‘Betondan yürüyüş yoluna’ protesto



featured


Ahmet İLKTAÇ

Biyologlar Derneği, “Glapsides’e Sahip Çıkıyoruz” sloganıyla protesto eylemi düzenledi. Glapsides Plajı’nın girişinde gerçekleştirilen eyleme, yaklaşık 50 kişi katıldı.

Eyleme, Mağusa İnisiyatifi, Kuşları ve Doğayı Koruma Derneği (KUŞKOR), Yeşil Barış Hareketi, Gümrük Çalışanları Sendikası (Güç-Sen), Bağımsızlık Yolu ve Çevre Koruma Vakfı (ÇEKOVA) destek verdi.

Eyleme Gazimağusa Belediyesi’nin bazı meclis üyeleri, Cumhuriyetçi Türk Partisi Gazimağusa Milletvekilleri Erkut Şahali, Teberrüken Uluçay ve Arif Albayrak’la birlikte Gazimağusa Belediyesi eski Başkanı Oktay Kayalp da katıldı.

Eylemde, “Sizi Affetmeyeceğim Diyor Doğa Ana”, “Kum Üzerine Beton Döken Çevreci Olamaz”, “Sözünde Dur! ÖÇKB’yi Koru”, “Doğayı Sev, Doğayı Koru” ve “Katliam” yazılı pankart ve dövizleri taşındı.

Biyologlar Derneği’nden Niyazi Türkseven eylem sırasında Gazimağusa Belediyesi’nin tesislerinden yüksek seste müzik açılmasına tepki gösterdi. Türkseven, tesislerdeki hoparlörün eylemcilere doğru çevrilerek eyleme dahi tahammül edilemediğini öne sürdü.

Sarpten: Tahribat sadece Mağusa’da değil

Biyologlar Derneği Medya Sekreteri Hasan Sarpten, ülkemizdeki yönetim anlayışında iktidarı elinde bulunduranların yasa ve kural tanımadan her istediklerini yapabileceklerini sandığını söyledi.

Doğayı kirletenlere ve çöp dökenlere karşı hiçbir şey yapmayan bakanlıkların, kaymakamlıkların ve belediyelerin doğaya karşı işlenen suçlara karşı kayıtsız kaldıklarını ve hatta doğa tahribatı yapmaya devam ettiğini kaydeden Sarpten, sadece Mağusa’da değil, Girne’de, Karpaz’da, Gönyeli’de, Esentepe’de ve daha birçok yerde doğal alanlara türlü gerekçelerle tahribat yapıldığını bildirdi.

Sarpten, ilgili ve yetkili makamların duyarsızlığı ve özellikle belediyelerin doğayı umursamaz tutumlarının kabul edilebilecek bir yaklaşım olmadığına dikkat çekerken, “Bilinmelidir ki ekolojik kaygıları dikkate almadan doğayı yok eden tüm yerel yönetimlere karşı mücadelemiz sürecektir” dedi.

“Hukuki süreç başlatılacak”

Hasan Sarpten, kaplumbağaları dozerle toprağa gömerek dereyi beton dolduran Gönyeli Belediyesi’ne nasıl hukuki mücadele başlatılmışsa sözde yürüyüş yolu gerekçesiyle sulak alanın betonlaştırılmasına karşı da gereken hukuki süreci başlatacaklarını belirtti.

Sadece Kıbrıs’ın değil aynı zamanda Akdeniz’in en doğusunda bulunan adamızın son kalan doğal sulak alanı olma özelliğini taşıyan Glapsides’te toplanmalarının amacı olduğuna vurgu yapan Sarpten, bu ülkenin doğasının sahipsiz olmadığını ve sadece Glapsides’e değil çocuklarımızın geleceğine sahip çıktıklarını açıkladı.

Hasan Sarpten, ender bulunan ve doğal bir oluşum olan Glapsides Sulak Alanı’nın ekolojik öneminin tartışılamayacağını ifade ederken kış ve bahar aylarında Glapsides’te biriken suyun kuşlar için durulacak bir sel sonucu oluştuğunu bildirdi.

Glapsides’in coğrafi bakımdan adamızda tek olduğunu, oldukça killi karakterde ve içinde çakıl silt, kum gibi iri kırıntıların olduğu doğal karasal oluşum olduğuna dikkat çeken Sarpten, sahile yakın yerlerde kıyı kumullarının akarsu çökellerini örtmekte olduğunu kaydetti.

“Natura 2000 ağı kapsamında ‘potansiyel koruma alanı’”

Hasan Sarpten, koruma altındaki kum zambaklarının Glapsides kumullarında yaşadıklarına değinirken Kuzey Kıbrıs’ta nadir görülen kum zakkumunun da yaşadığı tek bölge olduğuna dikkat çekti.

Sarpten, bölgenin benzer şekilde koruma altında bulunan 15’ten fazla kuş türünün uğrak yeri olduğunu dile getirdi.

Sarpten, “Yine bilimsel çalışmalar göstermiştir ki, Glapsides Sulak Alanı 23 farklı bitki familyasına ait 49 farklı bitki türünü, 23 farklı kuş familyasına ait 39 farklı kuş türünü barındırmaktadır. Burada konaklayan kuşlar arasında, ender görülen düzensiz kış göçmeni sessiz kuğu, koruma altında bulunan ve az sayıda görülebilen bahar göçmeni çeltik kargasıyla koruma altında olana az görülen geçit türü ve kış göçmeni yalıçapkını birkaç örnek sayılabilir” dedi.

Tüm bu özelliklerden ötürü Natura 2000 ağı kapsamında “potansiyel koruma alanı” olarak listelenen Glapsides Sulak Alanı’nın 2008 yılında Bakanlar Kurulu kararıyla “Özel Çevre Koruma Bölgesi” ilan edildiğini anlatan Sarpten, alanın Çevre Yasası uyarınca da koruma altına alındığını açıkladı.

Hasan Sarpten, 2011 yılında Avrupa Birliği Finansmanı ile Çevre Koruma Dairesi tarafından çıkılan ihale sonucunda bölgenin yönetim planının hazırlandığını beliren Hasan Sarpten, bu yönetim planına göre günümüzde betonlaştırılan alanın herhangi bir yapılaşmaya açık olmayan mutlak koruma alanı içerisinde olduğunu ifade etti.

“İzin alındığı iddiası saçma”

Gazimağusa Belediyesi’nin koruma altında olan Glapsides Sulak Alanı’nın olduğu bölgedeki “Glapsides Plaj Düzenleme Projesi” kapsamında yaptığı tahribatın hiçbir şekilde haklı görülemeyeceğine değinen Sarpten, belediyenin Çevre Koruma Dairesi’nden gerekli izin verildiği iddiasının da saçma olduğunu açıkladı.

Sarpten, Çevre Yasası uyarınca Bakanlar Kurulu kararıyla koruma altına alınmış olan mutlak koruma altındaki bir bölgede yapılaşma izni vermenin hiçbir kurumun yetkisinde olmadığına dikkat çekerken, Çevre Dairesi tarafından verilen sözde izinde de kumullara zarar vermeden ahşap yürüyüş yolu ve yollarından bahsedildiğini dile getirdi.

Kendilerinin yürüyüş yollarına ne de plaj düzenlemesine karşı olmadıklarını anlatan Sarpten, sivil toplum örgütlerinin görüşleri alınmadan girişilen bu projenin yapılaşma ve betonlaşma hareketi olduğunu kaydetti.

Hasan Sarpten, “Belli ki bu proje ilerledikçe restoranlar, kafeler, iş yerleri adı altında bölgede daha büyük tahribatlar yaşanacaktır. Hal böyle iken hiçbir şekilde ve hiçbir ad altında sulak alanın ve kumulların betonlaştırılması kabul edilemez. Bu işlemi yapanlar ve onay vererek göz yumanlar da bilmelidirler ki doğaya karşı büyük bir suç işlemişlerdir” dedi.

Bu suçun daha fazla devam edemeyeceğini, Çevre Koruma Dairesi’nin yaptığı yanlışı düzeltmesi gerektiğini ve hiçbir denetim yapmadan masa başında verilen sözde izni iptal etmesi gerektiğinin altını çizen Sarpten, Gazimağusa Belediyesi’nin de inat ve ısrardan vazgeçerek Gazimağusa için büyük bir değer olan Glapsides Sulak Alanı’ndaki akıl almaz projeyi derhal durdurmasını talep etti.

Emirzade: Belediye suça teşvik edildi

Biyolog Tuğberk Emirzade ise yaptığı bilgilendirme konuşmasında, sağlıklı bir insan hayatı olması için sağlıklı bir çevre yaratmak gerektiğini söyledi.

Bu özel ve kırılgan habitatların 2008 yılında Özel Çevre Koruma Bölgesi olarak ilan edilmelerinin nedeninin de bu olduğunu kaydeden Emirzade, beton dökülen alanın Mağusa Sulak Alanları’nın en önemli habitatları olduğunu bildirdi.

Emirzade, 2011 yılında Çevre Dairesi tarafından hazırlanan yönetim planına göre mutlak koruma alanında ve tampon bölgede kesinlikle doğal yapıya zarar verilemeyeceğini ve toprağın devrilmesinin dahi yasaklandığını açıkladı.

Çevre Koruma Dairesi’nin verdiği izinle belediyeyi suça teşvik ettiğini ifade eden Emirzade, belediyenin kendince haklı olarak insanların kullanması amacıyla bir proje ürettiğini, ancak Çevre Koruma Dairesi bu Özel Çevre Koruma Bölgesi’nin gerektirdiği gibi projeyi değiştirmediğini ve yapılması gereken faaliyetleri doğaya uygun bir şekilde düzenlemediğini açıkladı.

CTP Belediye Meclis Üyesi Erol Adalıer, kendisinin de bu projeye onay verdiğini ancak onay verdiği projenin ahşap yol için olduğunu dile getirdi.

0
mutlu
Mutlu
0
alk_
Alkış
0
_zg_n
Üzgün
0
_a_rm_
Şaşırmış
‘Betondan yürüyüş yoluna’ protesto

Yorumlar kapalı.