararlanır, isterse gider damızlık koyun getirir, isterse ekipman alır, daha modern hayvancılık yapar.. günün sonunda istediğiniz kadar düşük faizli krediler verin, bundan yararlanacak olanlar belli kişilerdir, zenginlerdir, iş adamlarıdır, otellerdir..”
















Yorumlar kapalı.