Doç. Dr. Akşit: Savaşın yayılması istenmiyor



featured


YDÜ Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Doç. Dr. Sait Akşit, İran’ın İsrail’e yönelik gerçekleştirdiği saldırı ve bunun olası sonuçları üzerine KIBRIS’a açıklamalarda bulundu.

Doç. Dr. Akşit, “İran’ın saldırının sonlandığını belirtmesi ve ABD’nin İsrail’in karşı saldırısına destek vermeyeceğini açıklaması önemli bir tutumdur.” dedi. Akşit, batılı güçlerin İsrail’i itidalli olmaya çağırmalarının önemine değinerek, “Bu tutum savaşın yayılmasının istenmediğini gösteriyor.” ifadelerini kullandı.

Taha Can GÜRLEK

Yakın Doğu Üniversitesi (YDÜ) Uluslararası İlişkiler Bölümü Bölüm Başkanı ve öğretim üyesi Doç. Dr. Sait Akşit, İran’ın İsrail’e yönelik gerçekleştirdiği “Gerçek Vaat Operasyonu”nu KIBRIS’a değerlendirdi.

Gerçekleşen saldırının kontrollü bir gerginliği artırma çabası olarak algılandığını aktaran Akşit, “İran, İsrail’in Suriye’deki İran Büyükelçiliği yanındaki konsolosluk binasına yönelik saldırısı sonrasında hem içe hem de bölgeye yönelik mesaj vermek için meşru müdafaa hakkını kullanması gerektiğine inanıyordu.” dedi.

İran’ın sıcak bir çatışmaya sürüklemek ve savaşa girmek gibi bir niyetinin olmadığının görüldüğüne dikkat çeken Akşit, İran’ın bu tutumunun Gazze Savaşı’ndan bu yana tutarlı olduğunu ve İsrail’in dışındaki tarafların benzer bir tavır sergilediğini belirtti. Bölgede yaşanacak bir krizin önüne geçilmesi adına ABD ve İran arasındaki dolaylı iletişim kanallarının açık tutulmasının önemine vurgu yapan Akşit, “İran’ın saldırının sonlandığını belirtmesi ve ABD’nin tam destek verdiği İsrail’in İran’a yönelik karşı saldırısına destek vermeyeceğini açıklaması önemli bir tutum. ABD’nin temkinli yaklaşımının devamı niteliğinde. Dolayısıyla, tarafların Gazze’deki Savaşın bölgeye yayılmasını istemedikleri söyleyebiliriz. Ancak, Netanyahu hükümetinin nasıl bir tepki vereceğini izlemek gerekiyor.” ifadelerine yer verdi.

Bölgeye yayılacak bir çatışmanın Kıbrıs adası ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni de etkilemesinin ihtimaller dahilinde olduğunu ifade eden Akşit, “Bölgeye yayılacak bir çatışmanın bölge ile sınırla kalmama ihtimalini de göz önünde bulundurursak Kıbrıs adasının ve KKTC’nin etkilenmemesinin imkânsız olduğunu söylemek gerekiyor. En hafif şekilde çatışmanın yayılmasının küresel ekonomi üzerindeki etkisi oldukça olumsuz olacaktır. Bir çatışmanın yeni bir göç dalgasına neden olabileceğini, Kıbrıs’taki İngiliz üslerinin kullanılması nedeniyle adanın saldırıya açık olacağını da belirtebiliriz.” dedi.

“BM’nin artan krizler karşısında giderek kaybettiğini söylemek gerekiyor”

Doç. Dr. Sait Akşit, İran’ın Birleşmiş Milletler’e yaptığı “meşru müdafaa” açıklamasının yankısını ve bu açıklamanın uluslararası ilişkilere etkisini değerlendirdi. Akşit, tarafların resmi pozisyonlarını koruyarak birbirlerini suçladıklarının görüldüğüne dikkat çekerek, Batılı ülkelerin İsrail’i desteklemesi ve İran’ı kınamasıyla birlikte İsrail’in elinin rahatladığını ifade ederek, sözlerine şöyle devam etti:

“Son dönemde, İsrail’in Gazze’deki tutumu karşısında yükselen güçlü bir toplumsal tepki olduğunu görüyoruz. İsrail’de Netanyahu yönetiminin de biraz rahatladığını söyleyebiliriz; yönetimin iddia ettiği gibi İran tehdidi bir gerçek ve İsrail’in buna hazırlıkla olması gerekiyor. İran’ın İsrail’e yönelik saldırısının bertaraf edilmesinde Ürdün ve Suudi Arabistan’ın Batı yanında yer alması bölgedeki güç dengesi açısından önemli bir tutum olarak görülebilir. Arap ülkeleri İran’ın bölgedeki etkisinin artmasından rahatsız ve buna karşı bir tutum sergiliyorlar. Hamas’a yönelik İsrail saldırılarına yönelik gösterilen temkinli tepkinin nedeni de buydu.

Batının önemli güçlerinin İsrail’i itidalli olmaya çağırmaları önemli. Bu tutum savaşın yayılmasının istenmediğini belirten ayrı bir gösterge. Ancak, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in güç kullanımı konusunda yaptığı açıklamalar, İran’ın ‘meşru müdafaa’ hakkını sorgulayan tutumu anlaşılabilir gibi değil. Buradaki kaygısının haklı olarak savaşın yayılmasının önüne geçmek olduğunu düşünmek lazım. Ancak, BM’nin artan krizler karşısında bir diyalog platformu olmak dışında etkinliğini giderek kaybettiğini söylemek gerekiyor. Yapısal bir geçiş sürecinde olduğumuzu düşünürsek bu durumu çok yadırgayamayız.”

“Ekonomik sorunlar ve belirsizliğin arttığı bir dönem bizi bekliyor”

Doç. Dr. Sait Akşit, bölgedeki gerginliğin artmasıyla uluslararası toplumun önceliklerinin İran’ın Ortadoğu’da izole edilmesi ve destek verdiği gruplarla bağlarının zayıflatılması olduğunu belirtti.

İran’ın gerçekleştirdiği saldırının sınırlı olduğunu ifade eden Akşit, hatta İran’ın bu saldırıya ilişkin önceden bilgi verdiği ve böylece hazırlık yapılmasına olanak sağladığı iddialarının bulunduğunu aktararak, şunları kaydetti:

“İran’ın bu saldırı konusunda önceden bilgi sağladığı, dolayısıyla hazırlık yapılmasına imkân tanıdığı iddiaları da mevcut. Yine de bu sınırlı saldırıyı karşılamanın oldukça maliyetli olduğunu görüyoruz. Bu nedenle, savunma sistemlerinin gözden geçirilmesinin ve yeni bir silahlanma çabasının güçleneceğini söylemek mümkün. Bu aynı zamanda İran’ın kabiliyet ve kapasitesinin sınırlandırılmasını hedefleyen yeni baskı unsurları, yeni yaptırımları da gündeme getirebilir. Küresel olarak yeni bir silahlanma yarışına girilmesi ekonomik açıdan önemli bir yük oluşturur. Pandemi süreci sonrası ekonomik sorunların halen etkisini yitirmediğini düşünürsek ekonomik sorunların sürdüğü, belirsizliğin arttığı bir dönem bizi bekliyor olabilir.”

“Batı Kıbrıs’ı jeopolitik açıdan önemli görüyor”

Akşit, Kıbrıs’taki İngiliz üslerinin kullanılması nedeniyle adanın saldırıya açık olduğunu belirtti. Batının hala Kıbrıs’ı jeopolitik ve jeostratejik açıdan önemsediğini ifade eden Akşit, “Batının Kıbrıs’ı jeopolitik/jeostratejik açıdan hala önemli gördüğünü söyleyebiliriz. Eğer bölgede gerginlik artar, küresel düzeye yansırsa Doğu Akdeniz ve Kıbrıs üzerinde bir nüfuz oluşturma mücadelesi de güçlenebilir. ABD’nin Kıbrıs üzerindeki Rusya etkisini sınırlandırma çabalarını hatırlamakta fayda var.” ifadelerini kullandı

0
mutlu
Mutlu
1
alk_
Alkış
0
_zg_n
Üzgün
0
_a_rm_
Şaşırmış
Doç. Dr. Akşit: Savaşın yayılması istenmiyor

Yorumlar kapalı.