Katliamı durdurun



featured


Ali CANSU

Dereler yasa ile koruma altında olmasına rağmen, bir yandan lağım sularıyla kirletilirken, bir yandan da dozerlerle tahrip ediliyor. Derlerde yapılan tahribat nedeniyle, son yıllarda, derelerde kaplumbağa ve kurbağa görmek mucize sayılıyor.

Gönyeli’ye bağlı Yenikent bölgesinde bulunan Niyazi’s Restoran’ın arka kısmındaki derede artık kaplumbağa ve kurbağa görmek mucize oldu. Çünkü, onların yaşam alanlarının dozerlerle tahrip ediliyor.

Kışın yaklaşmasıyla birlikte olası taşkınları önlemek adına derelerde temizlik yapan belediye, kullandığı dozerlerle bilerek ya da bilmeyerek doğal yaşamın yok olmasını sağlıyor.

Yasaya rağmen katliam

Dereler, yasa ile koruma altında olmasına rağmen, bir yandan lağım sularıyla kirletilmekte, bir yandan da dozerlerle tahrip ediliyor. Son yıllarda, derlerde yapılan tahribat nedeniyle, değil yavru kaplumbağa, ergin kaplumbağa görmek bile artık mucize oldu.

Belediyeler ve Kaymakamlıkların eliyle, çizgili kaplumbağaların ve kurbağaların nesli yok olmak üzere. Yani artık derede kaplumbağa görmek mucize oldu.

Derelerin içerisine ev yapılıyor

Öte yandan, çarpık yapılaşma nedeniyle dereler birçok noktada daraltılmış durumda.

Derelerin içerisine kadar evler yapıldı. Bu da sağanak yağışlar sonucunda sellere, taşkınlara yol açıyor. Bu konuda da ilgili kurumlar hassasiyet göstermezken, derelerin içerisine kadar ev yapılmasına göz yumduğu, hatta bazen izin dahi verildiği belirtiliyor.

“Dereler koruma altındadır”

Biyologlar Derneği Başkanı Hasan Sarpten, dere yataklarının önemine işaret ederek, derelerin yasa ile koruma altında olduğuna dikkati çekti.

Derelerin hem yağmur sularını şehir içinden uzaklaştıran doğal kanallar olduğunu, hem de birçok canlıya ev sahipliği yaptığını ifade eden Sarpten, derelerin koruma altında olmasına rağmen sürekli tahrip edildiğini ve talan edildiğini belirtti. Sarpten, dereleri korumakla görevli merciinin Kaymakamlıklar olduğuna vurgu yaptı.

Derelere aşırı miktarlarda lağım sularının akıtıldığını, bu nedenle derelerin içerisinde lağım sularını doğal arıtma özelliği bulunan kamışların yetiştiğini söyleyen Sarpten, bu kamışlar temizlenirken, canlıların öldürüldüğünü, derelerdeki yaşam alanlarının ve ekolojik dengenin bozulduğunu vurguladı. Sarpten, derelerdeki doğal yaşamın tahrip ve talan edilmesi konusunda şunları söyledi:

“Yetkililer lağım sularının akıtılmasını engelleyeceğine, hiçbir müdahale yapmadan buna seyirci kalıyor. Bunun üzerine de halkın parasıyla, derlerin içerisine dozerler indirilerek kamışların temizlenmesi adına derlerin içerisi sıyrılıyor. Sıyırırken o derenin içerisinde yaşayan tüm canlılar da öldürülüyor. Yaşam alanları bozuluyor. Böylece ekolojik denge de bozuluyor” dedi.

“Sivrisineklerin düşmanları yok ediliyor”

Lağım suyu akıtılması nedeniyle sivrisineklerin sayısının arttığı derelerde, sivrisineklerin düşmanı olan balıklar, kaplumbağalar ve kurbağaların dozerlerle öldürülmesi nedeniyle sivrisinek sayısının da arttığını anlatan Sarpten, “Bu sebeple de sivrisineklerle mücadele için, havaya aşırı miktarda kimyasal ilaç atılıyor. Bu da insanların kanser olmasına yol açıyor” diye konuştu.

“Katliamı hemen durdurun”

Özellikle yerel yönetimlerin bu konudaki otorite boşluğunu fırsat bilerek keyfi şekilde çeşitli adlar altında dereleri düzelttiğini ifade eden Sarpten, bunun bir örneğinin Gönyeli’den geçen Asi Dere’de yaşandığını belirtti.

Asi Dere içerisinde yapılan uygulamanın hiçbir merci tarafından izin alınmadan gerçekleştirildiğini iddia eden Sarpten, dozerlerin derede belediyenin emri ile keyfi bir şekilde çalıştırıldığını ifade ederek, yetkililerden süratle bu katliamı durdurmasını istedi.

0
mutlu
Mutlu
0
alk_
Alkış
0
_zg_n
Üzgün
0
_a_rm_
Şaşırmış
Katliamı durdurun

Yorumlar kapalı.